Mahkemece verilen 26.04.2017 tarihli karar ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine dair karar verilmiş, tarafların istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK.’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 04.07.2018 tarihli bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. Bozma ilamında; “... Dosya içeriğine göre işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı, davacının iş akdinin feshedildiği tarihte işten çıkarılanlardan kaç tanesinin sendika üyesi veya sendikal faaliyeti nedeniyle işten çıkarılan olduğu, özellikle kapsam dışı olduğu halde sendikal kesinti yapılan işçilerden kaç tanesinin sendikadan istifa ettiği, kaç tanesinin sendikaya üyeliğinin devam ettiği, sendikaya üyeliği devam edip çalışmaya devam eden kaç işçinin bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” denilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra bozma çerçevesinde ... Sendikası ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından yapılan araştırmalar neticesinde dosya bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi raporunda davacının iş sözleşmesinin feshinde sendikal sebeplerin rol oynadığı belirtilmiş olup İlk Derece Mahkemesince “... olayımızda dosyaya sunulan emsal kararlardan bir çok sendikalı çalışan işçinin iş sözleşmesinin sona erdirildiği, yine dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve ... tarafından mahkememize verilen cevap yazılarına göre Türkiye genelinde bütün bölgelerde Akbank Bölge Müdürleri ve Bölge Müdürlüklerinde görevli insan kaynakları yöneticileri tarafından Akbank iş yerlerinde çalışmakta olan Banksis üyelerine istifa etme konusunda telkin ve baskılar yapıldığı, davacının iş akdinin fesih tarihine kadar 5.361 kişinin istifa etmek zorunda kaldığı, yine davacının bağlı bulunduğu sendikadan gelen cevaba gelen davacının iş sözleşmesinin fesih tarihinde davalı iş yerinde 7850 üye mevcutken bu sayının 02/12/2018 tarihinde 4844’e düştüğünün belirlendiği, dolayısıyla davalı tarafından yapılan feshin sendikal sebeple yapıldığı kanaatine varılmıştır” gerekçesiyle işe iadenin yanısıra sendikal tazminata hükmedilmiş, tazminat ve boşta geçen süre ücreti yönünden miktarsal belirleme yapılmıştır. Somut olayda, davacı iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğini iddia etmiştir. Bozma sonrası yapılan araştırmalar neticesinde dosyaya gelen bilgi ve belgeler ile dosya kapsamı ve dönemsel olarak birbirine yakın fesih tarihlerine ilişkin Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar gözetildiğinde davacının iş sözleşmesinin feshinin sendikal sebebe dayandığının açık ve somut bir şekilde ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan, dava tarihi itibariyle bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince tazminat ve boşta geçen süre ücreti yönünden miktar belirlenmesi de hatalı olmuştur.1
Kaynaklar
- 9. Hukuk Dairesi 2020/8969 E. , 2021/1797 K. ↩