Rekabet Yasağı Sözleşmesi Kesinleşmiş Yargı Kararı İle Geçersiz Olursa Bu Karar Diğer Mahkemeleri De Bağlar#
Davacı Şirket, ... Yetkili Servis ve Bayii olduğunu, davalıların şirket çalışanı iken birlikte hareket ederek işten ayrılıp ... Otomotiv Taşımacılık Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. unvanlı şirket kurarak ... ... servisi işletmeye başladıklarını, davalılarla davacı arasında B.K.'nun 348. maddesi gereğince rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, buna rağmen bu kişilerin sözleşmeye aykırı olarak şirket kurdukları ve firmada çalışırken edindikleri bilgi ve tecrübe ile müşterileri haksız rekabet oluşturacak şekilde kullandıklarını iddia ederek haksız rekabetin önlenmesini istemiştir.
Somut uyuşmazlıkta Mahkemenin ilk kararı, davacı Şirket tarafından davalılar aleyhine BK'nın 351. maddesi uyarınca haksız rekabetin meni talepli açılan işbu davadan sonra Adana Ticaret Mahkemesi’nin 2007/333 E. sayılı dosyasında ... Oto Ltd. Şti. aleyhine TTK. 58/1. maddesi uyarınca haksız rekabetin meni talepli dava açıldığı; yine Adana 2. Ticaret Mahkemesi’nin 2009/126 E. sayılı dosyasında ... Oto Ltd. Şti. ile dosyamız davalıları aleyhine haksız rekabetten kaynaklanan maddi zararın tazmini talepli dava açıldığı ve 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/126 E. sayılı dosyasının da aynı Mahkeme’nin 2007/ 333 E. sayılı dosyasıyla birleştirilerek her iki davanın kabulüne ilişkin Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/639 esas 2013/472 karar sayılı ilamının temyiz üzerine halen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinde incelemede olduğu anlaşılmakla eldeki dava ile Ticaret Mahkemesi’ndeki davanın dava sebepleri ve taraflar arasında birliktelik bulunduğu göz önüne alınarak Ticaret Mahkemesindeki davanın sonucunun eldeki davanın sonucunu doğrudan etkileyeceğinden Adana 2. Ticaret Mahkemesi dosyasının kesinleşmesi beklenerek buradaki sonuca göre eldeki dava ile ilgili bir karar verilmesi için bozulmuştur.
Bu defa Mahkemece bozmaya uyularak, Ticaret Mahkemesi’ndeki dosyanın kesinleşmesinden sonra bu dosyada asıl dava hakkında verilen “Davanın kabulü ile; davalı Şirketin ... ... Özel Servisi olarak iştigalinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile, haksız rekabetin men’ine,” dair karara dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; asıl davada davalı olarak dava dışı ... Otomotiv Taşımacılık Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olup, birleşen davada ise davalı olarak dava dışı bu Şirketin yanında eldeki davanın davalıları bulunmakla birlikte bu birleşen davada, davacı Şirket ile davalı gerçek kişiler arasındaki sözleşmede düzenlenen rekabet yasağı düzenlemesinin geçersiz olduğu tespit edilerek bu sözleşmeye dayalı maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Hal böyle iken eldeki davada, taraflar arasındaki haksız rekabete ilişkin sözleşmesel düzenlemenin geçersiz olduğu kesinleşen mahkeme kararı ile tespit edilmiş olup, yapılan bu tespit tarafları ve diğer bütün Mahkemeler için bağlayıcı niteliktedir.
Bu itibarla, eldeki davanın dayanağı olan taraflar arasındaki iş ilişkisinden kaynaklı haksız rekabete ilişkin sözleşmesel düzenlemenin geçersizliğinin kesinleşmiş yargı kararı ile tespit edilmesi karşısında, hukukî dayanaktan yoksun kalan bu davanın da reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.1
İşçinin Haklı Feshi veya İşverenin Haksız Feshi varsa rekabet yasağı geçersizdir#
iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi halinde rekabet yasağının sona ereceğinin açık olduğu, iş mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iş akdinin işverence haklı ve geçerli nedenle feshedilmemesi nedeniyle davalı işçinin işe iadesine karar verildiğinden, rekabet yasağının sona erdiği kabul edilerek talebin bu nedenle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, bu kabule göre mahkemece cezai şart alacağı yönünden tarafların veya üçüncü kişilerin defterleri üzerinde bir inceleme yapılmasına bir gerek bulunmadığı gibi hukuki konuda bilirkişi raporu alınmasına dahi gerek bulunmadığı2
Rekabet Yasağı Yer ve Sektör Sınırlaması Çok Geniş Olmamalıdır, İşçi İşyerindeki bilgilere vakıf olacak kadar çalışması bulunmalıdır#
taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen rekabet yasağının ulusal sınırları da aşacak şekilde çok geniş kapsamlı olarak belirlendiği, içerisinde rekabet baş uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi anılan yasağın davacının rakibi olmasa da birlikte çalıştığı çözüm ortağı, müşteri veya başka bir sıfatla işbirliği yaptığı üçüncü şahıs durumundaki gerçek ve tüzel kişileri de kapsadığı, bu hükmün davalıya orantısız bir rekabet yasağı yükümlülüğü getirdiği, nitekim, Türkiye sınırları dahilinde faaliyet gösteren herhangi bir şirkette 1 yıl süreyle haksız rekabet yaratacak çalışmalarda bulunulmaması şeklindeki düzenlemenin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olup tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğunun belirtildiği, öte yandan davalının davacıya ait iş yerinde bir yıldan biraz daha fazla bir süre çalıştığı, bu sürenin işi öğrenme amaçlı oryantasyon ve eğitim ile geçtiği, bilirkişi heyetince davalının bu süre içerisinde davacı şirketin mali, iktisadi, kredi ve nakit durumu, araştırma ve geliştirme çalışmaları, faaliyet stratejisi, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri, pazar payları, müşteri portföyü gibi hususlara nüfuz edecek bir görev, yetki ve pozisyonunun da bulunmadığının müşahede edildiği,3
Rekabet yasağı ispat#
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 22.11.2016 tarihli ve 2016/32244 Esas, 2016/20637 Karar sayılı kararı ile; davanın ilk açıldığı Kadıköy 4. Asliyet Ticaret Mahkemesinde aldırılan iki kök ve bir ek raporda maddi zarar isteminin ispatlanamadığı tespitinde bulunulduğu, İş Mahkemesince aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda ise net kâr kaybından bahsedilerek soyut birtakım değerlendirmelerle varılan sonuca göre satış düşüşlerinin davalı ...'ın davacı Şirkette çalıştığı 14 yıl boyunca kazandığı iş deneyimlerini ... Welding Co. Ltd. Şirketinde işe başlayarak bu Şirkete aktardığının tespiti ile davalı Şirketin verilerine dayanmaksızın satış ve kâr kaybı üzerinden zarar hesabı yapıldığı, diğer yandan davalı ...'ın dava konusu olay nedeniyle davacı Şirketin şikâyeti üzerine mali hakların ihlali suçundan yargılandığı ve Kartal Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 09.10.2012 tarihli ve 2008/303 Esas, 2012/439 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemi sabit olsa bile dosyada aldırılan ve aynı doğrultuda bulunan iki bilirkişi raporuna göre davalı ...'ın kullandığı iddia edilen bilgi ve belgelerin eser niteliğinde bulunmadığı ve şikâyetçinin mali haklarının ihlal edilmediği gerekçesiyle davalının beraatine hükmedildiği, öncelikle Mahkemece davacı Şirket ile davalı Şirkete ait tüm defterlerin getirtilmesi yine davacı Şirketin müşteri çevresi araştırılarak davalılar tarafından davacının müşteri çevresinin davalı işyerine yönlendirip yönlendirmedikleri tespit edilerek, davacı Şirketin varsa uğradığı maddi zararın tespit edilmesi ve Kadıköy 4. Asliyet Ticaret Mahkemesinde aldırılan iki kök ve bir ek rapor ile hükme esas alınan raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı sonrasında alınan 16.02.2023 tarihli bilirkişi heyet raporundaki tespitlere itibar edildiği ve davacının müşteri çevresinin davalılar tarafından davalı işyerine yönlendirildiğinin tespit ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.4
Söz konusu kararı yargıtay onamıştır.
Kaynaklar