I. DAVA
Davacı vekili; başvurucu tarafın davalı olduğu Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Davet Mektubunun 07.02.2023 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, arabulucu tarafından verilen bilgiye göre 06.02.2023 tarihinde ülkemizde yaşanan ve 10 ili etkileyen deprem afeti sebebiyle ilk toplantıda tüm tarafların mazeretli sayıldığını ve toplantının 15.02.2023 tarihine ertelendiğini, toplantının anlaşamama olarak neticelendirildiğini, tutanağın eksik ve hatalı olması sebebiyle imzalanamadığını, arabuluculuk davet mektubunun ticari uyuşmazlık olarak gönderilmesine rağmen tüketici uyuşmazlığı olduğunu, ertelemeye ilişkin hususların tutanakta yer almadığını, vekilinin soy isminin hatalı yazıldığını, İş Mahkemelerine atıfta bulunulduğunu, arabuluculuk dosyasının ise imzası alınmaksızın ve tutanaktaki eksiklikler giderilmeksizin kapatıldığını belirterek Alanya Arabuluculuk Bürosunun 2023/11 dosya numarası, 2023/2700 başvuru dosya numaralı arabuluculuk tutanağının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; anlaşamama ile arabuluculuk görüşmelerinin sonuçlandırıldığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, bahsedilen eksikliklerin maddi hata niteliğinde olduğunu, işin esasına bir etkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı ile ilgili bahsi geçen eksikliklerin maddi hata niteliğinde olduğu, işin esasını etkileyecek bir hususun bulunmadığı, bu eksikliklerin oluşmasına sebebiyet verenin davalı olmadığı, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığı, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kamu düzeni yönünden yapılan incelemede davacı Bankanın harçtan muaf olmadığı, bu nedenle harç yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı görüldüğü gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararının düzeltilmesinin yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; tutanakta müvekkili Bankanın vekilinin adının yanlış yazıldığını, davet mektubunda ticari uyuşmazlık olmasına karşın son tutanakta tüketici hukuku uyuşmazlığı yazıldığını, tutanağın son paragrafında İş Mahkemelerine atıf yapıldığını, ilk oturum ve ertelemeye ilişkin bilgi verilmediğini, arabulucunun görevini özenle yerine getirmemesi sebebiyle esaslı hata yapıldığını, tutanağın iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arabuluculuk tutanağının iptali istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; Arabulucuk Tutanağının anlaşamama ile sonuçlandırıldığı, iptal talebinde bahsedilen eksiklerin maddi hataya dayalı olduğu, davacının iptal davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,1
Asıl talep istinafta kesinleşiyorsa tutanağın iptali talebi yönünden temyize başvurulamaz#
Somut uyuşmazlıkta, iş sözleşmesi feshedilen davacı ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali ile feshin geçersizliğinin tespitine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiş; Mahkemece davacının iptalini istediği ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olup olmadığı hususu, işe iade davasında ön sorun olarak incelendikten sonra davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda kararın kesin olup olmadığının tespiti bakımından, dava konusu asıl talep hakkında verilecek kararın temyizi kâbil olup olmadığının dikkate alınması gerekmektedir.
Dosya içeriğine göre, işe iade talepli somut davada İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi 25.10.2017 tarihinden sonra olduğundan; Bölge Adliye Mahkemesince verilen asıl karar kesindir, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.2
Miktar itibariyle kesinlik sınırı altında kalan uyuşmazlıkta arabuluculuk tutanağının iptali için temyize gidilemez#
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı arabuluculuk tutanağının iptali ile birlikte ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; Mahkemece arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olup olmadığı hususu, alacak davasında ön sorun olarak incelendikten sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemiz uygulamasına göre ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olup olmadığı hususu, alacak davasında ön sorun olarak incelenebileceğinden kararın miktar itibarıyla kesin olup olmadığının tespiti bakımından, hüküm altına alınan ya da reddedilen ve temyize konu edilen alacak miktarının dikkate alınması gerekmektedir.
Dosya içeriğine göre Mahkemece hüküm altına alına ve temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,3
Kaynaklar