İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın, tutanak ve tutanağa konu alacaklara ilişkin dava dosyası dışında delil bildirmediği, davalıların delil olarak bildirdiği tanıkların dinlendiği, davacı tarafın temelde iş sözleşmesinin tazminatsız feshedileceği ve İSKİ bünyesinde yeni alt işverence çalıştırılmayacağı baskısı ile arabulucu tutanağını imzaladığını, kendisinin başvurusu olmadığını, arabuluculuk konusunda bilgilendirilmediğini, arabulucuyu tanımadığını, hiç görmediğini, kendisi ile müzakere yapılmadığını, imzaladığı evrakın yeni işle ilgili olduğunun kendisine söylendiğini iddia ettiği, davalı tanıklarının ise olay günü davalı arabulucu ...'ın bizzat tüm işçiler ile ayrı ayrı ortalama 15 dakika kadar görüştüğünü ve herhangi bir baskı ya da sair iradeyi fesada uğratacak durum olmadığını beyan ettikleri, ispat külfeti altında bulunan davacının iddialarını ispat edemediği aksine davalı tarafın savunmalarını tanık delili ile ispat ettiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 01.12.2020 tarihli Hukuki Uyuşmazlıklarda İhtiyari Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde; '' ....davacının fazla çalışma süresinden kaynaklanan fazla çalışma ve mesai ve hafta tatili ve çalışma ile ulusal ... ve genel tatil günü ve bu günlerde çalışması ve ücreti alacağı olmadığı, başvurucunun tüm dönem prim masraf alacağı, asgari geçim indirimi alacağı olmadığı ve bu durumun ücret bordroları ve özlük dosyası ile tespit edildiği, başvurucunun belirli süreli işin bitimi ile ve iş sözleşmesinin 30/11/2020 tarihli fesih bildirimi ile geçerli nedenle feshettiği, bu nedenle ihbar tazminatı alacağı olmadığı ve de talep etmediği, bu hususta başka bir alacağı olmadığı, kötüniyet tazminatı ... olmadığı, maddi ve manevi tazminat ... olmadığı, fesih tarihi ile anlaşma tarihi arasında geçen süre kapsamında boşta geçen süre ücreti ve diğer hakları talebi karşılığı bir ... olmadığı, bu cihetle aşağıda belirtilen kalemler dışında taraflar başvurucunun herhangi bir hak ve alacak ve gerek bu paragrafta gerekse aşağıda bahsi geçen alacak kalemi yönünden fark hak ve alacak ... ve talebi olmadığı konusunda hak kazandığı halde kullanamadığı yıllık izin karşılığı ücret alacağının ödeneceğini ve kıdem tazminatının ödeneceğine ilişkin anlaşmaya varmışlardır...'' şeklinde düzenleme yapıldığı ve tarafların tutanağı anlaşarak imzaladıklarının tespit edildiği, Yargıyatın konuya ilişkin emsal içtihadında da belirtildiği üzere, arabulucu önünde yapılan anlaşmada ibraya ilişkin 6098 sayılı Kanun’un 420 nci maddesinin uygulanmayacağı, aksi kabulde arabulucu önünde tarafların anlaşması imkansız hâle geleceği, nitekim 6325 sayılı Hukuk Uyuşmalıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanunun) 18 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmünde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı öngörüldüğünden ibraya ilişkin düzenlemelerden hareketle arabuluculuk anlaşma tutanağının geçerliliğinin değerlendirilemeyeceği, bunun yanında arabuluculuk son tutanağının sahteliği ispatlanıncaya kadar geçerli belgelerden olduğu, davacı tarafın 01.12.2020 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağının sahteliği konusunda iddiası olmadığı gibi, fiil ehliyetsizliği, kısıtlılık hâlleri dışında irade fesadına dayalı iddiaların ancak somut ve kesin delillerle ortaya konulması gerektiği, dosyada irade fesadını ispata yönelik somut ve kesin delil bulunmadığı, arabulucuya husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmesine rağmen esastan ret kararı verilmesinin usule aykırı olduğu, ancak davalı tarafça istinafa gelinmediğinden eleştirmekle yetinildiği belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.1
Davet Mektubu ve Bilgilendirme Yapılmadan Arabuluculuk Yapılamaz#
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre işyerinde çalışan 15 işçiye işyerinde toplantı odasında arabuluculuk tutanaklarının imzalatıldığı, arabuluculuk görüşmeleri için herhangi bir davette bulunulmadığı, işçilerin arabuluculuk tutanaklarına belgenin ne olduğunu bilmeden imza attıkları, geçmişten gelen hakları ile ilgili evrak imzalatıldığının söylendiği, iptali istenen belgenin ibra niteliğinde olduğu, arabuluculuk sürecinin davacının hür iradesi ile gerçekleşmediği, davalılardan ...'in anlaşma belgesinin tarafı olmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Şirketler yönünden ise davanın kabulü ile 2021/341679 numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ibra hükümleri taşıyan her sözleşmenin ne isim altında yapılırsa yapılsın 6098 ... ... Borçlar Kanunu'nun (6098 ... Kanun) 420 nci maddesinde aranan şartları taşıması gerektiği, ... sözleşmesinin devamı sırasında işçilerden alınan ibra niteliğinde geçmiş dönemi tasfiye etmeyi amaçlayan arabuluculuk tutanağının irade fesadı nedeni ile geçersiz olduğu, usulüne uygun görüşmelere davet gerçekleşmeden davalı işyerinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığı, arabuluculuk süreci ile ilgili bilgilendirmeler yapılmadan son tutanağın davacı tarafa imzalatıldığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı Şirketlerin istinaf başvurularının esastan reddine arar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Şirketler vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2
Kaynaklar