İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Kimse Kendi Muvazaasından Yararlanamaz

İş Hukuku 3 dk okuma

Kimse kendi hilesinden yararlanamaz hizmet alım muvazaa#

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalılar arasında yapılan hizmet alım sözleşmesinde sözleşme konusunun; 1 Koordinatör, 3 şef, 36 bilgisayar operatörü, 5 teknisyen, 105 endeks toplama, kaçak kesme-bağlama elemanı ile 4 ay süre ile içme suyu atıksu abonelerinin sayaçlarının okunması, ihbarnamelerin basımı ve dağıtımı, su sayaçlarının sökülmesi, takılması, mühürlenmesi ve kaçak su bildirimi hizmet alım işinin yürütülmesi olduğu oysa davacının Teftiş Kurulu Başkanının sekreterliğini ve muhasebe elemanı olarak M.’nin asıl işinde çalıştığı, davalılar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda iyirıiyetli olan davacı işçiye karşı taraf olmadığı muvazaanın ileri sürülemeyeceği, akdin hükümsüzlüğünün davacıya karşı ileri sürülmesinin MK.nın 2. maddesindeki iyiniyet kurallarına aykırı olması ve hiç kimsenin kendi kilesinden yararlanamayacağı ilkesi gereğince davalı

B. Şirketi davalının tüm alacaklarından diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Dosyada bulunan davacıya ait SGK kayıtlarında ve işyeri kayıtlarında davacının davalı B.Şirketi çalışanı olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinin tarafı olan davalı

B. Şirketi kendi muvazaasından yararlanamaz.

Davalı B.Şirketinin davacının alacaklarından diğer davalı M.Genel Müdürlüğü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken davanın B.Şirketi açısından husumetten reddi hatalı olup bu durum davacının hak alanım ilgilendirdiği gibi kararı temyiz eden diğer davalının da hak alanını ilgilendirdiğinden davacı vc davalı M. Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.1

Kişi Kendi Muvazaasından Yararlanamaz#

Uyuşmazlık davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı kabul edilmesine rağmen, muvazaalı işlemin tarafı olan alt işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraflardan zararının tazminini isteyebilir. Muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez. Başka bir değişle kişi kendi muvazaasına dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.

Somut uyuşmazlıkta Mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve davacının başlangıçtan beri asıl işveren Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün işçisi olduğu kabul edilerek hüküm altına alınan işçilik alacaklarının adı geçen davalıdan tahsiline karar verilirken muvazaalı işlemin tarafı olan diğer davalı şirket yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgeler ile Mahkeme kabulüne göre davalı ...Grup Yapı San Tic. Ltd. Şirketi muvazaalı işlemin tarafı olup, adı geçen davalı şirket kendi muvazaasından yararlanamaz. HGK'nun 03.12.2008 T. 2008/9-704 E, 2008/730 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere davalılar arasında muvazaa bulunması nedeniyle maddi sorumluluk açısından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, davanın davalı ...Grup Yapı ve San. Tic. Ltd. Şti. yönünden husumet yokluğu gerekçesi ile reddi hatalıdır.2

Muvazaalı İlişkide Taraflar İlişkinin Muvazaalı Olduğundan Dolayı Sorumsuz Olduklarını İddia Edemez#

Mahkemece, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin olduğu gerekçesiyle davaya konu istekler bakımından her iki davalı birlikte sorumlu tutulmuştur. Dairemizin konuya dair kararlarında davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı kabul edilmiş ve yerel mahkemece bu yönde verilen kararlar onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Böyle olunca davalılardan M.Yönetim Org. Ltd Şirketi hakkında husumet yokluğu sebebiyle red kararı verilmesi gerekirken diğer davalı ile birlikte sorumlu tutulması hatalı olmuştur…”) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Yerel Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; Özel Dairenin yukarıda yazılı bozma kararı üzerine; iyiniyetli olan davacı yönünden taraf olmadığı muvazaanın ileri sürülemeyeceği ilkesi nedeniyle hükmedilen miktardan davalıların müteselsil sorumlu olduğu belirtilerek direnme kararı verilmiştir.

Somut olayın özelliği dikkate alındığında; davacının işçilik hak ve alacaklarının korunması ve tahsili amacına yönelik olarak, davacı işçiyi hizmet akdi ile fiilen çalıştıran davalı şirketin de dava konusu alacaklar yönünden sorumluluğu bulunduğu gözetildiğinde davalıların müteselsil sorumluluğuna karar verilmesi doğru bulunmaktadır.3

Kaynaklar

  1. 7. HD. 2013/20911 B. 2014/4729 K. 27.02.2014 ↩
  2. 9. Hukuk Dairesi 2017/17390 E., 2020/7550 K. ↩
  3. Hukuk Genel Kurulu 2008/9-704 E. 2008/730 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İş Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İş Sözleşmesi: Tanımı ve Sona Erme Halleri

İş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'daki tanımı, fesih dışında sona erme halleri, fesih türleri ve süreli fesih üzerine Yargıtay kararları ışığında açıklamalar.

İş Hukuku5 dk okuma

İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartları, yer ve sektör sınırlaması, haklı fesih hâlinde sona ermesi ve ihlalin ispatına ilişkin Yargıtay kararları.

İş Hukuku5 dk okuma
WhatsApp