İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Gabin Şartlarının Değerlendirilmesi

Arabuluculuk 5 dk okuma

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 15.12.2009 -09.02.2023 tarihleri arasında çalıştığı, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin sonlandırıldığı, 23.05.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında, tarafların arabuluculuk son tutanağının hukuki ve mali tüm sonuçları yönünden anlaştıkları belirtilerek, başvurucunun (davacının) ücret alacağı, yıllık ücretli izin, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, asgari geçim indirimi alacakları yönünden görüşme sonucunda anlaştıkları belirtilmiş ise de emekli olan davacıya ihbar tazminatı ödeneceğinden söz edilmesinin çelişki oluşturduğu, arabuluculukta anlaşılan tutarlar ile davacının hizmet süresine göre alacak miktarları arasında açıkça bir oransızlık bulunduğu, davacının işten çıkışının verildiği günden aylar sonra arabuluculuk sürecinin başlaması ve anlaşma tutanağının düzenlenmesi hususu da dikkate alındığında arabuluculuk sürecinde davacının iradesinin sakatlandığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile 23.05.2023 tarihli ve ... no.lu ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline karar verilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta davacı dava dilekçesinde, emekli olarak işten ayrıldığını, davalının muhasebecisi tarafından kendisine alacaklarını almak istiyorsa imza atması gerektiğinin söylendiğini, daha sonra kendisini Avukat ...'nin yanına götürdüğünü, orada her şeyin hazırlanmış olduğunu, paraya ihtiyacı olması nedeniyle imza attığını, sadece son 5 yıllık çalışmasının karşılığını aldığını, geri kalan dönem için dava açacağını düşündüğünü, kendisine yeterli bilgilendirmenin yapılmadığını iddia ederek ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptalini talep etmiş, davalı taraf ise arabuluculuk sürecinin usulüne uygun bir şekilde yürütüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.

Taraflar arasında imzalanan ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi 23.05.2023 tarihli olup davacının emekli olarak iş sözleşmesini sona erdirdiği tarih 09.03.2023'dür. Anlaşma belgesine göre davacıya 15.12.2009-03.04.2018 ... Belediyesi ve 04.04.2018-09.03.2023 tarihleri arasında ...'deki çalışması bakımından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ücreti, hafta tatili, ücret, asgari geçim indirimi ile fazla çalışma ücreti alacaklarının karşılığı olmak üzere toplam 107.918,27 TL'nin ödenmesi hususunda anlaşılmıştır. Ayrıca arabulucu tarafından dosyaya 23.05.2025 tarihli davacının da imzasının yer aldığı "İhtiyari Arabulucukta Bilgilendirme Tutanağı" başlıklı belge sunulmuştur.

Tüm dosya kapsamına ve özellikle davacı tanıklarının beyanı ile davacı asılın duruşmalardaki, "...O günlerde ekonomik koşullarım çok kötüydü nakit paraya çok ihtiyacım vardı belgenin içeriğini okumadan imzaladım. ...", "...Avukatım aynı zamanda yeğenim olur O'nu aradım, imzalama dedi ancak bende nakit paraya ihtiyacım olduğunu, deprem sonrası piyasaya ve kredi kartlarına çok borcum olduğunu söyledim, avukatım ve arabulucunun görüşmesi açık görüşme değildi, ne konuştuklarını bilmem. ..." şeklindeki beyanlarına göre; davacı, iradesinin imza anında sakat olduğu iddiasını yöntemince ispatlayamamıştır. Aksine arabuluculuk sürecinin şeffaf bir şekilde yürütüldüğü, düzenlenen arabuluculuk anlaşma tutanağının şekli anlamda da usul ve kanuna uygun olduğu ve arabuluculuk sürecinin davacının bilgisi dâhilinde gerçekleştirildiği açıkça ortadadır.

Diğer taraftan 6098 sayılı Kanun'un "Aşırı yararlanma" kenar başlıklı 28. maddesinin “Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir." şeklindeki 1. fıkrasında, gabinin unsurları ile sonuçları düzenlenmiştir.

Sözleşmenin taraflarından birinin, gabin hukuksal nedenine dayanarak sözleşmeyle bağlı olmamayı ya da sözleşmenin varlığını korumakla birlikte edimler arasındaki dengesizliğin giderilmesini istemesi hâlinde; gabinin objektif ve sübjektif unsurlarının somut olayda varlığının irdelenmesi gerekir. Bu bağlamda gabinin kabulü için sözleşmede edim ve karşı edim arasındaki oransızlığın, taraflardan birinin, diğerinin şahsında mevcut özel bir durumu bilerek istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşması gerekir. Anlaşma belgesinde anlaşılan miktarla işçinin belge kapsamındaki alacakların karşılaştırılması sonucunda açık bir oransızlık bulunduğu (objektif unsur) tespit edilse dâhi, gerek işçi bakımından gerekse işveren bakımından sübjektif unsurun varlığı aranmalıdır. İşçi bakımından sübjektif unsur; işçinin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle anlaşmaya varmış olması, işveren bakımından sübjektif unsur ise işverenin işçinin bu durumunu bilerek ondan yararlanma kastıyla hareket etmiş olmasıdır.

Bölge Adliye Mahkemesince; gabinin varlığı kabul edilerek sonuca gidilmiş ise de varılan bu sonuç somut olayda gabinin koşulları oluşmadığından yerinde değildir. Zira dosya içeriğine göre davalının davacının özel durumunu bilerek istismar ettiği (sübjektif unsur) ve edimler arasında açık oransızlık olduğu (objektif unsur) ispatlanmış değildir.

Şu hâlde davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.1

Gabin#

Davacının gabin iddiası üzerinde de durulması gerekir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Aşırı yararlanma" kenar başlıklı 28. maddesinin “Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir." şeklindeki 1. fıkrasında, gabinin unsurları ile sonuçları düzenlenmiştir.

Sözleşmenin taraflarından birinin, gabin hukuksal nedenine dayanarak sözleşmeyle bağlı olmamayı ya da sözleşmenin varlığını korumakla birlikte edimler arasındaki dengesizliğin giderilmesini istemesi hâlinde; gabinin objektif ve sübjektif unsurlarının somut olayda varlığının irdelenmesi gerekir. Bu bağlamda gabinin kabulü için sözleşmede edim ve karşı edim arasındaki oransızlığın, taraflardan birinin, diğerinin şahsında mevcut özel bir durumu bilerek istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşması gerekir. Anlaşma belgesinde anlaşılan miktarla işçinin belge kapsamındaki alacakların karşılaştırılması sonucunda açık bir oransızlık bulunduğu (objektif unsur) tespit edilse dâhi, gerek işçi bakımından gerekse işveren bakımından sübjektif unsurun varlığı aranmalıdır. İşçi bakımından sübjektif unsur; işçinin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle anlaşmaya varmış olması, işveren bakımından sübjektif unsur ise işverenin işçinin bu durumunu bilerek ondan yararlanma kastıyla hareket etmiş olmasıdır.

Dosya içeriğine göre davacının özel durumu olduğu, davalının davacının bu özel durumunu bilerek istismar ettiği (sübjektif unsur) ve edimler arasında açık oransızlık olduğu (objektif unsur) ispatlanmış değildir.

Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.2

Kaynaklar

  1. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/6267 E., 2025/7427 K., 06.10.2025 ↩
  2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/8443 E., 2025/9371 K., 02.12.2025 ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Arabuluculuk

Bu konudaki diğer yazılar

Arabuluculuk Başvurusu ve Başvuru Konuları

Asıl işveren-alt işveren için başvuru, başvuru türünün yanlış seçilmesi, başvuru ile son tutanaktaki konuların farklılığı ve icra dosyaları.

Arabuluculuk15 dk okuma

Arabulucunun Tarafsızlığı

Tarafsızlıktan şüphe hâlinde bildirim, arabulucunun bir tarafın avukatı olması, aynı büroda çalışma ve önceden ayarlanan arabulucu.

Arabuluculuk13 dk okuma

Arabuluculukta Taraflar ve Taraf Sıfatı

İşveren vekilinin yetki belgesi, site yönetimi, adi ortaklık, asıl-alt işveren, işe iadede zorunlu dava arkadaşlığı ve kamu kurumları.

Arabuluculuk14 dk okuma
WhatsApp