İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Çıkış Kodu ile Ödemelerin Uyumsuzluğu ve Sözde Fesih

Arabuluculuk 3 dk okuma

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 21.07.2020 tarihli arabuluculuk tutanağında tarafların karşılıkla anlaşması ile iş sözleşmesinin sona erdiğinin belirtildiği, davalının ise davacının istifası ile iş sözleşmesinin sona erdiğini iddia ettiği, işten çıkış kodu olarak da (...) kodunun bildirildiği, arabuluculuk tutanağında feshe bağlı alacaklar olan kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ihbar tazminatı ile işe iade talebi de dâhil olmak üzere 9 kalem alacak için toplam 500,00 TL ödeme yapıldığının belirtildiği, davacının iki gün sonra 23.07.2020 tarihinde tekrar işe giriş kaydının bulunduğu, bu hâliyle iş sözleşmesinin sona erdiğinin ispatlanamadığı, tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla iş sözleşmesi devam eden davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin gibi iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı tazminat ve alacakların ödeneceğinden söz edilmesinin çelişki oluşturduğu, bu şekilde gerçekte bir fesih işlemi olmadığı hâlde avans niteliğinde ödemelerin kıdem ve ihbar tazminatı olarak gösterilmesinin, iş sözleşmesi sona ermediği hâlde kullandırılmayan yıllık ücretli izin hakkının parasal alacağa dönüştürülmesinin kanuna uygun görülmediği, gerçekte bir fesih söz konusu olmadığı hâlde işçiye ihbar ve kıdem tazminatı adı altında bir ödemenin arabulucu önünde yapılan anlaşma ile kararlaştırılmış olması ödemenin avans niteliğini ortadan kaldırmadığı, aynı şekilde iş sözleşmesi sona ermediği hâlde yıllık ücretli izin hakkının arabulucu anlaşma tutanağı ile paraya tahvil edilmesinin de kabul edilemeyeceği, bu nedenle davaya konu 02.07.2020 tarihli ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesi gerekirken, davacının iradesinin fesada uğratıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.1

Fesihten Sonra İşverenin Teklifi Üzerine Başlatılan Arabuluculuk Salt Bu Nedenle Geçersiz Sayılamaz (BOZMA)#

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fesih işlemi ve buna ilişkin ödemeler arabulucu aracılığıyla gerçekleştirildiğinden, somut olayda taraflar arasında mevcut bir uyuşmazlığın çözümünden ziyade, usulüne uygun bir müzakere ortamı da sağlanmadan salt dava açma hakkını ortadan kaldırmak amacıyla hareket edildiği sonucuna ulaşıldığından 29.02.2024 tarihli anlaşma belgesinin geçerli bir arabuluculuk anlaşma belgesi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne ve ihtiyari arabuluculuk son tutanağının ve anlaşma belgesinin iptaline karar verilmiştir.

Değerlendirme ve Gerekçe: Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkindir. Somut olayda, davacı ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; fesih işlemi ve buna ilişkin ödemeler arabulucu aracılığıyla gerçekleştirildiğinden, somut olayda taraflar arasında mevcut bir uyuşmazlığın çözümünden ziyade usulüne uygun bir müzakere ortamı da sağlanmadan salt dava açma hakkını ortadan kaldırmak amacıyla hareket edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun değildir. Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki iş ilişkisi sona erdikten sonra arabuluculuk faaliyetlerine başlandığı sabit olup dava dilekçesinde dahi iş sözleşmesinin feshi sonrasında işverenin teklifi üzerine arabuluculuk faaliyetlerine başlandığı açıklanmıştır. Davacı tarafından arabuluculuk faaliyetinin usulüne uygun yürütülmediği ispatlanamadığı gibi iradesinin fesada uğratıldığı ya da gabin koşullarının oluştuğu da ispatlanamadığından davanın reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.2

Kaynaklar

  1. Yargıtay 9. HD, 2025/6429 E., 2025/8153 K. ↩
  2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/5558 E., 2025/7520 K., 08.10.2025 ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Arabuluculuk

Bu konudaki diğer yazılar

Arabuluculuk Başvurusu ve Başvuru Konuları

Asıl işveren-alt işveren için başvuru, başvuru türünün yanlış seçilmesi, başvuru ile son tutanaktaki konuların farklılığı ve icra dosyaları.

Arabuluculuk15 dk okuma

Arabulucunun Tarafsızlığı

Tarafsızlıktan şüphe hâlinde bildirim, arabulucunun bir tarafın avukatı olması, aynı büroda çalışma ve önceden ayarlanan arabulucu.

Arabuluculuk13 dk okuma

Arabuluculukta Taraflar ve Taraf Sıfatı

İşveren vekilinin yetki belgesi, site yönetimi, adi ortaklık, asıl-alt işveren, işe iadede zorunlu dava arkadaşlığı ve kamu kurumları.

Arabuluculuk14 dk okuma
WhatsApp