İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Anlaşma Belgesinin İlam Niteliği

Arabuluculuk 7 dk okuma

Dava Şartında Da Taraflar Ve Avukatları Birlikte İmzalarsa Ancak İlam Niteliğinde Belge Olur#

Dava şartı olan arabuluculuk sürecinde, arabulucu tarafından düzenlenen 01.11.2021 tarihli son tutanak incelendiğinde, sürecin anlaşma ile sonuçlandığı görülmektedir. İlk Derece Mahkemesince sözü edilen anlaşma belgesi, ilam niteliğinde belge olarak kabul edilmiştir. Ne var ki 01.11.2021 tarihli belge, sadece taraf vekilleri ve arabulucu tarafından imzalanmış; asıllar tarafından imzalanmamıştır.

Kararın İlgili Hukuk kısmının (5) numaralı paragrafında yer verilen 6325 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre arabulucu tarafından düzenlenen anlaşma belgesinin, icra edilebilirlik şerhi olmaksızın ilam niteliğinde belge kabul edilmesi; taraflar ve avukatları ile arabulucunun tutanağı birlikte imzalamaları halinde mümkündür.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre kararın İlgili Hukuk kısmının (5) numaralı paragrafında yer verilen 6325 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda icra edilebilirlik şerhi verilmesi istemiyle arabulucunun görev yaptığı Sulh Hukuk Mahkemesine yapılan bir başvuru da söz konusu değildir.

Şu halde arabulucu tarafından düzenlenen 01.11.2021 tarihli anlaşma belgesi, ilam niteliğinde belge değildir.1

Taraflar Ve Vekilleri Birlikte İmzalamışsa Ancak İlam Niteliğinde Belge Olur#

6325 sayılı Yasanın 18/1 maddesinde anlaşma belgesinin taraflar ve arabulucu ile imzalanması yeterli görülmüş iken 18/4 maddesinde "taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları" belge olması aranmıştır. Olayımızda …/2019 tarih ve 2019/… nolu arabuluculuk anlaşma tutanağı, arabulucu ve taraf vekilleri arasında imza edildiğine göre belgede asillerin imzası mevcut olmadığından icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılması mümkün değildir.2

Anlaşma Belgesi Taraflar Veya Avukatları İmzalarsa Da İlam Niteliğindedir#

6325 sayılı Kanunun 18/4. maddesi gereğince arabuluculuk anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılabilmesi için lafzi değil amaçsal yorum yapılarak ve kanunun 17/2 bendi ile 18/1 bendi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, anlaşma belgesinin arabulucu dışında taraflar veya avukatlarınca imzalanmasının yeterli olup taraflar ve avukatlarının her ikisinin birlikte imzasının aranmayacağından davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.3

İlamlı Takip#

Şarta Bağlı Anlaşmalar İcra Edilebilirlik Şerhi Alsa Da İlamlı Takibe Konu Edilmez#

20/08/2020 tarihli arabuluculuk tutanağına icra edilebilirlik şerhi verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olduğu gerekçesiyle uzlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhinin verilmesine karar verildiği, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine, “kesin” olarak karar verildiği görülmüştür.

Aynı belgeye ilişkin olarak, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2022/438 Esas - 2022/567 K. sayılı dosyasının incelenmesinde;

İcra edilebilirlik şerhi verilen 20/08/2020 tarihli arabuluculuk tutanağına dayanılarak yapılan takibin iptali istemiyle şikayette bulunulduğu, ilk derece mahkemesince arabuluculuk tutanağının eda hükmü içermediğinden ilamlı takibe konu edilemeyeceği gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Bahsi geçen Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin kesin kararları arasındaki uyuşmazlık, icra edilebilirlik şerhi taşıyan 20/08/2020 tarihli arabuluculuk tutanağının ilamlı takibe konu edilip edilemeyeceğine ilişkindir.

Alacaklının, ilamlı icra takibi yapabilmesi için, elinde bir mahkeme ilamı veya kanunların mahkeme ilamı niteliğinde saydığı bir belgenin bulunması gerekir.

Mahkeme kararının taraflardan her birine verilen hüküm nüshasına ilam denir. “İlamın icra edilebilmesi için yargılamaya son vermesi ve uyuşmazlığı esastan çözümlemesi yeterli değildir. Ayrıca, onun cebri icraya elverişli bir nitelik taşıması gerekir. İlamın cebri icraya elverişli bir nitelik kazanabilmesi ise, onun ‘verme’, ‘yapma’ ya da ‘yapmama’ şeklinde belirtilen bir eda emrini içermesine bağlıdır… Buna karşılık, bir eda emrini içermeyip, sadece bir hukuki ilişkinin varlığını ya da yokluğunu tespit eden ilamlarla, yeni bir hukuki durum yaratan veya var olan bir hukuki durumu ortadan kaldıran ya da onu değiştiren ilamlar, nitelik itibariyle cebri icraya elverişli değildirler…” (TANRIVERDİ, S. İlamlı İcra Takibinin Dayanakları ve İcranın İadesi, 1996, s: 43)

Ayrıca belirtelim ki; edaya ilişkin ilamın icra edilebilecek kısmı ‘hüküm fıkrası’dır. Bunun dışındaki kısımlar –örneğin gerekçede belirtilen kısımlar icra edilemezler. İcra dairesi de ilamların hüküm bölümünü aynen infazla görevlidir. Ne icra dairesi ve ne de icra mahkemesi, hükümde yer almayan bir hususta yorum yoluyla sonuca gidemez.

İlamdan başka açık kanun hükümleriyle bazı belgeler ilam niteliğinde kabul edilmiştir. İlam niteliğindeki bu belgeler, İcra ve İflas Kanunu’nun 38 inci maddesinde veya özel kanunlarda belirtilmiştir. Bu nedenle ilam niteliğinde belgelerin tespit edilebilmesi için yalnızca İcra ve İflas Kanununa bakmak yeterli olmaz. İcra ve İflas Kanunu dışında özel kanunlarda da ilam niteliğinde belgelerin sayılması ilamlı icranın kapsamının genişlemesine yol açmıştır. Gerek İcra ve İflas Kanunu’nda belirtilsin gerekse de özel kanunlarda belirtilsin, ilam niteliğinde olan bu belgeler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir.

Özel kanunlarda belirtilen ilam niteliğinde belgelerden biri de Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu’nun 18/2. maddesi gereğince icra edilebilirlik şerhi içeren anlaşma belgesidir. Bir başka deyişle söz konusu belgenin ilam niteliğinde belge sayılmasının koşulu icra edilebilirlik şerhi verilmesidir. Pek tabidir ki; bu durum bahsi geçen şerhi içeren belgenin her koşulda ilamlı takibe konu edileceği anlamına gelmez. Bir başka ifadeyle, ilamlı takibe konu edilmesi halinde yapılacak şikayet üzerine takibin iptaline karar verilemeyeceği sonucuna varılamaz. Zira her mahkeme ilamı da ilamlı takibe konu edilememektedir. Örneğin; eda hükmü içermemesi halinde mahkeme ilamı da ilamlı icra takibine konu edilemez.

Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; somut olayda takibe konu edilen icra edilebilirlik şerhi içeren 20/08/2020 tarihli anlaşma belgesinin 4. maddesinde yer alan “Yüklenici dükkanların iskanını ... bu sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 3 AY SÜRE içerisinde alacaktır. Arsa sahibinin iki adet bağımsız bölüm ... yeri bulunmakta olup bu süre sonunda iskan alınmaması halinde bağımsız bölüm işyeri başına aylık 2.000,00-TL. Ödeyecektir. ...” şeklindeki hüküm incelendiğinde; alacağın şarta bağlandığı, eda hükmü içermediği anlaşılmıştır.

Bu durumda, bahsi geçen icra edilebilirlik şerhi içeren arabuluculuk anlaşma belgesinde; alacağın şarta bağlanması, eda hükmü içermemesi nedeniyle söz konusu belgenin ilamlı takibe konu edilemeyeceği açık olup ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin kesin kararları arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle "icra edilebilirlik şerhi içeren 20/08/2020 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesinde; alacağın şarta bağlanması, eda hükmü içermemesi nedeniyle söz konusu belgenin ilamlı takibe konu edilemeyeceği" nin kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin kesin kararları arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, oy birliği ile kesin olarak 26/09/2022 tarihinde karar verildi.4

Arabulucu Tutanağına İcra Edilebilirlik Şerhi Alınıp İlamlı Takip Başlatılabilir Başlatılan Takip Üzerinden Devam Edilebilir#

Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde, müvekkilinin itirazı üzerine takibin durduğunu, takip alacaklısı ile arabuluculuk yoluna başvurduklarını ve 134.100,00 TL ödeme yapılması yönünde anlaşma sağlandığını, anlaşma bedelinin pandemi sebebiyle ödenememesi üzerine aynı icra dosyası üzerinden arabuluculuk tutanağına icra edilebilirlik şerhi alınarak ilamlı icra takibi başlatıldığını ve takibe devam edildiğini, itiraz üzerine duran ilamsız takibin, itirazın iptali veya itirazın kaldırılması talebi olmaksızın devam edemeyeceğini yine arabuluculuk tutanağı yeni bir icra dosyası üzerinden takibe konulması gerekirken ilamsız takip üzerinden takibe konulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek takibin durdurulmasını ve hacizlerin fekkini talep etmiştir.

…

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan 18.11.2019 tarihli anlaşma belgesinin içeriğinde toplam 134.100,00 TL'lik borcun altı eşit taksitle ödenmesine karar verildiği, taksitlerden herhangi birinin aksatılması halinde takibe devam edileceği kararlaştırıldığından, arabuluculuk anlaşma belgesinin borçlu tarafından kabul edildiği ve icra edilebilirlik şerhi ile ilam niteliği kazanan belgeye dayalı olarak takip başlatılmasında hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

….

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabuluculuk tutanağında taksitlerden herhangi birinin aksatılması halinde başvurucunun icra dosyası kapak hesabı üzerinden takibe devam edebileceği hususu karar altına alındığı, borçlunun arabuluculuk sözleşmesindeki şartları yerine getirmediği gerekçesiyle takibe devam edilmesinde yasal bir engel bulunmadığı gerekçesiyle İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 16.03.2021 tarih 2020/1147 Esas - 2021/471 Karar sayılı kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun HMK 353(1)-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

…

Arabuluculuk sözleşmesindeki takibin devamına şeklindeki hükmün geçerli olmadığını, icra takibinin durması sebebiyle itirazın kaldırılması veya itirazın iptali talebinde bulunulması gerektiğini, Arabuluculuk Kanunu'nun 15/4 maddesi uyarınca yargısal yetkinin kullanımı olarak hakim tarafından yapılabilecek işler arabulucu tarafından yapılamayacağını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

…

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.5

Kaynaklar

  1. Yargıtay 9. HD 2022/12111 E. 2022/11575 K. ↩
  2. Antalya BAM 6.HD, 2019/1805 E, 2020/151 K. ↩
  3. Samsun BAM 6.HD, 2019/478 E, 2019/563 K. ↩
  4. Yargıtay 12. HD 2022/9143 E., 2022/9318 K. ↩
  5. Yargıtay 12. HD 2022/9640 E., 2023/2630 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Arabuluculuk

Bu konudaki diğer yazılar

Arabuluculuk Başvurusu ve Başvuru Konuları

Asıl işveren-alt işveren için başvuru, başvuru türünün yanlış seçilmesi, başvuru ile son tutanaktaki konuların farklılığı ve icra dosyaları.

Arabuluculuk15 dk okuma

Arabulucunun Tarafsızlığı

Tarafsızlıktan şüphe hâlinde bildirim, arabulucunun bir tarafın avukatı olması, aynı büroda çalışma ve önceden ayarlanan arabulucu.

Arabuluculuk13 dk okuma

Arabuluculukta Taraflar ve Taraf Sıfatı

İşveren vekilinin yetki belgesi, site yönetimi, adi ortaklık, asıl-alt işveren, işe iadede zorunlu dava arkadaşlığı ve kamu kurumları.

Arabuluculuk14 dk okuma
WhatsApp