Görevsizlik Sonrası Dava Şartı Arabuluculuğa Başvurulmalıdır#
Eldeki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı 06/09/2019 tarihinde ticari davalarda zorunlu dava arabuluculuk dava şartı mer'idir. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen (görevsizlik kararı verilmeden önceki süreçte) davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı düşünülse dahi görevsizlik kararı 01/07/2020 tarihinde kesinleştiğinde tarafların huzurdaki davayı ticari dava olarak gördükleri, ticari dava niteliğinde olduğunu benimsedikleri ve bu yönüyle davanın taraflarca ticari dava olarak anlaşıldığının kabulü gerekir. Hâl böyleyken en geç görevsizlik kararının kesinleşme tarihinden itibaren davacının zorunlu arabulucuya başvurması gerekirdi. Ancak, davacının görevsizlik kararının kesinleştiği 01/07/2020 tarihinde ve bu tarihten sonra da işbu ticari dava kapsamında zorunlu arabulucuya başvurmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın aksi yönde delili ise yoktur. Somut olayda, görevsizlik kararının kesinleştiği 01/07/2020 tarihinden itibaren ticari davalarda zorunlu arabuluculuk sürecinin davacı tarafça tamamlanması gerekmektedir.1
Görevsizlik Sonrası Dava Şartı Arabuluculuğa Başvurulmuşsa Dava Şartı Yerine Getirilmiştir#
İş bu davada, yukarıdaki kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafından verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulduğu ve son tutanağın bir örneğinin görevli asliye ticaret mahkemesinde davanın açıldığı tarih olan 28.2.2022tarihinden önce dosyaya sunulduğu anlaşılmakla, mahkemece dosyaya sunulu bu tutanağın ilk dava açılmasından önce sunulması gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan somut davaya ilişkin yerinde bulunan kanun yararına temyiz itirazlarının kabulü ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.2
Görevsizlik Sonrası Arabuluculuğa Başvurulmuş Olsa Bile Dava Şartı Yerine Getirilmemiş Olur#
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; görevsiz mahkemeye dava açılmış olsa bile davanın açılma tarihinin görevsiz mahkemeye başvurma tarihi olduğu göz önüne alındığında, ticari davanın arabulucuya başvurmadan açılmasının kanuna aykırılık taşıdığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 20. maddesinde belirtilen sürede görevsizlik kararını vermiş olan mahkemeye başvuru üzerine dosyanın gönderilmesi halinde, görevli mahkemede görülmeye başlanan davanın, yeni bir dava olmayıp, görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğinde olduğu, görevsiz mahkemede dava açılması ile kazanılmış olan haklar saklı tutulmuş olacağından, zorunlu arabuluculuk dava şartının da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerektiği, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyeceği anlaşılmakla, kamu düzeninden olan dava şartı eksikliğinin yargılamanın her aşamasında Mahkemece kendiliğinden gözönüne alınacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece, re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartına ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı TTK) 5/A ve 7155 sayılı Kanun 18/A(2) hükümleri gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta hasar tazminatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.3
Görevsizlik Aldıktan Sonra Görevli Mahkeme Tutanağı İsteyene Kadar Arabuluculuk Yapılırsa Dava Şartı Sağlanmış Olur#
Çorlu 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldığı, mahkemece tensiben görevsizlik kararı ile dosyanın Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği, 20/07/2022 tarihinde davanın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin esasına kaydedildiği ve tensip zaptının 11/08/2022 tarihinde düzenlendiği, davacı tarafçada, tensip zaptının düzenlenmesinden önce 08/08/2022 tarihinde arabulucuya başvurulduğu, müteakip 15/09/2022 tarihinde mahkemenin bu husustaki ihtaratı gereğince arabuluculuk son oturum tutanağının; ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi kararından önce dosyasına sunulduğu anlaşılmıştır. Doktrinde tartışıldığı ve bir kısım yargısal içtihatlarla (-bkz Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 202/3187 esas, 2021/762 karar sayılı ve 04/02/2021 tarihli kararı-) kabul edildiği ve dairemizin kanaatiyle de örtüştüğü üzere, elde ki dosyada istisnai olarak bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi’nde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından, mahkemece esasa girilerek karar verilmesi gerekirken tekrar davacıdan Arabuluculuk Yasası gereklerini “anlaşmazlık tutanağının getirilmesi” istemek yasanın uygulanmasındaki amacına da uygun düşmeyeceği anlaşılmakla, somut olayda HMK’nın 115/3. maddesi de göz önüne alındığında dava şartı yokluğundan red kararı verilmesinin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır.4
Dava Açılmadan Önce Arabulucuya Başvurulmuş Olmasına İlişkin Dava Şartı Sonradan Tamamlanabilecek Dava Şartlarından Değildir.5
Görevsizlik Sonrası Arabuluculuğa Başvurulabilir#
Bununla birlikte somut olayda, anılan kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafından, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/30 E., 2023/15 K. sayılı görevsizlik kararı kesinleşmeyip dosya henüz istinaf aşamasındayken arabulucuya başvurulduğu ve son tutanağın bir örneğinin de görevli ve yetkili Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulduğu anlaşılmakla, Mahkemece dosyaya sunulu bu tutanağın ilk dava açılmasından önce sunulmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış ve işin esasına girilip yapılacak inceleme ve değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.6
Görevsizlik kararı sonrası dava şartı arabuluculuğa başvurulabilir#
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle görevsizlik kararının kesinleştiği 11.09.2024 tarihinden Tüketici Mahkemesinde esasa kaydedildiği tarih olan 27.09.2024 tarihine kadar arabuluculuğa başvurulmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.7
Görevli Mahkemenin Esasına Kayıttan Önce Tamamlanan Arabuluculukla Dava Şartı Gerçekleşir (Dairemiz Uygulaması)#
Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ile zarar hususlarındadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 3/1 hükmü uyarınca; kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulması dava şartı olarak kabul edilmiş olup maddenin 2. fıkrasında ise arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Dairemiz uygulamasına göre görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihten sonra, ancak dosyanın görevli mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuğa başvurulmuş ve sürecin sonuçlanmış olması hâlinde, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre arabuluculuk dava şartı gerçekleşmiş kabul edilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30.10.2023 tarihli ve 2023/11279 Esas, 2023/16278 Karar sayılı; 15.01.2024 tarihli ve 2023/13461 Esas, 2024/312 Karar sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta 26.04.2018 tarihinde Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, Mahkemece 05.07.2023 tarihinde görevsizlik kararı verildiği ve kararın 26.09.2023 tarihinde kesinleştiği, 09.10.2023 tarihinde ise dosyanın Kuşadası İş Mahkemesinin esasına kaydedildiği, 12.12.2023 tarihinde Mahkemece yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın 05.03.2024 tarihinde kesinleştiği, 20.03.2024 tarihinde ise Balıkesir 2. İş Mahkemesinin esasına kaydedildiği anlaşılmaktadır. Davada arabuluculuk dava şartının sağlanmadığı görülmekle Mahkemece, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.8
İş Mahkemesi Esasına Kayıttan Sonra Kesin Süre Üzerine Yapılan Arabuluculuk Dava Şartını Sağlamaz#
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın önce Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından görevli yargı yerinin iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle kaldırılarak dosyanın Mahkemeye gönderildiği, Mahkemece esasa kayıt yapıldığı ve anlaşmama şeklindeki arabuluculuk son tutanağın sunulması için davacıya 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafından bu ihtar üzerine arabuluculuk aşamasına 25.01.2024 tarihinde gidildiği ve 30.01.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağın sunulduğunun görüldüğü, görevli iş mahkemesi esasında dava devam ederken verilen süre üzerine arabulucuya başvurulduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.9
Görevli Mahkeme Esasına Kayıt Tarihine Kadar Arabuluculuk Yapılmamışsa Dava Şartı Yerine Getirilmemiştir#
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2025 tarihli kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde, dosyanın görevsizlik kararı neticesi Mahkemelerine tevzi edildiği 18.07.2024 tarihi itibarıyla, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış olduğuna dair arabuluculuk tutanağının kesin sürede ibraz edilmediği, dosyanın görevsizlik kararı neticesi Mahkemelerine tevzi edildiği 18.07.2024 tarihinden sonra düzenlenmiş arabuluculuk tutanağının dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması şartını tarih itibarıyla sağlayamadığı, dava tarihinden (dosyanın görevli mahkemeye geldiği tarihten) önce arabulucuya başvurulmuş olması biçimindeki dava şartının yerine getirilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın arabuluculuğa tâbi olan davalardan olduğu, davacı tarafça davanın görevli mahkeme esasına kaydedildiği tarihe kadar yapılmış olan arabuluculuk tutanağının sunulmadığı, dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.10
'Makul Sürede Tamamlanmadı' Gerekçesi İsabetsizdir; Ölçüt Esasa Kayıt Tarihidir#
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/298 Esas sayılı görevsizlik kararı sonrası 31.05.2023 tarihinde esasa kaydedildiği, 02.06.2023 tarihli tensip zaptının ...........No.lu ara kararı uyarınca arabuluculuk son tutanağının sunulması hususunda davacı vekiline kesin süre verilerek sonuçlarının ihtar edildiği, arabulucuya 12.06.2023 tarihinde başvurulduğu, 14.06.2023 tarihinde anlaşmamaya ilişkin son tutanağın düzenlendiğinin tespit edildiği, davacı vekilinin makul süre içerisinde arabuluculuk yoluna başvurmadığı, arabuluculuk şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe: Uyuşmazlık, Mahkemenin görevli olup olmadığı ve görevli mahkemede dava şartı arabuluculuğun yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir Dairemiz uygulamasına göre görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihten sonra, ancak dosyanın görevli mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuğa başvurulmuş ve sürecin sonuçlanmış olması hâlinde, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre arabuluculuk dava şartı gerçekleşmiş kabul edilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30.10.2023 tarihli ve 2023/11279 Esas, 2023/16278 Karar sayılı; 15.01.2024 tarihli ve 2023/13461 Esas, 2024/312 Karar sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, davacının, dosyanın görevli Mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce dava şartı arabuluculuğa başvurarak süreci sonuçlandırmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken arabuluculuk dava şartının makul süre içinde tamamlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetsiz ise de kararın sonucu itibarıyla yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve yukarıdaki paragrafta yer verilen açıklamalara göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.11
Ticari Davalarda Ölçüt Görevsiz Mahkemedeki Dava Tarihidir (Yargıtay 9. HD Uygulamasından Farklı)#
Görevli mahkemede görülen dava, görevsiz mahkemedeki davanın devamı olup davanın açılış tarihi görevsiz mahkemedeki tarihtir; dava şartının bu tarih itibarıyla mevcut olması gerekir ve arabuluculuk dava şartı tamamlanabilir nitelikte değildir. Asliye hukuk mahkemesinde arabuluculuk dava şartı bulunmasa da görevli mahkeme önünde bu şart arandığından sonuç değişmez.12
Dava Sonucunda Arabuluculuk Ücreti Ve Diğer Giderler#
İlk Toplantıya Mazeretsiz Katılmama
Davalı taraf davayı kazanmış olsa da, davete rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığından "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği " nin 25/9. maddesine göre yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği halde aksi yönde verilen ilk derece kararı kaldırılmalıdır.13
Arabuluculuk Giderleri Haklılık Oranına Göre Paylaştırılır
kısmen kabul kararı verilen eldeki davada, arabuluculuk giderinin tarafların haklılık durumuna göre paylaştırılması yerine tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
…
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının OKI ADAN KALDIRILMASINA, davalı taratın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan "Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hâzineye irat KAYDEDİLMESİNE," ibaresinin çıkartılarak yerine "7036 sayılı ... Mahkemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 259,01 TL'sinin davalıdan, 429,99 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hâzineye gelir kaydına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA14
Davacının Feragatinde Arabuluculuk Ücreti Davacıdan İstenir
Davacının feragati nedeniyle davanın reddi halinde Adalet Bakanlığınca karşılan dava şartı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesi yerindedir.15
Usülden Red Verilmişse Davalı Taraf Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmelidir#
Dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmaması nedeniyle davanın usulden reddine kararı verilmesi halinde davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmelidir.16
Taşınmaz Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk (6325 s.K. m.18/B)#
01.09.2023'ten itibaren taşınır-taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi, Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davası da paylaşım davası sayılarak bu kapsamdadır.17
Kaynaklar
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/546 E, 2021/297 K., ↩
- Yargıtay 11. HD 2022/4240 E., 2022/6367 K., ↩
- Yargıtay 11. HD 2024/3170 E., 2025/1085 K., ↩
- İstanbul BAM 8. HD 2022/2252 E., 2022/1958 K. ↩
- İzmir BAM 3.HD, 2019/2169 E, 2019/1438 K. ↩
- Yargıtay 9. HD 2024/3454 E., 2025/1836 K. ↩
- Yargıtay 3. HD 2025/1497 E., 2025/4794 K. ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/10213 E., 2026/1946 K., 04.03.2026 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/4414 E., 2025/5750 K., 03.07.2025 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/3812 E., 2026/3487 K., 20.04.2026 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/2839 E., 2025/5183 K., 18.06.2025 ↩
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/699 E., 2026/605 K., 22.04.2026; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/992 E., 2026/1108 K., 20.05.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1000 E., 2025/1450 K., 10.04.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/1605 E., 2026/2812 K., 03.06.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/29 E., 2025/382 K., 29.01.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/694 E., 2024/798 K., 07.05.2024; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1730 E., 2024/1778 K., 27.12.2024 ↩
- İzmir BAM 15.HD, 2018/2389 E, 2019/1 K. ↩
- Yargıtay 9. HD 2023/748 E., 2023/2460 K. ↩
- Sakaya BAM 9.HD, 2019/3126 E, 2019/1245 K. ↩
- Ankara BAM 6. HD, 2020/1031 E, 2020/834 K. ↩
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi, 2024/4950 E., 2025/156 K., 29.01.2025; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1092 E., 2024/1275 K., 28.05.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2024/3955 E., 2024/2399 K., 19.11.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2025/74 E., 2025/359 K., 18.02.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1676 E., 2025/1387 K., 16.07.2025 ↩