İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Anlaşma Belgesinin Kapsadığı Çalışma Dönemi

Arabuluculuk 3 dk okuma

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali istemine ilişkindir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki dosya içerisinde mevcut bulunan işe giriş/ayrılış bildirgelerine göre davacının ilk işe giriş tarihi 18.11.2008, ayrılış tarihi ise 27.04.2015 olup bu döneme ilişkin kıdem tazminatının davacı tarafından nakden ve tamamen alındığına dair davacı imzasını içeren kıdem tazminatı bordrosu da dosyada bulunmaktadır. Davacının 02.06.2015 tarihinde tekrar işe girişinin yapıldığı, 15.11.2022 tarihinde ise iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Buna göre uyuşmazlığa konu ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin davacının 02.06.2015-15.11.2022 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin olduğu gözetilmeden, davacının 2008-2022 tarihleri arasındaki tüm çalışma dönemini kapsadığı kabul edilerek değerlendirme yapılması doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenle ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin 02.06.2015-15.11.2022 tarihleri arasındaki çalışma dönemi için düzenlenmiş olduğu dikkate alınarak geçerli bir anlaşma belgesi bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dairemiz uygulamasına göre arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, maddi hukuka ilişkin bir borçlar hukuku sözleşmesidir. Diğer maddi hukuk sözleşmelerinin geçerliliği için gerekli şartlar arabuluculuk anlaşma belgesi bakımından da aranmalıdır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 31.10.2022 tarihli ve 2022/11077 Esas, 2022/13780 Karar sayılı kararı). Anlaşma belgesinin 6325 sayılı Kanun'un 18/5 hükmü kapsamında geçerli bir belge olarak kabul edilmesi için gerekli koşullar Dairemizin 10.10.2024 tarihli ve 2024/10147 Esas, 2024/13332 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.

Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesi ile davalı işveren tarafından davacıya iş sözleşmesinin feshedildiği bilgisinin verildiği, davacı işçinin borçlarının olması nedeni ile davalı işverene işe devam etmek istediğini söylediği ancak işine kesin olarak son verildiğinin ifade edildiği ve tazminatlarını alabilmesi için bir kısım evrakları imzalaması gerektiği söylenerek Şirketin arabuluculuk işlemlerini yapan arabulucunun ofisine götürüldüğü ifade edilmiştir. Şu hâlde, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından arabuluculuk görüşmesi öncesinde sona erdirildiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamakta olup Bölge Adliye Mahkemesince fesih ve arabuluculuk süreçlerinin birlikte yürütüldüğü sonucuna ulaşıldığı, iş sözleşmesinin arabuluculuk sürecinden önce sona erdiği kanıtlanamadığı, taraflar arasında henüz bir uyuşmazlık çıktığının kanıtlanamaması nedeniyle başlatılan arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen son tutanak veya anlaşma belgesi de geçerli kabul edilemeyeceğine ilişkin değerlendirme hatalı bulunmuştur.1

Tutanağa TBK m.420'ye Aykırı Şekilde İbra Etkisi Kazandırılamaz#

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabuluculuk başvurusunu davacının yapmadığı, arabulucu görüşmesinin davalı işyerinde yapıldığı, taraflar arasında uyuşmazlık çıktığından söz edilebilmesi için taraflardan birinin diğer tarafa karşı alacak, tazminat ve işe iade gibi bir hak iddiasında bulunması bunu ileri sürmesi; ancak karşı tarafın bu iddia ve talebi kabul etmemesi sonucunda kendi aralarında anlaşamamış olmaları gerekeceği, tarafların aralarında bir uyuşmazlık bulunmadan yapılan arabuluculuk görüşmesinin geçerli olamayacağı, tutanağa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 420. maddesine aykırı şekilde ibra etkisi kazandırılmaya çalışıldığı, ihtiyari arabuluculuk son tutanağının ve anlaşma belgesinin iptalinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Değerlendirme ve Gerekçe: Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali istemine ilişkindir

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2

Kaynaklar

  1. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/8443 E., 2025/9371 K., 02.12.2025 ↩
  2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/5573 E., 2025/7521 K., 08.10.2025 ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Arabuluculuk

Bu konudaki diğer yazılar

Arabuluculuk Başvurusu ve Başvuru Konuları

Asıl işveren-alt işveren için başvuru, başvuru türünün yanlış seçilmesi, başvuru ile son tutanaktaki konuların farklılığı ve icra dosyaları.

Arabuluculuk15 dk okuma

Arabulucunun Tarafsızlığı

Tarafsızlıktan şüphe hâlinde bildirim, arabulucunun bir tarafın avukatı olması, aynı büroda çalışma ve önceden ayarlanan arabulucu.

Arabuluculuk13 dk okuma

Arabuluculukta Taraflar ve Taraf Sıfatı

İşveren vekilinin yetki belgesi, site yönetimi, adi ortaklık, asıl-alt işveren, işe iadede zorunlu dava arkadaşlığı ve kamu kurumları.

Arabuluculuk14 dk okuma
WhatsApp