Yetki İtirazı Varsa Arabulucu Dosyayı Sulh Hukuk Mahkemesine Göndermelidir#
Sürecin ------- tarihinde başladığı, arabuluculuk katılım sürecine dair davetiyelerin tebliğ edildiği ve toplantıya başlanıldığı, son tutanak metninden toplantının ilk toplantı olduğunun anlaşıldığı, son tutanağın --- tarihinde düzenlendiği, arabuluculuk tutanağında ... vekilinin yetki itirazlarının bulunduğu fakat değerlendirilmediği anlaşılmıştır.
Arabulucunun yetkisine dair HUAK m. 18A/8, c.1-4 maddesi gereğince; '' Arabulucu, uyuşmazlığın konusuna göre kesin yetkinin söz konusu olduğu durumlar da dâhil olmak üzere, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Büronun yetkisizliğini ileri sürmek hak ve yetkisi karşı tarafa aittir. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, uyuşmazlığın konusuna göre yetkiye ilişkin belgeleri sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder.'' Yetki itirazına ilişkin inceleme yapılırken mahkemece atamayı yapan büro değil görevlendirilen arabulucunun listesinde kayıtlı bulunduğu komisyon dikkate alınır (HUAK Yönetmeliği m. 25/4, c. 5).Mahkeme kararı büro tarafından 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca masrafı suçüstü ödeneğinden karşılanmak üzere taraflara tebliğ edilir. Yetkisiz adliye arabuluculuk bürosu ayrıca kararı görevlendirdiği arabulucuya bildirir. Arabulucu görevlendirmeyi Arabulucu Bilgi Sistemi üzerinden sonlandırır. Arabulucu bundan önceki yaptığı hizmetler sebebiyle ücrete hak kazanır (HUAK Yönetmeliği m. 25/4, c. 7-9). Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve görev süresi yeni görevlendirme tarihinden başlar. Bu ihtimalde arabulucu tarafından tarafların iletişim bilgilerine ulaşıldığı, tarafların davet edildiği ve ilk toplantının yapıldığı varsayılarak bu aşamaları gerçekleştiren arabulucunun görevine devam etmesinde fayda görülmektedir. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma
tarihi olarak kabul edilir. Yetkili büro, listeden arabulucu görevlendirir (HUAK m. 18A/8, c. 5-9). Karşı taraf en geç ilk toplantıda, uyuşmazlığın konusuna göre yetkiye ilişkin belgeleri sunmak suretiyle; bir başka ifadeyle, usulüne uygun olarak arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz etmezse, arabulucu yetki itirazını dikkate almaz ve arabuluculuk görüşmelerine devam eder.
Somut olayda davalı tarafça arabuluculuk son tutanağında ileri sürülen yetki itirazının değerlendirilmesi amacıyla dosyanın arabulucu tarafından HUAK m. 18A/8, c.1-4 maddesi gereğince derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim edilmediği, bu nedenle ilgili sulh hukuk mahkemesince dosya üzerinden inceleme sonunda yetkili arabuluculuk bürosunun kesin olarak karara bağlanmadığı tespit edilmiş olup; mahkememize sunulan arabuluculuk tutanağının yetki yönünden değerlendirilmeden usulüne uygun düzenlenmemiş olması nedeniyle; yetki itirazı değerlendirilmeden arabuluculuk sürecinin tamamlandığı anlaşılmakla; arabuluculuk dava şartının usulüne uygun yerine getirilmediği sabit olmakla; HMK’nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacının arabulucunun yerine geçerek yetki konusunda değerlendirme yapma imkanı olmadığından ve kanunun aradığı arabuluculuk son tutanağını şeklen ibraz etmekle dava açtığı sabit olmakla; davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmeyerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
HUAK m. 18A/8, c.1-4 maddesi uyarınca arabuluculuk sürecinde yapılan yetki itirazı arabulucu tarafından ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmeden, yetki itirazı değerlendirilmeden arabuluculuk sürecinin tamamlandığı anlaşılmakla; HMK’nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
1-Alınması gerekli 54,40 TL harcın davacı tarafça yatırılan 594,85 TL peşin harçtan mahsubu ile 540,44 TL'nin davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
4-Davacının arabulucunun yerine geçerek yetki konusunda değerlendirme yapma imkanı olmadığından ve kanunun aradığı arabuluculuk son tutanağını şeklen ibraz etmekle dava açtığı sabit olmakla; davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.1
Yetki itirazına rağmen itirazı sulh hukuk mahkemesine göndermeyip arabulucunun süreci tamamlaması#
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın işçilik alacakları talebiyle dava açmak için Uşak Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulduğunu, toplantının 24.07.2023 tarihinde saat 16.30'da yapılmasına dair bildirim yapılması üzerine tayin olunan arabulucuya elektronik posta gönderilerek yetki itirazında bulunulduğunu ve bilgilendirme mesajı da gönderildiğini, yetki itirazının usulüne uygun olarak, ilk toplantının hemen öncesinde yapıldığını, bu bağlamda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/A maddesinde öngörülen prosedür gereği arabulucunun yetki itirazına ilişkin herhangi bir değerlendirme yetkisi bulunmadığını, buna rağmen arabulucunun yetki ve görev sınırını aşmak suretiyle yetki itirazını reddettiğini ve tarafının yokluğunda arabuluculuk süreci tamamlanarak 24.07.2023 tarihli son tutanağın tanzim olunduğunu ancak evrakın arabulucu tarafından 27.07.2023 tarihinde imzalandığını, arabulucunun yetkisini aşan eylemleri sebebiyle müvekkili Şirket aleyhine ikame edilecek dava sonucunda tamamen veya kısmen haklı çıksa dahi, yargılama giderlerinden tamamından sorumlu olacağını, arabulucu hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve neticesinin beklenilmesi gerektiğini ileri sürerek Arabuluculuk Bürosu 2023/153822 numaralı tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, husumetin tarafına yöneltilemeyeceğini zira davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri gibi kamu düzenine ilişkin olan işbu davanın tarafının müvekkili olmasının hukuken ve kanunen mümkün olmadığını, davacının arabulucunun e-posta adresine yetkiye itiraz ettiğine ilişkin mesaj gönderdiğini, fiili olarak toplantıya katılmayacaklarını beyan ettiğini söylediğini, davacı vekiline usulüne uygun olarak tebligat yapıldığını, toplantı tarihinin davacıya tebliğ edildiğini, buna rağmen davacının hiçbir mazeret bildirmeden arabuluculuk toplantısına katılmadığını, sadece eletronik posta yoluyla gönderdiği mesajda soyut olarak yetkiye itiraz ettiğini beyan ettiğini, herhangi bir dayanak belge ya da yetki itirazında yer alması gereken yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin hiçbir belge sunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uşak Arabuluculuk Bürosunun 2023/153822 sayılı dosyasından işçilik alacaklarına ilişkin arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, dosta içeriğine göre arabuluculuk oturumu öncesi davacı tarafın yetki itirazının arabulucuya iletildiğinin anlaşıldığı, arabulucu tarafından yetki itirazında evrak sunulmaması gerekçesiyle yetki itirazına ilişkin olarak değerlendirme yapılarak arabuluculuk faaliyetine devam edildiği, arabulucunun kendisine ulaşan ve haberdar olduğu yetki itirazı sonrasında dosyaya herhangi bir değerlendirme yapmaksızın sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslimi gerekirken kendisinin yetki hususunda niteleme yaptığı, dolayısıyla sulh hukuk mahkemesinin görevine giren bir hususta arabulucu tarafından değerlendirme yapılarak sürece devam edilmesi ve arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabulucunun yetkisine itirazın 6325 sayılı Kanun'nun 18/A maddesinde ve 02.06.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 25/4 hükmünde düzenlenmiş olduğu, yetki itiraz dilekçesinde büronun yetkisiz olduğu, İzmir Arabuluculuk Bürolarının yetkili olduğu bildirilmiş olup sözü edilen itiraz dışında 6325 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükmünde sözü geçen yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerin sunulmadığı ve sunulduğuna yönelik dosya kapsamında herhangi bir iddia ve ispat olmadığı, bu durumda davacı tarafça arabuluculuk bürosunun yetkisine ilişkin itirazın usulüne uygun şekilde yapılmadığı, usulüne uygun yapılmayan yetki itirazının hukuki değer taşımadığı, dayanak belge sunulmaması nedeniyle yetki itirazına itibar edilmeyerek arabuluculuk görüşmelerinin sonlandırılmasıyla son tutanağın tanziminde usulsüzlük görülmediği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Davalı vekili temyiz başvurusunda;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının arabulucunun hâkim yetkisini haiz olduğu sonucunu doğurduğunu, sahte ve usulsüz bir belgeye resmî belge niteliği kazandırılmaya çalışıldığını,
Arabulucunun tarafsız olmayıp davalı işçi lehine hareket ederek, elindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle son tutanağı düzenlediğini, arabuluculuk tutanağının yazılı olduğu gibi 24.07.2023 tarihinde değil 28.07.2023 tarihinde tamamlandığını, arabulucu hakkında resmî belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu,
Arabulucunun yetki itirazına ilişkin herhangi bir değerlendirme yetkisi bulunmamasına rağmen yetki ve görev sınırını aşarak itirazı reddettiğini,
Arabuluculuk tutanağının kamu düzeni ve emredici hukuk kurallarına aykırı biçimde sahte olarak tanzim edildiğini, yine hukuka aykırı olarak tanzim edilen son toplantı tutanağının hüküm ve sonuç doğuramayacağını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arabuluculuk bürosunun yetkisine yapılan itirazın değerlendirilmesine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.2
Arabuluculuk Bürosunun Yetkisine İtiraz Usulüne Uygun Yapılmalı ve Belgelendirilmelidir#
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uşak Arabuluculuk Bürosunun 2023/153822 sayılı dosyasından işçilik alacaklarına ilişkin arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, dosta içeriğine göre arabuluculuk oturumu öncesi davacı tarafın yetki itirazının arabulucuya iletildiğinin anlaşıldığı, arabulucu tarafından yetki itirazında evrak sunulmaması gerekçesiyle yetki itirazına ilişkin olarak değerlendirme yapılarak arabuluculuk faaliyetine devam edildiği, arabulucunun kendisine ulaşan ve haberdar olduğu yetki itirazı sonrasında dosyaya herhangi bir değerlendirme yapmaksızın sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslimi gerekirken kendisinin yetki hususunda niteleme yaptığı, dolayısıyla sulh hukuk mahkemesinin görevine giren bir hususta arabulucu tarafından değerlendirme yapılarak sürece devam edilmesi ve arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabulucunun yetkisine itirazın 6325 sayılı Kanun'nun 18/A maddesinde ve 02.06.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 25/4 hükmünde düzenlenmiş olduğu, yetki itiraz dilekçesinde büronun yetkisiz olduğu, İzmir Arabuluculuk Bürolarının yetkili olduğu bildirilmiş olup sözü edilen itiraz dışında 6325 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükmünde sözü geçen yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerin sunulmadığı ve sunulduğuna yönelik dosya kapsamında herhangi bir iddia ve ispat olmadığı, bu durumda davacı tarafça arabuluculuk bürosunun yetkisine ilişkin itirazın usulüne uygun şekilde yapılmadığı, usulüne uygun yapılmayan yetki itirazının hukuki değer taşımadığı, dayanak belge sunulmaması nedeniyle yetki itirazına itibar edilmeyerek arabuluculuk görüşmelerinin sonlandırılmasıyla son tutanağın tanziminde usulsüzlük görülmediği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe: Uyuşmazlık, arabuluculuk bürosunun yetkisine yapılan itirazın değerlendirilmesine ilişkindir
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.3
Tutanağın İptali Davasında İş Mahkemesinin Yetkisi Kamu Düzenindendir ve Resen Gözetilir#
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkin davalarda yetkili mahkemenin arabuluculuk tutanağına konu edilen uyuşmazlığa ilişkin uygulanacak yetki kurallarına göre belirleneceği, iptali istenen arabuluculuk tutanağında arabuluculuk konusunun işçilik alacakları olduğu, yetkili ve görevli mahkemenin davalı işyerinin merkezinin bulunduğu ve işin görüldüğü yer olan Uşak ili Eşme ilçesi olduğu ve kesin yetki hâlinin mevcut olduğu, davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin Eşme Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan davalı tarafça süresinde yetki itirazı ileri sürülmemiş olsa bile mahkeme tarafından bu hususun kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerektiği, somut olayda davalının adresinin Eşme olduğu ve iptale konu arabuluculuk tutanağının Eşme Arabuluculuk Bürosu tarafından görevlendirilen arabulucu tarafından düzenlendiği, bu nedenle Eşme Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 6. maddesi gereğince kesin yetkili olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe: Uyuşmazlık, davaya bakmaya yetkili mahkemenin belirlenmesine ilişkindir
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.4
Arabuluculuk Bürosunun Yetkisine İtiraz ve Sulh Hukuk Mahkemesi Kararının Sonuçları#
Yetki itirazı hakkında karar vermek üzere dosya sulh hukuk mahkemesine gönderilir; mahkemenin kararı kesindir. İtirazın reddi hâlinde arabuluculuk süreci kaldığı yerden (veya yeniden görevlendirmeyle) devam eder; itirazın kabulü hâlinde yetkili büroya başvurulması gerekir.5
Kaynaklar
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/435 E.,2020/16 K. ↩
- Yargıtay 9. HD 2024/15174 E., 2025/2518 K. ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2024/15174 E., 2025/2518 K., 11.03.2025 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2024/12865 E., 2025/32 K., 06.01.2025 ↩
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/2577 E., 2024/269 K., 15.02.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2023/1736 E., 2024/1040 K., 04.07.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/1528 E., 2026/693 K., 10.04.2026; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/3 E., 2025/194 K., 30.01.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2025/1241 E., 2025/1677 K., 24.09.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/1150 E., 2025/1172 K., 23.09.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/1545 E., 2026/103 K., 22.01.2026 ↩