İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Arabulucunun Katılmadığı Toplantıda Toplu İmzalatılan Tutanak

Arabuluculuk 2 dk okuma

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada tanık olarak dinlenen, ihtiyari arabuluculuk tutanağı ve arabulucu belirleme tutanaklarında ismi ve imzası bulunan ...'nün "Biz davacı ile sözleşmiştik normalde, fakat benim fabrikada olmadığım bir saatte ve arabulucunun da olmadığı iş yerinde daha sonradan imza atmak sureti ile ihtiyari arabuluculuk tutanağı düzenlenmiştir. Ben arabuluculuk tutanağı düzenlendiğinde iş yerinde değildim ... dan öğrendiğim kadarı ile arabulucu da görüşmeye katılmamış ve bildiğim kadarıyla çıkartılan arkadaşlara bir söz hakkı verilmemiş. Ben de arabuluculuk tutanağını sonradan imzaladım. Ben imza atarken bütün imzalar atılmıştı. Benim iş yerine karşı açılmış davam yoktur. Daha önce iş yerinde müzakere yapılmıştı. Müzakereyi çalışan arkadaşlar ve onlardan sorumlu olarak ben katılmıştım. Arabulucu katılmamıştı. Sonra ben şirketten ayrıldım. Benim şahsi olarak arabulucu ile görüşmem olmadı. Ben bu görüşmenin olmadığını ... dan öğrendim." şeklinde beyanda bulunduğu, arabulucu belirleme tutanağı, ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağı ve bilgilendirme tutanağının hepsinin aynı tarihte düzenlenip imzalandığı, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde; ihtiyari arabuluculuğun tarafların karşılıklı iradelerinin uyuşması ile gerçekleşmediği, bilakis davalı işverenin girişimi ile gerçekleştirildiği ve sürecin işleyişinde davacının katkısının olmadığı, tanık beyanından anlaşılacağı üzere tutanakta işveren vekili olarak imzası olmasına rağmen görüşmelerde de yer almayıp sonradan imzasını tamamladığı ve arabulucunun görüşmede hazır olmadığı yönünde de bilgisinin bulunduğunu aktarması karşısında artık kanuna uygun olarak yürüyen bir arabuluculuk sürecinden bahsedilemeyeceği, diğer yandan davacının ileri sürdüğü iptal nedenleri dikkate alındığında somut olayda irade fesadına ilişkin hak düşürücü sürenin uygulama kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne ve dava konusu ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının iptaline karar verilmiştir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.1

Tutanağa 'İşe İade Dâhil Hiçbir Hak Talep Edilemez' İbaresi Konulan Toplu Arabuluculuk Geçersizdir#

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenlerce arabuluculuk görüşmelerinin toplu olarak gerçekleştirildiği, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesinin öngörüldüğü, ayrıca tutanağa ''işe iade davası da dâhil olmak üzere herhangi bir hak talebinde bulunulamayacağı hususunda anlaşmışlardır.'' şeklinde ibare eklendiği, kanun hükümlerine göre usulüne uygun bir başvuru olmadığı, arabuluculuk görüşmelerinin toplu olarak yapıldığı ve mevzuat hükümleri çerçevesinde usulüne uygun, geçerli bir tutanak düzenlenmediği, davacı tarafça iptali talep edilen ihtiyari arubuluculuk tutanağının 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na aykırı olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Değerlendirme ve Gerekçe: Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkindir

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2

Kaynaklar

  1. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/5916 E., 2025/7447 K., 06.10.2025 ↩
  2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/3920 E., 2026/3578 K., 21.04.2026 ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Arabuluculuk

Bu konudaki diğer yazılar

Arabuluculuk Başvurusu ve Başvuru Konuları

Asıl işveren-alt işveren için başvuru, başvuru türünün yanlış seçilmesi, başvuru ile son tutanaktaki konuların farklılığı ve icra dosyaları.

Arabuluculuk15 dk okuma

Arabulucunun Tarafsızlığı

Tarafsızlıktan şüphe hâlinde bildirim, arabulucunun bir tarafın avukatı olması, aynı büroda çalışma ve önceden ayarlanan arabulucu.

Arabuluculuk13 dk okuma

Arabuluculukta Taraflar ve Taraf Sıfatı

İşveren vekilinin yetki belgesi, site yönetimi, adi ortaklık, asıl-alt işveren, işe iadede zorunlu dava arkadaşlığı ve kamu kurumları.

Arabuluculuk14 dk okuma
WhatsApp