İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Çalışma Sürelerinin Belirlenmesi ve Belgelenmesi

İş Hukuku 5 dk okuma

Çalışma Süresi#

Çalışma Süresi Hesaplanırken 1 Yıl 365 Gün Kabul Edilip Hesaplama Yapılmamalı Gerçek Çalışma Günleri Hesaplanmalıdır.#

Somut olayda, davacının 29.10.2010-27.04.2013 tarihleri arasında çalıştığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir yıl 365 gün kabul edilmek suretiyle, davacının 2 yıl 6 ay ve 5 gün olmak üzere toplam 912 gün hizmet süresinin bulunduğu kabul edilmiş ise de; sosyal güvenlik kurumu kayıtları ve hizmet süresine göre davacının 2 yıl 5 ay 28 gün olmak üzere toplamda 898 gün hizmetinin bulunduğu anlaşılmakla, işçilik alacaklarının yanılgılı değerlendirme ile kabul edilen hizmet süresi üzerinden hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.1

Çalışma Süresi Hesaplanırken Eksik Günler Araştırılmalıdır#

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 04.01.2012 - 21.01.2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı işyerinde çalıştığı kabul edilmiş, Mahkemece sözkonusu hizmet süresine göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak varılan sonuç eksik araştırmaya dayalıdır. Somut uyuşmazlıkta, davalı işverence dosyaya ücretsiz izin ile ilgili olarak davacı ve yönetici imzasını içeren izin talep formları sunulmuştur. Öte yandan, hizmet döküm cetvelinde de “kod 21, kod 1 ” gibi kodlar ile eksik gün bildirimleri mevcuttur. Sosyal Güvenlik Kurumundan bu eksik gün bildirimlerinin nedenlerine dair belgeler getirtilerek ve davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilip bizzat kendisine bugünler sorularak, eksik bildirilen bu sürelerin hizmet süresine dahil edilip edilmeyeceği ve bu durumun hüküm altına alınan alacaklara etkisi irdelenmelidir.2

Çalışma Sürelerinin Belgelenmesi#

İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nin 9'uncu maddesine göre ise, işverenler, işçilerin çalışma sürelerini uygun araçlarla belgelemelidir. Bu belgelendirme, puantaj tutulmasıyla veya iş yeri girişine konulan föylere ya da işe giriş çıkış çizelgelerine imza atılması yahut işçilerin işe giriş-çıkış saatlerini gösterecek bir makineye kart basılmasıyla suretiyle yapılabilir.3

Zaman Damgası ve Elektronik Kayıtlar#

Bu açıklamalara göre bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin kararları arasındaki temel uyuşmazlık, işçilerin günlük ve haftalık çalışma sürelerini gösteren elektronik kayıtların delil olarak kabul edilip edilemeyeceği noktasındadır. Her ne kadar; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince işe giriş ve çıkış saatlerini kayıt altına aldığı ileri sürülen elektronik sisteme ilişkin kayıtların zaman damgası ile mühürlenmediği ve dışarıdan müdahaleye açık olduğu kabul edilmiş ise de, yargılama sırasında düzenlenen teknik bilirkişi raporunda kayıtların zaman damgası ile mühürlenmediğine işaret edilmiş ancak kayıtlara müdahale edildiğine yönelik bir tespite yer verilmemiştir. Aksine raporda, PDKS sisteminde her çalışana sicili ile eşleşen bir giriş kartı tanımlandığı, sistem üzerinden çalışanın bilgilerinin takip edildiği, bu giriş kartı ile giriş çıkış yapılan kapılardan PDKS sistemine verilerin tarih ve zaman olarak kaydedildiği, bu sistemin 04.03.2016 tarihinden itibaren devreye alındığı, veri tabanındaki kayıtların zaman damgası ile mühürlenmemesi ile ilgili olarak yapılan piyasa araştırmasında bunun herhangi bir kamu kurumu ya da özel şirkette kullanılmadığı, nedenin ise bu işlemin kontör ile ücretlendirilmesi ve yüksek bir maliyeti olduğu, çalışanın giriş çıkış ve devam kayıtlarının tutulduğu belgenin veri tabanındaki kayıtlar ile aynı olduğu ifade edilmiştir.

Belirtmek gerekir ki elektronik kayıtlarda zaman damgasının olmaması, somut bir müdahalenin varlığı kanıtlanmadıkça, bu kayıtların çalışma sürelerinin belirlenmesinde esas alınmasına engel teşkil etmez. Müdahale edildiği kanıtlanamayan elektronik kayıtların aksi tanık beyanlarıyla ispat edilemez.

Somut uyuşmazlıkta Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararlarına konu yargılama sırasında, davalı Kurum tarafından elektronik ortamda tutulan PDKS kayıtlarına müdahale edildiği yönünde somut bir delil ortaya konulmamış, müdahalenin varlığı ispat edilmemiştir. Bu hâlde söz konusu kayıtlara, salt zaman damgasının bulunmaması nedeniyle müdahale edilebilme ihtimalinden yola çıkılarak, itibar edilmemiş olması yerinde değildir.4

Şehir Dışına Çıkış Süreleri Çalışılmış Gibi Hesaplanmalıdır.#

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalıların temyizi üzerine Yargıtay 7.Hukuk(Kapatılan) Dairesince; "Davacının iş sözleşmesini eylemli olarak 28.06.2014 tarihinde kendisinin feshettiği, takip eden günlerde de işe gitmediği, fesih tarihinde hala ödenmeyen 2014 yılı Mart ve Nisan aylarına ait primleri mevcut olduğundan işçinin haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiğini bu nedenle kıdem tazminatının hüküm altına alınması yerinde ise de, ihbar tazminatı talebinin reddi yerinde olduğu, davalılardan hesap döneminin tümünü kapsayan bu kayıtların getirilerek, fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri bu kayıtlara göre hesaplanmalı, kayıtlara göre fazla mesai süresi tespit edilirken, şehir içi çalışmalar için kayıtlardaki açılış ve kapanış saatlerine tanıklarca ifade edildiği üzere 1 saat raporlama süresi eklenmeli, kayıtlardan şehir (merkez) dışına çıkıldığı tespit edilen günler için ise, ilgili kurumdan şehir dışı olan yerin merkeze uzaklığı, gidiş ve dönüşün toplam kaç saat süreceği sorularak belirlenmeli, Cihazın açılıp ve kapanış saatleri arasındaki süreye belirlenecek gidiş dönüş süresi ile 1 saat raporlama süresi ilave edilmeli, yasaya uygun ara dinlenme süreleri mahsup edildikten sonra fazla mesai süresi tespit edilmeli, tüm hesap dönemini kapsayan kayıtların temin edilememesi halinde ise, kayıt bulunmayan dönem için şimdiki gibi tanık beyanlarına göre karar verilmeli, primlerin fazla mesaiden mahsubu ise şimdiki gibi yapılmalı,kabul şekli bakımından ise, hafta tatilinde çalışılması halinde bu alacağın 1,5 yevmiye üzerinden hesap edilmesi gerekir, kıdem ve ihbar tazminatına esas giydirilmiş ücretinin tespitinde, işçiye 1 yıl veya 12 aylık periyotta ödenen primlerin toplamının güne isabet eden miktarının günlük ücrete eklenmesi yerinde ise de, fesih tarihinden yani 2014 yılı Haziran güayından (bu ay dahil) geriye doğru 12 aylık süreçte yani en son 2013 yılı Temmuz ayı için ödenen prim dahil edilerek aylık olarak ödenen primlerin miktarının tespit edilmesi, İş Hukuku alanında uzman, tercihen akademisyen bilirkişiden denetime elverişli, bozma nedenlerini kapsayacak şekilde hesap raporu alıp diğer deliller ile birlikte değerlendirerek karar verilmesi" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.5

Giyinme Süreleri

Dosya içeriğinde her iki taraf tanık beyanlarından, davacının öğlen ara dinlenmelerini tam kullanamadığı anlaşılmaktadır. Bu nednele gün içinde içtihatlarımıza da uygun olan 1 saat ara dinlenme kabul edilmesi yerindedir. Ancak, davacı vekilinin de delil olarak dayandığı bir kısım işyeri duyurusundan, mesai sonunda 15 dakika giyinme süresi verildiği anlaşılmaktadır. Tanıklar yeniden dinlenerek, davacının da görevi gereği bu şekilde sabah işe başlamadan önce ve akşam iş bittikten sonra giysilerini değiştirip değiştirmediği tespit edilerek ara dinlenmesine bu giysi değiştirme süresinin dahil edilip edilmeyeceği irdelenmelidir.6

Kaynaklar

  1. 22. Hukuk Dairesi 2017/22137 E., 2019/10704 K. ↩
  2. 9. Hukuk Dairesi 2020/4722 E., 2021/4089 K. ↩
  3. Hukuk Genel Kurulu 2016/2303 E., 2019/801 K. ↩
  4. Yargıtay 9. HD 2025/4533 Esas, 2025/5540 K. ↩
  5. 9. Hukuk Dairesi 2021/2357 E., 2021/6262 K. ↩
  6. 9. Hukuk Dairesi 2014/7272 E., 2015/21002 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İş Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İş Sözleşmesi: Tanımı ve Sona Erme Halleri

İş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'daki tanımı, fesih dışında sona erme halleri, fesih türleri ve süreli fesih üzerine Yargıtay kararları ışığında açıklamalar.

İş Hukuku5 dk okuma

İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartları, yer ve sektör sınırlaması, haklı fesih hâlinde sona ermesi ve ihlalin ispatına ilişkin Yargıtay kararları.

İş Hukuku5 dk okuma
WhatsApp