Tüketici Hakem Heyeti Kararlarına Karşı Açılan Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk Zorunluluğu Yoktur#
Davacı vekili, davalının hakem heyeti kararma konu ettiği tutarın, 09.11.2018 tarihinde iade edildiğini, Burdur İl Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının mükerrer ödemeye neden olacağını ileri sürerek itirazen 12.02.2019 tarihli kararın iptalini istemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olduğu, dolayısıyla arabuluculuğa ilişkin hükümlere uyulmadan açılan bu davada dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 18 fıkrası ile Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 73/A maddesinin birinci fıkrası göz önüne alındığında tüketici hakem heyeti kararlarına TKHK'nın 70.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan itirazlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece, tüketici hakem heyeti kararma karşı TKHK’nın 70. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan itirazı, dosyada mevcut delillere göre değerlendirerek karar vermesi gerekirken, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.1
Gemi Üzerine Kanuni İpotek Tesisi Talepli Dava Dava Şartı Arabuluculuğa Tabidir#
Dava; gemi bakım onarım hizmetlerinden doğan alacak nedeniyle gemi üzerine TTK 1013 ve 1015 maddeleri gereği kanuni ipotek tesisi talepli alacak davasıdır. Davacı dava konusu tekne üzerinde yapım ve onarım alacaklarından kaynaklı kanuni hapis hakkının bulunduğunu belirterek davaya konu ... gemi tescil ve ... gemi Kütük numaralı "..." isimli teknenin satışının engellenmesi yönünden dava sonuçlanıncaya ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 25.06.2019 tarihli tensip zaptının 12 nolu ara kararı ile dava konusu bakım-onarım hizmetlerinin ifa edilip edilmediği hususu yargılama gerektirdiğinden, mevcut delil durumu itibarı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK 389 Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Aynı yasanın 390 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır, "şeklinde düzenlenmektedir. Dosya kapsamında mevcut belgeler incelendiğinde, taraflar arasında davalıya ait geminin bakım ve onarımı konusunda ticari ilişki bulunduğu, davacı ihtiyati tedbir talebini dava dışı şirketlerin "..." gemi açıklamalı gemi malzemesi ve işçilik bedellerine ilişkin davacı adına düzenlenen faturalara ve davacı tarafından davalıya gemi ile ilgili yapılan işlerle nedeniyle düzenlediği (yer kullanım bedeli ve gecikme bedeli açıklamalı) acık ve imzasız irsaliyeli faturalara dayandırdığı, davalının da geminin bakım onarım masrafı açıklamalı dekontlarla ödemelerde bulunduğu, davalının geminin denize indirilmesini davacıya ihtar edildiği ve ihtardan sonra davacının haksız şekilde faturalar düzenlendiğine yönelik savunmalar mevcuttur. Somut olayda, dosya mevcuduna göre kanuni ipotek talebine konu borcun bulunup bulunmadığı ve özellikle miktarı hususunda yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davacı haklılığı yönünde yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı, talep olunan alacağın davalının kabulünde olmadığı, alacağın yargılama neticesi belirleneceği ve davanın da istinaf başvurusundan sonra 14.11.2019 tarihinde HMK 114/son, 6102 sayılı TTK 'nun 5/A maddesine göre arabuluculuk davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği de gözetilerek ilk derece mahkemesinin tedbir isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı-ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.2
Arabuluculuk Dava Şartı Dava Açıldıktan Sonra Tamamlanamaz#
Buna göre İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafça Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı gibi Tüketici Mahkemesine verilen görevsizlik kararının kesinleşmesine rağmen, arabuluculuk sürecinin başlatılmadığı, davanın Tüketici Mahkemesinin esasına kaydedilmesinden ve Mahkemece tensip zaptı ile arabuluculuk tutanağının sunulmasının istenilmesi üzerine arabuluculuk sürecinin başlatıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekmiştir.3
Menfi Tespit dava şartıdır#
Somut olayın incelenmesinde; her ne kadar kararda davanın niteliği itibariyle 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi gereği zorunlu arabuluculuğa başvurulması gereken uyuşmazlıklardan olmadığı belirtilmişse de, Kanun'un 73/A-1. maddesinde arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı tüketici uyuşmazlıklarının tahdidi olarak sayıldığı, menfi tespit davasının bu sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı, yukarıda yer verilen hukuk kuralları gereği arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması durumunda davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, yanılgılı gerekçeyle davanın esastan karara bağlanmış olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirir.4
TKHK m.73/A Kapsamı ve İstisnaları#
6502 s.K. m.73/A uyarınca tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar ve maddede tahdidi olarak sayılan hâller istisnadır. Menfi tespit davası bu istisnalar arasında sayılmamıştır. Tüketici, arabuluculuk ücretinden muaftır; Bakanlık bütçesinden ödenen ücret kabul-ret oranına göre paylaştırılır.5
Kaynaklar
- Yargıtay 11. HD 2021/5340 E., 2022/488 K. ↩
- İstanbul BAM 12. HD, 2019/1896 E., 2019/1597 K. ↩
- Yargıtay 3. HD 2024/369 E., 2025/201 K. ↩
- Yargıtay 3. HD 2024/2251 E., 2025/3236 K. ↩
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/539 E., 2025/703 K., 08.04.2025; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1369 E., 2024/1986 K., 03.10.2024; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1636 E., 2024/1692 K., 25.12.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/2064 E., 2025/800 K., 11.07.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/554 E., 2025/1484 K., 23.10.2025 ↩