Çekişmesiz Yargıda Verilen İcra Edilebilirlik Şerhine Karşı Temyize Başvurulamaz#
Davacı işçi vekili, müvekkili ile karşı taraf arasında yapılan arabuluculuk müzakereleri sonucunda, 22.05.2018 tarihinde arabuluculuk anlaşma tutanağının imzalandığını iddia ederek, 22.05.2018 tarihli arabuluculuk anlaşması bakımından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapılarak icra edilebilirlik şerhinin verilmesini talep etmiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesince 01.08.2018 tarihli karar ile talebin kabulüne, 2018/5471 arabuluculuk numaralı anlaşma belgesine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18. maddesinin 3. fıkrasına göre anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhinin konulmasına karar verilmiş, ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararına karşı davalı taraf istinaf kanun yoluna başvurmuş, ... Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi’nin 19.12.2018 tarihli kararı ile davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 01.08.2018 tarih,... Esas, 2018/1532 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi’nin 19.12.2018 tarihli kararına karşı davacı taraf temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Arabuluculuk 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile hukukumuza giren “Mahkeme dışı“ çözüm yollarından birisidir. Arabuluculuğa ilişkin usul ve esaslar, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda düzenlenmiş olup, Kanun’un 18/3. maddesi icra edilebilirlik şerhi verilmesinin usulünü düzenlemiştir.
6325 sayılı Yasa' nın 18/3. maddesi aynen;
“(3) İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır. Ancak arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır. Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan başvuru ile bunun üzerine verilecek kararlara karşı ilgili tarafından istinaf yoluna gidilmesi hâlinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınır.“ şeklindedir. İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi işlemi kanunda açıkça çekişmesiz yargı işi olarak nitelendirilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-ç maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar temyiz kanun yoluna başvurulamayan karar arasında sayılmıştır. 6352 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu’nun 18/3 maddesinde “icra edilebilirlik şerhinin” verilmesinin çekişmesiz yargı işi olarak düzenlenmiş olması ve HMK’nın 362. maddesinde “çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararların” temyiz edilemeyen kararlar arasında sayılması birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Temyiz isteminde bulunulan Bölge Adliye Mahkemesi kararının arabuluculuk tutanağına icra edilebilirlik şerhi verilmesi talebine ilişkin olup, 6352 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/3. ve HMK’nın 362. maddelerine göre, temyiz edilemeyen karar olduğundan, davacı vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 19/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.1
İcra Edilebilirlik Şerhi Sadece Anlaşma Yapılan Taraf İçin Verilebilir#
Anlaşma belgesinde karşı taraf olarak iki şirketin yer aldığı ve anlaşma sağlanamayan şirket yönünden de icra edilebilirlik şerhi verilmesi için talepte bulunulduğu, icra edilebilirlik şerhi karar başlığında da bu şirketin gösterildiği anlaşılmakla, bu davalı yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken her iki davalı yönünden talebin kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan karar kaldırılarak bu davalı yönünden talebin reddine karar verilmiştir.2
Borcun İtfa Edildiği Veya İstenemeyeceğine İlişkin İddi Ve Savunmalar İcra Edilebilirlik Davasında Dinlenemez#
Anlaşma belgesinden sonra borcun ve taahhüdün itfa edildiği veya herhangi bir sebeple istenemeyeceğine ilişkin iddia ve savunmaların icra edilebilirlik davasında incelenemeyeceği bu tür iddiaların ancak cebri icraya başvurulmuş ise İİK 33.maddesi uyarınca icranın geri bırakılması, borçtan kurtulma yada menfi tespit davalarında dinlenmesi mümkündür. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin icra edilebilirlik şerhi vermesine dair kararında 6325 Sayılı Yasanın 18.maddesi hükümlerine aykırılık görülmemiştir.3
İcra Edilebilirlik Şerhinde Adli Tatilde Süreler İşler#
Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi talebi çekişmesiz yargı işidir ve adli tatile tabi olmadığından sürelerin işlemesine engel bir durumun olmadığı ve başvurusu süresinin geçirildiği anlaşılmakla HMK 352 maddesi gereği davacının istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.4
Anlaşma Yoksa İcra Edilebilirlik Şerhi De Verilemez#
Taraflar arasında arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varılmadığı dikkate alındığında icra edilebilirlik şerhinin ancak anlaşmaya varılması halinde verilebileceği şeklindeki açık düzenleme karşısında talebin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.5
Arabuluculuk Sürecine Katılmayan Taraf İçin İcra Edilebilirlik Şerhi Verilemez#
İstinaf yoluna başvuran iş ortaklığının arabuluculuk anlaşma görüşmelerine katılmayıp arabuluculuk son tutanağında imzasının bulunmaması sebebiyle onun yönünden HMK 114/1-d delaletiyle taraf ehliyeti dava şartı eksikliği nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereği talebin usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle bu iş ortaklığı yönünden de icra edilebilirlik şerhi verilmesi talebinin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.6
Yetkili Mahkeme#
Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesine yönelik talebinde, Arabulucunun görevlendirildiği Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının bulunduğu yerin, arabulucunun görev yaptığı yer olarak kabul edilmesi gerektiği ve arabuluculuk anlaşma belgesinin İstanbul Çağlayan adliyesi uzlaşma bürosunda düzenlendiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.7
İcra Edilebilirlik Şerhi Karşı Tarafa Tebliğ Edilmelidir Ve Karşı Vekalete Hükmedilmelidir#
arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesine ilişkin talepler arabuluculuk faaliyetinin devamı şeklinde değerlendirilemez ve ayrıca vekalet ücreti verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesine ilişkin talepler yönünden ne miktarda vekalet ücreti verileceği açık bir şekilde gösterilmemiştir. Bu durumda dairemizce arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesine ilişkin davalarda haklı çıkan taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2.kısım 1.bölüm 1-a bendinde düzenlenmiş; duruşmasız olarak sonuçlandırılan "Görülmekte olan bir dava içinde olmamak koşulu ile ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, delillerin tespiti, icranın geri bırakılması, ödeme ve tevdii yeri belirlenmesi işleri için" öngörülen avukatlık ücretinin kıyasen uygulanması ve bu miktar kadar avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.8
İcra Edilebilirlik Şerhi Karşı Tarafa Tebliğ Edilmelidir#
Arabuluculuk Kanunu'nun 18. maddesi ile HMK. nun hukuki dinlenilme hakkına ilişkin 27 ve basit yargılamaya ilişkin 385 vd. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde “ icra edilebilirlik şerhi verilmesi “ istemi halinde, ister dosya üzerinden, ister duruşma yapılarak karar verilsin talep dilekçesinin karşı tarafa tebliği şarttır. Bu hukuki dinlenilme hakkının gereğidir.9
Yapma etme edimini içeren anlaşmalar icra edilebilir değildir#
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Arabuluculuk anlaşma tutanağına dayanılarak başlatılan ilamlı takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair şikayetleri ile birlikte mülkiyet hakkını kısıtlar şekilde icra takibi ile kira sözleşmesi yapmaya zorlanayamayacağını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddine, borçlunun istinaf başvurusun da Bölge Adliye Mahkemesince; esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Alacaklının, ilamlı icra takibi yapabilmesi için, elinde bir mahkeme ilamı veya kanunların mahkeme ilamı niteliğinde saydığı bir belgenin bulunması gerekir.
İlamdan başka açık kanun hükümleriyle bazı belgeler ilam niteliğinde kabul edilmiştir. İlam niteliğindeki bu belgeler, İİK’nın 38. maddesinde veya özel kanunlarda belirtilmiştir. Gerek İİK'da belirtilsin gerekse de özel kanunlarda belirtilsin, ilam niteliğinde olan bu belgeler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir.
Özel kanunlarda belirtilen ilam niteliğinde belgelerden biri de 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/2. maddesi gereğince icra edilebilirlik şerhi içeren anlaşma belgesidir. Bir başka deyişle söz konusu belgenin ilam niteliğinde belge sayılmasının koşulu icra edilebilirlik şerhi verilmesidir. Pek tabidir ki; bu durum bahsi geçen şerhi içeren belgenin her koşulda ilamlı takibe konu edileceği anlamına gelmez. Bir başka ifadeyle, ilamlı takibe konu edilmesi halinde yapılacak şikayet üzerine takibin iptaline karar verilemeyeceği sonucuna varılamaz. Zira her mahkeme ilamı da ilamlı takibe konu edilememektedir. Örneğin; eda hükmü içermemesi halinde mahkeme ilamı da ilamlı icra takibine konu edilemez.
Somut olayda takibe konu edilen icra edilebilirlik şerhi içeren ve tarafları ... ve ... olan 25.12.2023 tarihli anlaşma belgesinin 1. maddesinde “Taraflar 1.01.2024 tarihi itibariyle aylık kira bedelinin 10.000,00 TL (onbinTL) olmasını, 1.01.2025 tarihinden itibaren ise aylık 13.500,00 TL, 1.01.2026 tarihinden ve takip eden dönem başlarında kira bedelinin tüfe oranında artırılmasını ve kiracısı ..., tahliye tarihine kadar kefilinin ise ... olması hususunda anlaşmışlardır.
Taraflar bu anlaşmaya uygun olarak yeni bir kira sözleşmesi düzenlemeyi de kabul etmektedirler ...” şeklinde hüküm bulunduğu, bu belgeye dayalı olarak ... tarafından ... aleyhine anlaşma belgesinde kararlaştırılan yeni tarihli kira sözleşmesi düzenlenmesi edimi yönüyle başlatılan icra takibinde borçluya örnek 4-5 nolu ödeme emri tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 30/1. maddesinde; ''Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24'üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işin yapılmasını emreder.'' hükmüne yer verilmiştir. İİK'nın 30/II maddesi ise bir işin yapılmasına ilişkin ilamların nasıl icra edileceğini düzenler. Bu maddeye göre, yapma borçları ifa şekilleri açısından şahsa bağlı olmayan işler (borcun konusu olan iş, borçlunun kişisel özelliklerini gerektirmiyorsa - örneğin bir duvarın örülmesi edimi- borçlu tarafından yapılmaması durumunda, masrafı borçludan tahsil edilmek üzere üçüncü bir kişiye yaptırılabilir) ve şahsa bağlı olan işler (borcun sadece borçlu tarafından yapılabilecek nitelikte olması durumunda -örneğin bir ressamın tablo yapması edimi- borçlunun edimi yerine getirmeye zorlanması para cezası ve tazyik hapsi gibi yaptırımlarla sağlanır) şeklinde iki temel kategoriye ayrılır.
İcra takibinin konusu olan "kira sözleşmesi yapma borcu", borçlunun bizzat rıza göstermesi, imzalaması ve bu imzayla bir hukuki işlem iradesini açıklaması gereken bir eylemdir. Bu edim, paranın tahsili, taşınır veya taşınmazın teslimi gibi fiziksel olarak gerçekleştirilebilen edimlerden köklü bir şekilde ayrılır İİK m. 30/II'nin öngördüğü tazyik hapsi, borçlunun sadece fiziksel bir eylemi yerine getirmesini sağlamak için bir baskı aracıdır. Bu yaptırım, borçlunun hukuki iradesini zorla beyan etmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.
Diğer taraftan, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 15/4 maddesinde "Niteliği gereği yargısal bir yetkinin kullanımı olarak sadece hakim tarafından yapılabilecek işlemler arabulucu tarafından yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Sözleşme yapma vaadi (ön sözleşme) borcunun cebri icrası ancak ve ancak bir mahkeme kararı ile mümkündür. Eğer borçlu sözleşmeyi imzalamaktan kaçınırsa, alacaklı (kiracı), mahkemeden aynen ifa davası açarak borçlunun iradesinin mahkeme hükmüyle ikame edilmesini talep edebilir. Bu tür bir mahkeme kararı, inşaî hüküm niteliğindedir; yani yeni bir hukuki durum (sözleşmenin kurulmuş olması) oluşturur. İcra Dairesi, bu tür bir inşaî yetkiye sahip değildir. Arabuluculuk tutanağı, tarafların sadece bir vaadini belgelemektedir; mahkemenin inşaî hükmünü içermemektedir. Bu nedenle, bu yönde hüküm içeren arabuluculuk anlaşma belgesine dayalı icra takibi başlatılarak borçlu kira sözleşmesi yapmaya zorlanamaz.
O halde, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile borçlu hakkındaki takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 9.05.2025 tarih ve 2025/2 18... /721 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Çanakkale İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28.11.2024 tarih ve 2024/6 81... /882 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.10
Ticari Uyuşmazlıklarda Anlaşma Belgesinin İlam Niteliği (6325 s.K. m.18/4 Değişikliği)#
Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı hâller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun; ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.
Bu yöndeki kararlar: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2025/804 E., 2025/1425 K., 24.09.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/881 E., 2024/1163 K., 04.07.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2026/616 E., 2026/840 K., 09.04.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2023/1545 E., 2024/630 K., 24.05.2024; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/1616 E., 2024/1995 K., 25.12.2024
Kaynaklar
- Yargıtay 9. HD 2019/2564 E., 2019/6061 K. ↩
- İstanbul BAM 36.HD, 2020/458 E, 2020/547 K. ↩
- Bursa BAM 3.HD, 2019/3837 E, 2019/3496 K. ↩
- Antalya BAM 10.HD, 2019/2343 E, 2019/2081 K. ↩
- Gaziantep BAM 4.HD, 2019/1450 E, 2019/1142 K. ↩
- Samsun BAM 6.HD, 2019/2893 E, 2019/2837 K. ↩
- İstanbul BAM 37.HD, 2019/2059 E, 2020/323 K. ↩
- Bursa BAM 4. HD, 2019/1506 E, 2019/1468 K. ↩
- Yargıtay 9. HD, 2016/31376 E, 2016/21368 K. ↩
- Yargıtay 12. HD 2025/6239 E. 2025/7199 K. ↩