Tutanak Aslının Uyapa Taranması Yeterlidir#
Uyap sistemi üzerinden açılan dava dilekçesine, arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının aslının taranmak sureti ile eklenmesi halinde dava şartının gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerekir. Bu halde karşı taraf, dava dilekçe ekinde bulunan anlaşmazlık tutanağının gerçeğe aykırı olduğunu veya itibar edilemeyeceğini yada tutanak aslından taranmadığını ileri sürmüş veya taranan evrakın okunaksız olması sebebi ile kuşkuya düşmüş ise, bu iddiaların değerlendirmesi açısından taranarak gönderilen tutanağın aslını davacıdan, tutanağı düzenleyen Arabulucudan veya Adalet Bakanlığı Arabuluculuk
Daire Başkanlığından isteyebilir. Gerekli araştırma yapılmadan ve başka mahkemeden muhabere yolu ile gönderilen tutanak aslı beklenmeden arabuluculuk son tutanağı aslının mahkemeye sunulmadığı gerekçesi ile, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. 1
Tutanak Aslının Uyapa Taranması Yeterli Değildir Dosyaya Da Aslı Veya Onaylı Örneği Sunulmalıdır#
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça istinaf dilekçesi ekinde sunulan son tutanağın onaysız fotokopisine göre; Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunun ….. büro, … arabuluculuk sayılı dosyasında ….. tarihinde arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği, eldeki davanın …. tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin dosyaya sunmasının yeterli olmayıp, bu belgelere UYAP sistemi üzerinden erişebilme imkânının olması da sonuca etkili değildir. Bu nedenle Mahkemece davacı tarafa 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmü uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunmak için kesin süre verilerek, tutanağın yasada öngörüldüğü usulde sunulması hâlinde taraf iddia ve savunmaları ile toplanacak deliller çerçevesinde davanın esası hakkında bir karar verilmesi; tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylı suretinin sunulmaması hâlinde sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.2
Dava Açılırken Tutanak Sunulmamışsa Kesin Süre Verilmelidir#
…arabuluculuğa tabi davalarda dava açılırken, arabulucuya başvurulması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Somut olayda, dava bir miktar para alacağının tahsiline ilişkin olup, davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu açıktır. İstinaf dilekçesi ekinde sunulan belgeler incelendiğinde, davacı tarafın iş bu dava açılmadan önce 03.05.2019 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, 24.05.2019 tarihinde oturumun yapıldığı ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı ve buna ilişkin son tutanağın düzenlendiği görülmüştür. Davacı tarafça, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dava dilekçesine eklenmemiş ise de, bu durumda ilk derece mahkemesince davacı tarafa, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, bu yönde herhangi bir ihtarat yapılmadan ve davacının son duruşmadaki mazereti hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. …3
Dava Açıldıktan Sonra Tutanağın Sunulması İçin Kesin Süre Verilene Kadar Arabuluculuk Yapılıp Sonlandırılsa Dava Şartı Gerçekleşmiş Olur#
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması da davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Dava şartı, kamu düzenine ilişkin olup HMK’ nın 355. ve 115. maddeleri uyarınca, istinaf sebebi yapılmasa bile, resen gözetilir. Somut olayda davacı vekili tarafından 25.02.2020 tarihinde dava açılmış, yargılama devam ederken 09.06.2020 tarihinde arabulucuya başvurulmuş ve tarafların uzlaşmadığına dair 03.07.2020 tarihinde tutanak düzenlenmiştir. Davalı vekilince 11.09.2020 tarihinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son arabuluculuk tutanağı mahkemeye sunulmuştur. Eldeki dosyada, mahkemece, davanın esasına girilmeden ve arabuluculuğa ilişkin dava koşulu hakkında bir karar verilmeden önce, davacı vekili arabuluculuk tutanağını dosyaya sunmuş ve dava koşulunu tamamlamıştır. Her ne kadar, yukarıda açıklanan yasa hükümleri uyarınca, arabulucuya başvurmadan dava açılması mümkün değil ise de ve mahkemece bu şartın tamamlanması için süre verilemeyecek ise de mahkeme bu konuda henüz bir karar vermeden önce dava şartı tamamlandığına göre, artık dava şartı eksikliğinden söz edilemez. Nitekim HMK’nın 115/3.maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığı konusunda mahkemece henüz bir karar verilmeden önce bu eksiklik tamamlanmış ise, başlangıçtaki dava şartı eksikliğinden ötürü, dava usulden reddedilemez (Emsal nitelikte Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2020/3187 E – 2021/762 K sayılı, 04/02/2021 Tarihli kararı). Dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurulmuş olması bu sonuca engel değildir. Neticede davacı arabulucuya başvurmuş, taraflar buna rağmen uzlaşamamıştır. Bu aşamadan sonra davayı reddederek davacıyı tekrar arabulucuya başvurmak zorunda bırakmak, yasa koyucunun düzenleme amacıyla uyuşmayacağı gibi usul ekonomisi ilkesiyle de bağdaşmaz. Bu açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince dava şartının karardan önce tamamlanmış olduğu dikkate alınarak işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, gerçekleşen dava şartına rağmen davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu husus istinaf sebebi yapılmamış olsa bile, HMK’nın 33, 115/1 ve 355.maddeleri uyarınca resen dikkate alınmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.4
Tutanak Aslının Dosyaya Sunulması Gerekir#
Arabuluculuk tutanağının uyap üzerinden erişilebilir olması nedeniyle belgenin fotokopisinin sunulması ile yetinilmesi, tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin sunulmaması davanın usulden reddine yol açar.5
Tutanağa UYAP Üzerinden Erişilebilmesi Dava Şartının Yerine Getirildiği Anlamına Gelmez#
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin davacı vekiline, arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylı suretini Mahkemeye sunması gerektiğini açıkça ihtar ettiği, verilen kesin süre içerisinde bu belgenin dosyaya sunulmadığının anlaşıldığı, bu durumda dava şartı eksikliğinin giderilmediğinin açık olduğu, davacı vekilinin, Mahkemenin UYAP üzerinden belgeye ulaşabileceği gerekçesiyle kararın hatalı olduğu yönündeki itirazının yerinde olmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2020/932 Esas, 2020/5773 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine ilişkin kararında da açıkça vurgulandığı üzere, UYAP üzerinden erişim imkânı bulunmasının dava şartının yerine getirildiği anlamına gelmeyeceği, araştırma yükümlülüğünün hâkime yüklenemeyeceği, aksi kabulün, hâkimin resen tüm belgeleri toplamasını zorunlu kılacağı, bu durumun usul ekonomisi ve mevcut yargılama düzeni ile bağdaşmayacağı, Mahkemenin, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı vermesinin hukuka uygun olduğu, usul hukuku ilkelerine göre dava şartı yokluğu hâlinde davanın esasına girilemeyeceği, bu nedenle, davalı vekilinin davanın esastan incelenip reddedilmesi gerektiğine ilişkin talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.6
İhtaratlı Kesin Süre İçinde Sunulmayan Tutanağın Sonradan Sunulması Eksikliği Gidermez#
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 18.10.2021 tarihli tensip zaptının 2 numaralı bendinde davacı vekiline arabuluculuk tutanak aslını veya arabulucu tarafından aslı gibidir onaylı suretini sunmak üzere bir haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye rağmen sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğine ilişkin ihtaratlı tensip zaptının da 20.10.2021 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı tarafça arabuluculuk tutanak aslının 24.09.2024 tarihinde dosyaya ibraz edildiği, davacı tarafın kesin sürenin gereğinin belirtilen süre içerisinde yerine getirmediği, arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından aslı gibidir onaylı suretinin dosyaya sunulmasının dava şartı olması nedeniyle davanın reddinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.7
Kaynaklar
- İzmir BAM 3.HD, 2019/2082 E, 2019/1276 K. ↩
- Diyarbakır BAM 6. HD 2022/3497 E., 2022/2514 K. ↩
- İstanbul BAM 12. HD 2020/215 E, 2020/278 K. ↩
- İstanbul BAM 14. HD 2021/321 E., 2021/797 K. ↩
- Tekirdağ BAM 5. HD 2025/2523 E-2025/1597 K ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/9582 E., 2026/862 K., 05.02.2026 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/287 E., 2026/1852 K., 02.03.2026 ↩