İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Alelacele ve Dosya Numarasız Tutanak İmzalatılması

Arabuluculuk 4 dk okuma

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fesih bildirimi tarihinin, iptali istenen arabuluculuk başvuru tarihinin ve arabuluculuk son tutanak tarihinin 23.08.2021 tarihi olduğu; işe iade istemli Çerkezköy ... Mahkemesinin 2021/401 Esas sayılı dosyasında davalı işveren tanığı olarak dinlenen ve davalı işyerinde insan kaynakları personeli olarak çalışan A.Ş'nin iptali istenen davaya konu arabuluculuk görüşmesinin başlamasını davalı işverenin talep ettiği yönünde beyanda bulunmasına karşın arabuluculuk tutanaklarında başvurunun davacıdan geldiğinin belirtilmesinin arabuluculuk sürecinin daha başlangıcından itibaren usulsüz olduğunun bir göstergesi olduğu; nitekim aynı davalı tanığının "Zaten davalı firmanın şirket politikası işten çıkarılan işçileri ile anlaşması idi. Davacı fesih sonrasında iradi arabuluculuk ile anlaşılan ilk işten çıkarılan işçi değildir. Daha önceki yıllarda da işten çıkarıldıktan sonra iradi arabuluculuk ile anlaşılan işçilerimiz olmuştur.” şeklindeki beyanlarından davaya konu fesih sürecinin davalı işverenin şirket politikası olarak benimsendiği; yine dosyaya sunulan arabuluculuğa ilişkin evrak içerisinde davacının arabuluculuk başvurusunda bulunduğuna ilişkin herhangi bir başvuru evrakının bulunmadığı; arabuluculuk tutanaklarının davalı işyerinin bulunduğu Çerkezköy’de imzalatılmasına karşın iptali istenen arabuluculuk tutanaklarında Arabuluculuk Bürosu olarak ... yazılması, yine ilk oturum ve açılış tutanağı ile anlaşma belgesinin düzenlendiği yer olarak Bayraklı/... adreslerine yer verilmesinin de davaya konu arabuluculuk tutanaklarının usulüne uygun bir sürecin ürünü olmadığının bir göstergesi olduğu ayrıca dosya numarası boş bir şekilde davacıya tutanakların imzalatılmasının arabuluculuk tutanaklarının alelacele fesih tarihi ile aynı günde davacıya imzalatıldığının ve dosya numarasının bile alınmayarak usule ve kanuna aykırı bir sürecin işletildiğini ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasındaki 23.08.2021 tarih ve 2021/201275 numaralı ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının iptaline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ihtiyari arabuluculuk tutanağının 23.08.2021 tarihinde düzenlendiği, davacı tarafından dava konusu arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkin davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, düzenlenen ihtiyari arabuluculuk tutanağının düzenlenme aşamasına ilişkin tarafları aynı işe iade davasında beyanları alınan ve beyanlarının doğru olmadığı davalı tarafından iddia edilmeyen davalı işverenin kendi tanıklarının somut beyanları karşısında, davacının fesih tarihi ile aynı gün imzalanan ihtiyari arabuluculuk süreci ve uyuşmazlık konuları hakkında 6325 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi kapsamında yeterince bilgilendirildiğinin kabul edilemeyeceği, tarafların zorla istekleri olmaksızın bu sürece dâhil edilemeyeceği, aksi hâlin iradilik ilkesine aykırı olduğu, davacının serbestçe hareket edemeyeceği bir zamanda, davacının başvurusu bulunmadan ibra niteliğinde ve 6325 sayılı Kanun'a ve Yönetmeliğe, arabuluculuğun amacına aykırı olarak düzenlendiği anlaşılan arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olduğu sonucuna varılarak davalı tarafın yerinde bulunmayan istinaf itirazlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.1

İşçi yurt dışındayken yapılan arabuluculuk geçersizdir#

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından davacıya ait 20.12.2021 tarihli istifa dilekçesinin ve ibranemenin dosyaya sunulduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre işten çıkış tarihinin 20.12.2021 olduğu, davacının yurda giriş tarihinin ise 21.12.2021 tarihi olduğu, arabuluculuk başlangıç tarihinin 20.12.2021 tarihi olduğu, davacının yurt dışı giriş çıkış kayıtlarından arabuluculuk başlangıç tarihi itibarı ile yurtdışında olduğunun anlaşıldığı, nitekim birçok işçinin işverene karşı aynı arabulucuya yönlendirildiği, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri dikkate alındığında, taraflar arasında yapılan işlemlerin geçerli ihtiyari arabuluculuk faaliyeti olarak nitelendirilemeyeceği, Kanun hükümlerine göre usulüne uygun bir başvuru olmadığı, arabuluculuk görüşmelerinin hiç yapılmadığı ve mevzuat hükümleri çerçevesinde usulüne uygun, geçerli bir tutanak düzenlenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne ve taraflar arasında düzenlenen ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yeminli beyanlarına başvurulan tanıkların beyanları da dikkate alındığında dava konusu arabuluculuk belgelerinin yasal şartları taşımadığı ve itibar edilebilir nitelikte olmadığı, İlk Derece Mahkemesince ihtiyari arabuluculuk belgelerinin iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2

Kaynaklar

  1. Yargıtay 9. HD 2023/8415 E., 2023/12340 K. ↩
  2. Yargıtay 9. HD 2024/14515 E., 2025/1994 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Arabuluculuk

Bu konudaki diğer yazılar

Arabuluculuk Başvurusu ve Başvuru Konuları

Asıl işveren-alt işveren için başvuru, başvuru türünün yanlış seçilmesi, başvuru ile son tutanaktaki konuların farklılığı ve icra dosyaları.

Arabuluculuk15 dk okuma

Arabulucunun Tarafsızlığı

Tarafsızlıktan şüphe hâlinde bildirim, arabulucunun bir tarafın avukatı olması, aynı büroda çalışma ve önceden ayarlanan arabulucu.

Arabuluculuk13 dk okuma

Arabuluculukta Taraflar ve Taraf Sıfatı

İşveren vekilinin yetki belgesi, site yönetimi, adi ortaklık, asıl-alt işveren, işe iadede zorunlu dava arkadaşlığı ve kamu kurumları.

Arabuluculuk14 dk okuma
WhatsApp