İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Birlikte İstihdam: Holding Bünyesinde Birden Fazla Şirkete Çalışma

İş Hukuku 2 dk okuma

Holding Bünyesinde Birden Fazla Şirkete Çalışma#

Grup şirketleri veya Holdingler bünyesinde yer alan çalışmalar açısından; çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında grubun başka şirketlerine hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı olan bu şirketler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Sadece şirketler arasında organik bağdan söz edilerek işçilik alacaklarından aralarında bağlantı bulunan işverenlerin birlikte sorumluluğuna gidilmesi veya birden fazla şirkette geçen çalışmalar için sadece bir şirketin sorumluluğunun yeterli görülmesi mümkün değildir. Belirtmek gerekir ki aynı gruba ait olan şirketlerin aralarında organik bağ bulunması olağandır. İşçilik alacaklarının belirlenmesi noktasında, kural olarak aynı gruba ya da holdinge bağlı farklı tüzel kişiliği haiz şirketlerde geçen hizmetlerin birleştirilmesi mümkün olmaz. Bu gibi durumlarda işçilik alacaklarının hesabında, hizmetlerin değerlendirilmesi ve işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi için şirketler/işverenler arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığının somut olarak belirlenmesi gerekir.

Tüzel kişiler arasında sadece organik bağ bulunması, çalışma döneminin tamamına ilişkin alacaklardan işçinin çalışmış olduğu her bir tüzel kişinin müteselsilen sorumlu olması sonucunu doğurmaz. Zira sadece organik bağın varlığı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir.

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince tanık beyanları, bozma ilâmından sonra yapılan keşif ve isticvaba dayalı olarak, birlikte istihdam ve muvazaalı ilişki nedeniyle davalı ... Holding AŞ'nin dava konusu alacaklardan sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ne var ki İlk Derece Mahkemesince bozmadan sonra yapılan keşifte, birlikte istihdam ve muvazaaya ilişkin Mahkeme kabulünü destekleyen somut bir tespit veya gerekçe ortaya konulmadığı gibi salt davacı isticvabı ile yapılan açıklamaların da ispat için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki yargılama safhasında davacı vekilinin yazılı açıklaması ile davacı ve tanık anlatımlarından, birlikte istihdama ilişkin kabulün dosya içeriğine uygun olmadığı da açıkça ortadır.

Şu hâlde davacının ... Holding AŞ'de birlikte istihdam edildiğine yahut davalı ... Holding AŞ'nin davacının alacaklarından sorumluluğunu gerektirir bir başka hukuki ilişkinin varlığına dair dosyada delil bulunmadığından, davalı ... Holding AŞ hakkında açılan davanın ispat yokluğu nedeniyle husumetten reddi gerekmektedir.1

Kaynaklar

  1. Yargıtay 9. HD 2024/1485 E., 2024/6160 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İş Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İş Sözleşmesi: Tanımı ve Sona Erme Halleri

İş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'daki tanımı, fesih dışında sona erme halleri, fesih türleri ve süreli fesih üzerine Yargıtay kararları ışığında açıklamalar.

İş Hukuku5 dk okuma

İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartları, yer ve sektör sınırlaması, haklı fesih hâlinde sona ermesi ve ihlalin ispatına ilişkin Yargıtay kararları.

İş Hukuku5 dk okuma
WhatsApp