İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; anlaşma belgesinin dava şartı arabuluculuk görüşmeleri sırasında imzalandığı, davacının bu görüşmelerde kendisini vekil ile temsil ettirdiği, arabuluculuk ile elde edilmek istenen faydanın işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların arabulucu eşliğinde müzakere yoluyla hızlı, çabuk ve ucuz biçimde çözümlenmesi olduğu, her iki tarafın karşılıklı olarak bir kısım hak ve taleplerinden vazgeçmesi suretiyle anlaşma sağlandığı ve bu suretle işçinin hızlı bir şekilde alacağına ulaşarak yarar elde ettiği, bu nedenle arabuluculuk anlaşma belgesinde edimler arasında mutlak bir orantı aranamayacağı, davacının annesi 07.04.2022 tarihinde, yani anlaşma belgesinin düzenlendiği tarihten sonra özel hastanede karaciğer nakli olmuş ise de Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin (1.9.3) maddesinin 1-(e) hükmünde organ, doku ve kök hücre nakillerine ilişkin sağlık hizmetlerinde özel sağlık kurumlarının hiçbir ilave ücret alınamayacağının düzenlendiği, davacı asılın 03.11.2023 tarihli karar duruşmasındaki beyanı ile dolaylı olarak arabuluculuk görüşmesinde kendisini temsil eden vekil tarafından anlaşma detayları hakkında yeterince aydınlatılıp bilgilendirilmediğini ileri sürdüğü, bu hususun aralarındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, dosya kapsamında davacının zor durumda kaldığından sözleşmeyi imzaladığına dair yeterli delil olmadığı gibi davacının sözleşmeyi imzalarken avukatını da yanında bulundurmak suretiyle hukuki yardım aldığı, bu kapsamda 6098 sayılı Kanun'un 28. maddesinde belirtilen şekilde aşırı yararlanma olgusunun gerçeklemesi için aranan unsurların somut olayda gerçekleştiğinden söz etmenin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.1
Aşırı Yararlanmada Oransızlığın Yanında Zor Durum, Düşüncesizlik veya Deneyimsizlik de Aranır#
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda arabuluculuk tutanağının 10.06.2023 tarihinde tanzim edildiği ve davanın 1 yıllık yasal süresinde açıldığı, arabuluculuk tutanağında dava konusu edilen tüm alacak kalemlerinin yer aldığı ve arabuluculuk tutanağının anlaşma ile sona erip, usulüne uygun olarak düzenlendiği, edimler arasında açık oransızlık olması hâlinde ise bu durumun zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi gerektiği, işyerinde yaklaşık 9 yıllık bir çalışması ve deneyimi bulunan davacının düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden bahsedilemeyeceği gibi davacının zor durumda kaldığının da ispatlanamadığı bu nedenle Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2
Kaynaklar