İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Sitede site görevlisi olarak çalıştığı, davacının bazı hâl ve hareketleri nedeniyle diğer çalışan B.K. tarafından yönetime şikayet edilmesi üzerine hem B.K.'nin hem de davacının ... sözleşmesinin işveren tarafından sona erdirilme gayesinin güdüldüğü, işten ayrılma sebeplerinin Kuruma kod 3 (işçinin istifası) olarak bildirildiği, halbuki davacının ... sözleşmesinin, işveren tarafından feshedildiği hususunun dosyaya sunulan 17.11.2021 tarihli fesih bildirimi tebligatı ile ... olduğu, buna göre davacının ... sözleşmesinin kendisine verilecek bir kadro bulunmadığından bahisle sona erdirildiği ve davalı tarafın bu fesih sebebi ile bağlı olduğu, fesih bildiriminin 17.11.2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ancak davacının davalı ... tarafından bulunan arabulucu ofisine 29.....2021 tarihinde gittiği ve taraflar arasındaki ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin 29.....2021 tarihinde düzenlendiği, dosyada davacının ... sözleşmesinin işverence sona erdirildiğine ilişkin yazılı fesih bildirimi olmasına rağmen ... sözleşmesinin sona erme nedeninin SGK'ya istifaya ilişkin kodun bildirildiği, ayrıca davacı için arabuluculuk anlaşma belgesinde toplam adet alacak kalemi yönünden toplam 1.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığı, tüm bu hususlar nazara alındığında 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 28 ... maddesinde düzenlenen aşırı yararlanma hükümleri doğrultusunda edimler arasında orantısızlık bulunduğu ... olan ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olduğundan bahsedilemeyeceği, ayrıca 6098 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin emredici nitelikte olduğu, bu düzenleme nedeni ile işveren ve işçi arasında, işçilik alacakları konusundaki uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarih ve ibra beyanının içeriği dikkate alındığında, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri bir zamanda uyuşmazlık konusu olmadan ve işçinin başvurusu bulunmadan ibra niteliğinde arabuluculuk tutanağı düzenlendiği, bu şekilde aşırı yararlanma hükümleri içeren ve ibra niteliğinde bulunan ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin araubuluculuğun amacına uygun olmadığı ve iptalinin gerektiği kanaatine varıldığından davanın kabulüne ve taraflar arasında imzalanan 29.....2021 tarihli 2021/131109 numaralı ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıkları ve Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18 ... maddesinin beşinci fıkrasında “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” düzenlemesinin yer aldığı, bu hükmün Kanunun gerekçesine göre, “dava açma yasağı” olarak nitelendirildiği, Kanunda dava açma yasağının hukuki niteliği, bu yasağa rağmen dava açılması durumunda bunun sonucunun ne olacağı ve dava açma yasağının istisnalarının olup olmadığının düzenlenmediği, anlaşma belgesinin ilâm niteliğinde belge sayılacağı hükmünden hareketle anlaşmaya varılan hususlarda tarafların dava açma ihtiyacının ortadan kalktığı söylenebilir. Bu sebeple dava açma yasağı, dava şartlarından olan hukuki yarar bulunması şartının ... bir görünümü olduğu, daha açık bir ifadeyle ... bir dava şartı olduğu, dava açma yasağının istisnaları da bulunduğu; arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşma belgesinin Borçlar hukuku sözleşmesi niteliği de dikkate alındığında, aynı uyuşmazlık hakkında, özellikle bu belgenin sahteliği, anlaşmanın irade fesadı hâlleriyle sakatlandığı, anlaşmanın geçersizliği gibi durumlarda dava açılabileceği kabul edilmesi gerektiği, 6098 sayılı Kanun'un "aşırı yararlanma" başlıklı 28 ... maddesine göre, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebileceği, konuya ilişkin mevzuat hükümleri ve dosya kapsamı birlikte ele alındığında; davalı tarafın sunmuş olduğu itirazların İlk Derece Mahkemesince verilen gerekçeli kararda isabetli delil ve değerlendirmelerle tartışılmış olması, özellikle dosya kapsamındaki delil durumu ve arabuluculuk belgesinin içeriği ile borçlar hukuku sözleşmesi niteliği dikkate alındığında 6098 sayılı Kanun'un 28 nci maddesinde yer ... aşırı yararlanma durumunun ortaya konulduğu birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılarak davalı tarafın yerinde bulunmayan istinaf itirazlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ... alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.1
Salt işçinin daha fazla alacak talep edebileceği iddiası gabin oluşturmaz#
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının irade fesadına yönelik iddialarıyla ilgili ispata yönelik somut tanık anlatımları olmadığı gibi başkaca delil de sunulmadığı, arabulucunun tarafsız olmadığı iddiasının ispatlanamadığı, sadece davacının daha fazla alacak talep edebileceği varsayımı ile gerçekleşen anlaşmada belirlenen miktar ile istenebilecek tazminatın tutarı arasında orantısızlık bulunduğuna ilişkin kabulün ... başına arabuluculuk son tutanağının iptal edilmesi için yeterli olmadığına dair Mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2
İşçiye ek bir menfaat vermeden işveren tarafından arabuluculuk vasıtasıyla sözleşmenin sona erdirilmesi gabin nedeniyle geçersizdir#
Davacının iş akdi devam ederken, iş akdinin feshine ilişkin sözlü veya yazılı öncesinde işçiye bildirim yapılmadan, işyerine davalı işveren tarafından çağrılan arabulucu huzurunda arabuluculuk sürecinin başlatıldığı, aynı anda işçiye sözlü olarak iş akdinin fesih edildiğinin belirtildiği, fesih talebi davalı işverenden gelmişken ve davacıya mali hiçbir ek menfaat sağlanmadan ihtiyari arabuluculuk tutanağı ile kıdem ve ihbar tazminatları hususunda anlaşma yapılması ve diğer alacakları ve işe iade konusunda dava açmayacağı konusunda arabuluculukta anlaşıldığı iddiası edimler arasındaki aşırı nispetsizlik ve tazminatlarını alamayacakları korkutması ve karşılıklı edimler arasında açık oransızlık karşısında bu belgelerin imzalandığı iddiası karşısında tarafların ihtiyari arabuluculukta anlaştığı iddiası inandırıcı bulunmamıştır. ....Davacıya söz konusu belgelerin tazminatlarının ödenmeyeceği baskısı ile imzalatıldığı, aynı baskının benzer durumdaki tanıkların beyanı ile ispatlandığı, somut olayda davalı yönüyle aşırı yararlanmanın olduğu, bu hali ile davacının imzaladığı ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersiz olduğu anlaşılmakla, ....tarihli hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline ön sorun olarak değerlendirilerek karar verilmiştir.3
Kaynaklar