Dava, gerçek kişi ticari kart üyelik sözleşmesine istinaden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince dava şartı arabuluculuğun usulüne uygun olarak yerine getirilmediği gerekçesi ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ile getirilen zorunlu arabuluculuk dava şartının usulünce yerine getirilip getirilmediği hususudur. 6325 sayılı yasanın 17/2 maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 20/2 maddesi " Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı bir tutanak ile belgelendirilir. Arabulucu tarafından düzenlenecek bu belge/tutanak ; arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır. Belge/tunak ; taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilmek suretiyle sadece arabulucu tarafından imzalanır.." şeklinde düzenlenmiştir. Davaya konu uyuşmazlığı ilişkin arabulucu ile davacı vekilince e-imza ile imzalanan ancak davalının e -mizasını yada ıslak imzasını taşımayan arabulucuk son tutanağında pandemi nedeni ile telekonferans ile ilk oturum toplantısına tarafların katıldığı karşı taraf(davalı ) ... , başvurucunun anlaşma teklifini kabul edemeyeceğini, icra dosyasına itiraz ettiğini, anlaşma ihtimali olmadığı için dosyanın görüşme sonunda anlaşamama şeklinde sonuçlandırılmasını beyan ettiği şeklinde arabuluculuk süreci tutanak altına alınıp, pandemi nedeniyle karşı tarafın imzası alınmadığı belirtilerek arabulucu ve başvurucu vekilinin e-imza ile imzaladığı görülmüştür. Bu belge içeriğine göre davalıya telekonferans yöntemi ile ulaşılmış, davalı asil davacının anlaşma teklifini kabul etmeyeceğini, icra dosyasına itiraz ettiğini, anlaşma ihtimali olmadığı için dosyanın görüşme sonunda anlaşamama şeklinde sonuçlandırılmasını beyan ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı vekili hat kesilmesi nedeniyle toplantı müzakerelerinin yapılamadığı savunulmuş ise de günümüz teknolojisinde davalının hat kesilmesi sonrası arabulucu ile yeniden bağlantı kurması pekala kolay ve mümkün olduğu gibi arabuluculuk tutanağının aksi de aynı nitelikte bir delil ile ispatlanamamıştır. 6325 sayılı yasanın 17/2 maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 20 /2 maddesinin uyarınca arabulucu sebebini belirtmek sureti ile son tutanağı tek başına imzalayabilecek olup tutanak da pandemi sebebiye davalının imzasının alınamadığı belirtilmesi karşısında somut olayda arabuluculuk faaliyetinin usulüne uygun oyarak tamamlandığının kabulü gerekmiştir. Bu hale göre mahkemece yargılamaya devam olunarak taraf delilleri toplanıp davanın esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.1
Son Tutanaktan Sonra Oluşan Alacaklar İçin Dava Şartı Gerçekleşmemiştir.#
Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş, sürecin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine 15.02.2021 tarihli son tutanak dava dilekçesine eklenerek 09.03.2021 tarihinde somut dava açılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan ve davacının ıslahına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda, dava konusu alacaklara ilişkin hesaplamalar 09.03.2021 olan dava tarihine kadar yapılmıştır. Arabuluculuk faaliyeti ise tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirilmiştir. Arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra, ihtilaf konusu olan son tutanak tarihi ile hesaplamaya esas alınan dava tarihi arasında kalan talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında; bu dönem yönünden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.2
Kaynaklar