DAVA : Davacı, alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğu tespitine itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacılar İsteminin Özeti:
Asıl ve birleşen dava dosyalarında davacı vekilleri; T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 31.03.2010 tarihli ve 34 nolu raporun 6. sayfasından itibaren alt işverenlik kavramının incelendiğini ve müfettişin bir değerlendirme yaparak asıl işin ne olduğunu tespit ettiğini ve sonuçta 17 firma ile yapılan alt işverenlik sözleşmelerini muvazaa iddiası ile geçersiz kılarak, bu firmaların işçilerinin de davacı şirketin işyerinde çalışmaya başladıkları tarihten itibaren asıl işveren işçisi sayılması gerektiğini belirttiğini, Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun gemi inşa sanayinin temel ilkelerine aykırı bir yorumu içerdiğini, davalı Şirketin amacının Ticaret Sicil Gazetesinde “...gemi ve her türlü deniz taşıtı yapımı, onarımı, donatımı ve deniz malzemelerinin imalatı vs...” olarak tanımlandığını, şirket yönetim kurulunun, 11.11.1998 tarih ve 276 sy.ile “şirket taahhütlerini yerine getirebilmek, alınacak gemi sipariş taleplerini süresinde karşılayabilmek ve bu konuda devamlılığı ve sürekliliği sağlayabilmek için gemi inşa aşamalarında ve tamir, bakım, onarım işlerinde temizlik, makine donatımı, makine ekipmanları bağlama iş ve işçilikleri, elektronik donatımı, soğutma ve ısıtma sistemleri donatımı, boru donatımı, ahşabiye donatımı, boya ve raspa işleri, kaynak ve montaj işleri ile gerektiği hallerde diğer iş ve işçilik hizmetlerini yapabilecek firmalardan teklif alınmak suretiyle hizmet ve mal satın alınması vs.” konularında alt işverenlerle çalışmaya yönelik işletmesel bir karar alındığını, müfettişin davacı şirketin asıl işini “çelik tekne ve donatım” olarak tespit ettiğini, bu tespit ve değerlendirmenin bilimsel ve teknik olarak doğru bir değerlendirme olmadığını, gemi yapım aşamalarının detaylı olarak tespit edilmesi ile bu işte alt işveren uygulamasının fiili-teknik ve mali zorunluluktan kaynaklandığının anlaşılacağını, geminin yapımının son derece karmaşık olduğunu, bu kadar gelişmiş ve kapsamlı bir teknoloji ile en hızlı 18 ay sürdüğünü, davacı şirketin gemi yapımının aşamalarında çeşitli firmalardan alt işverenlik hizmeti satın aldığını, raporda başlangıçtan itibaren davacı şirketin elemanı olarak gösterilen bir kısım alt işveren şirketin işçilerinin üstlenmiş oldukları işleri tamamlayarak tersane sahasından ayrıldığını ancak raporda halen çalışıyormuş gibi gösterildiğini, belirtilen teknik detaylardan da anlaşılacağı üzere sözleşmeleri geçersiz sayılan firmaların yaptığı işlerin, gemi inşasının çeşitli aşamalarında başlayıp bir süre devam eden işin ve işletmenin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler olup ayrı bir ekip, ekipman, teknoloji ve özellikle kişisel bilgi, beceri gerektirdiğini, gemi inşa sanayinde alt işverenlerin sıklıkla kullanılmasının bir diğer sebebinin de ülkemizde kalifiye eleman eksikliği olduğunu iddia ederek rapora itirazlarının kabulüne ve hizmet alınan 17 Firma ile yapılan sözleşmelerin geçerliliğine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Asıl ve birleşen davalarda davalı Bakanlık vekili, isimsiz bir grup işçinin İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’na yaptıkları başvuruda davacı şirket ve taşeronlarının maaşlarını iki ayda bir verdikleri, kriz bahane edilerek bir grup işçinin işten çıkarıldığı, paravan şirketlerle muvazaalı işlemler yapılarak işçi çıkartıldığı, iş kazalarının kuruma bildirilmediği bu bedenle çalışamadıkları döneme ait ödeneklerinin ödenmediği belirtilerek gerekli incelemenin yapılmasının talep edildiğini, başvuru üzerine işyerine gidilerek işçilerle görüşüldüğünü, ibraz edilen kayıt ve belgelerin incelendiğini, alt işveren vekilleri ve asıl işveren vekilleri ile görüşülerek gerekli incelemelerin yapıldığını, inceleme sonucunda davacı şirkette çalışan işçiler ile alt işvereni arasında işçi-işveren ilişkisinin mevcut olmadığı, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı, bu işçilerin başlangıçtan itibaren davalı şirket işçisi olarak işlem görmeleri gerektiği, alt işverenlere yaptırılan işlemlerin asıl işin parçası olduğu ve teknolojik nedenle uzmanlık gerektirmediğinin saptandığını, bu nedenle yapılan uygulamanın 4857 sayılı İş Kanunu’na aykırı olduğu sonucuna varıldığını, Kurum tarafından yapılan işlemin usul ve yasalara uygun olduğunu, davacı şirketin alt işverene verilen işlerin teknolojik nedenlerin varlığı ve uzmanlık gerektiren alanlara ilişkin olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, denetime konu davacı şirketin iştigal konusunun gemi inşa işi olup genel itibariyle çelik tekne ve donatım işleri olarak iki kısma ayrıldığını, davalı şirket tarafından alt işverene verildiği belirtilen işlerin gemi inşa işinden ayrılamayacak asıl işler olduğunu, denetim esnasında taşeronların bilgi, tecrübe ve emekleri ile katıldıkları gemi üretimine ilişkin tüm ekipman ve sarf malzemelerinin asıl işveren tarafından karşılandığının tespit edildiğini, alt işverenin üretimde kullandığı işçilerin uzman statüsünde olmadığını, düz işçi olarak vasıflandırılabilecek bu kimseler tarafından yapılan işlerin asıl işveren tarafından istihdam edilen mühendis, tekniker, ustabaşılar tarafından denetlendiğini ve doğrudan bu kimselerce üretime müdahale edildiğini, tersane sahasının gezilmesinde hangi işçinin hangi taşerona ait olduğu kimin hangi bölümde hangi işi yaptığının ayırt edilmesinin imkansız olduğunun gözlendiğini, alt işveren ve asıl işveren taşeron işçilerinin hangi bölümde ihtiyaç varsa orada görevlendirildiğinin belirtildiğini, bunun da alt işverene verilen işlerin hiçbir surette teknik uzmanlık zorunluluğundan kaynaklanmadığını asıl işverenin işçi çalıştırmak yerine asıl işi taşeronlar vasıtasıyla yaptırdığım ortaya koyduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, asıl işverenin alt işverenlere verdiği işlerin bir kısmının yardımcı iş olması, bir kısmının da işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesi sebebiyle yapılan alt işverenlik sözleşmelerinde muvazaalar bulunmadığına, birleşen dosya davacılarından ... Mühendislik - K.K. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı işveren ile birleşen dosya davacıları arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu ve aralarında yapılan sözleşmelerinde muvazaa bulunmadığı gerekçesiyle de davanın kabulüne karar vermiştir.
D)İstinaf başvurusu:
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından davacı Şirketlerin işyerlerinde gerçekleştirilen işin yürütümü hakkında yapılan genel teftiş neticesinde düzenlenen raporda, asıl işveren .... İle iş yerinde faaliyet gösteren diğer şirketlerle aralarında kurulan alt işveren ilişkisinin 4857 sayılı İş Kanunu 2. Maddesinde belirtilen anlamda bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin olmadığını, dolayısı ile aralarındaki ilişkinin muvazaaya dayandığının tespit edildiğini, davacı şirketin alt işverene verilen işlerin teknolojik nedenlerin varlığı ve uzmanlık gerektiren alanlara ilişkin olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, denetime konu davacı şirketin iştigal konusunun gemi inşa işi olduğu ve genel itibari ile çelik tekne ve donatım işleri olarak iki kısma ayrıldığını, alt işverene verildiği belirtilen işlerin gemi inşa işinden ayrılamayacak asıl işler olduğunu, denetim sırasında taşeronların bilgi, tecrübe ve emekleri ile katıldıkları gemi üretimine ilişkin tüm ekipman ve sarf malzemelerinin asıl işveren tarafından karşılandığının sabit olduğunu, mahkemece verilen karar ile muvazaaya dayanan bu ilişkinin tespiti amacı ile düzenlenen raporun iptalinin doğru olmadığını, bu nedenle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, “Yargıtay 22.HD nin 17.06.2013 tarih 2013/13906- 14591 EK sayılı kararında da belirtildiği üzere; Davanın kanuni dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 3/2. maddesidir. 4857 sayılı Kanun'un 3/2. maddesi aynen “Bu Kanun'un 2. maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.” hükmünü içermektedir. Kanun'un açık hükmü karşısında mahkemenin 4857 sayılı Kanun'un 3/2. maddesi çerçevesinde düzenlenen iş müfettiş raporuna karşı yapılan itiraz üzerine verdiği kararın kesin olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karar usül ve yasalara uygun olduğu” gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
1-Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtay 22.Hukuk Dairesi’nin 17.06.2013 tarihli ve 2013/13906 E. sayılı ilamına atıf yapılarak İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, atıf yapılan Yargıtay ilamının 4857 sayılı Kanun’un 6552 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile değiştirilmesinden önceki uyuşmazlık ile ilgili olduğundan, eldeki uyuşmazlığa emsal olamayacağının anlaşılması karşısında hukuken isabetsizdir.
2-Somut uyuşmazlıkta; T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca, Tersaneler Cad. No: 20 Tuzla-... adresinde faaliyet gösteren davalı ... Endüstri A.Ş. unvanlı işyerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen raporda, asıl işveren Deniz Endüstri ile işyerinde faaliyet gösteren ... Mühendislik/K.K., Simge Teçhizat ve Deniz San.Tic. A.Ş., Gemastaş Gemi Teçhizat ve Mak. San.Tic. A.Ş., İseb İnş. Gıda Tur. Nak. Gemi San. Ve Tic. Ltd. Şti., Atlas Gemi ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti., Güven Gemi M.M., Şahin Denizcilik Boya Raspa Kumlama ve Çelik Ev Aletleri Paz. Tic. Ltd. Şti., Ana Hırdavat Nalburiye Çelik Kontrüksiyon Gemi San. Tic. Ltd. Şti., AHM Gemi İnşa Tamir Bakım Turz. Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti., Karınca Gemi İnş. İzolasyon Tur. Teksil San. Tic. Ltd. Şti., Körfez Den. T.T., ... Mühendislik Gemi İnş. San. Tic. Ltd. Şti., Asist Den. San. Ve Tic. Ltd. Şti., S.S. ... Denizcilik Tekson Gemi İzolasyon Yapı Kimyasalları San. Tic. Ltd. Şti., ... Gemi İnşa San. Tic. Ltd. Şti., Anka Gemi İnşa... unvanlı şirketler arasında kurulan alt işveren ilişkisinin 4857 sayılı İş Kanunu 2. maddesinde belirtildiği anlamda bir asıl işveren- alt işveren ilişki olmadığından davalı işverenlik ile bu Şirketler arasında kurulan alt işveren ilişkisinin muvazaalı bir işleme dayandığının kabulü ile alt işverenlerin işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılması gerektiği yönünde tespit yapılmış ve eldeki uyuşmazlıklarda davacı asıl işveren ile alt işverenlikler bu tespite itiraz etmiştir.
Deniz Ticaret Odası’nın 04.08.2009 tarihli faaliyet belgesinde, davacı Şirketin amaç ve konusunun; tersane kurmak, işletmek, her türlü yüzer havuz veya kuru havuz inşası, işletmesi, çekek işleri, gemi ve her türlü deniz taşıtı yapımı, onarımı, donatımı ve deniz malzemeleri imalatı, deniz endüstrisi ile ilgili her türlü makine, tesisat, ham madde ve işletme malzemeleri imalatı, alımı, satımı, ithali, ihracı, deniz ve gemi işletmeciliği, deniz taahhüt proje, müşavirlik, ekspertiz, acentelik, mümessillik, yurtdışından gemi ve deniz malzemeleri siparişi alma bunları ihraç etme, gemi ithal etme, yurt içi ve dışında gemi kiralama veya kiraya verme, denizde petrol arama platformaları inşası, kiralama, işletme, petrollü taşıma, depolama ve bayiliği işleri yapmak ve statüsünde yazılı diğer işlerle iştigal etmek olarak belirlendiği görülmüştür.
Dosyadaki bilgi, belge ve bilhassa faaliyet belgesi ile müfettiş raporundan, teftiş incelemesine konu işyerinin tersane olduğu ve burada yeni gemi inşaatının ve gemi bakım onarım işlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan Dairemiz uygulamasına göre; tersane sektöründe yeni inşa ve bakım/onarım işleri kapsamında belirli bir iş sırasının takip edildiği, bunlarında belirli bir takvime göre gerçekleştirildiği, önceki iş yapılmadan sonrakine geçilmesinin imkânı olmadığı, bir iş yapılırken sıradaki diğer işleri yapacak olan ekibin boşta beklemesinin zorunluluk olduğu, gemi yapımında sırayla yapılması gereken işlerin her birinin ise ayrı ihtisası, mühendisliği, ustalık ve işinin ehli işçiye ihtiyaç duyulduğu, bu nedenle de Şirketlerin faaliyet alanı olan gemi yapım ve inşasında gereken tüm uzman ve teknik personeli çalıştırmasının ve gemi yapım aşamalarının her birine ait özel teçhizatı ve ekipmanı kendi bünyesinde bulundurmasının hukukî ve ekonomik koşullar dahilinde beklenemeyeceğinden, gemi inşa/onarım piyasasında sadece kendi uzmanlaştığı işleri yapan taşeron firmalardan işin yapım aşamasına göre hizmet alınmasının muvazaa olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilmektedir (örneğin Dairemizin 19/12/2018 tarihli ve 2018/3047 E. sayılı ilamı).
Bu bağlamda yukarıda değinilen Dairemiz uygulaması ile uyuşmazlığa ilişkin yapılan tespitler dahilinde; asıl davanın davacısı asıl işveren ile birleşen davaların davacısı olan alt işveren Şirketler arasındaki sözleşmelerin değerlendirilmesi gereklidir.
Dosya içeriğinden; müfettiş denetimine konu davacı asıl işveren Şirkete ait işyerinde, gemi inşa işlerinde, geminin yapımına sıfırdan başlanıp yüzecek hale getirilene kadar devam edildiği ve bu işi yaparken denetim tarihi itibariyle toplam 20 değişik taşeronla sözleşme imzaladığı anlaşılmakta olup, bu denetim sırasında ifadesi alınan asıl ve alt işveren vekilleri ile işçilerin beyanlarından, alt işveren ve asıl işveren işçilerinin hangi bölümde ihtiyaç varsa oralarda görevlendirildikleri, taşeron işçilerinin yapacakları işlerin kesin çizgilerle ayrılmadığı, teknolojik nedenlerle ihtiyaç duyulduğu için değil sadece işin hızlı bitirilmesi için çalıştırıldıkları, taşeronların gemi üretimine ilişkin tüm ekipman ve sarf malzemelerinin asıl işveren tarafından karşılandığı, alt işverenin üretimde kullandığı işçilerin uzman statüsünde olmadığı ve düz işçi olarak vasıflandırılabilecek bu kimselerce yapılan işlerin de asıl işveren tarafından istihdam edilen mühendis, tekniker, ustabaşılar tarafından denetlenip doğrudan bu kimselerce üretimlerine müdahale edildiği, yine kimi alt işveren vekili veya ortağının da diğer alt işverenliklerde sigortalı göründüğü, ayrıca alt işveren şirketlerin davacı asıl işveren dışında başka Şirketlerden hiç bir iş almadığı, sadece davacı asıl işverenin işlerinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla Dairemiz uygulamasıyla tersanecilik sektöründe benimsen kriterler dikkate alındığında, somut uyuşmazlıktaki alt işverenlik ilişkilerinin 4857 sayılı Kanun hükümlerine ve Dairemiz içtihatlarına uygun olmadığı sabittir.
Netice itibariyle; Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verdiği birleşen dava dosyası dışındaki asıl ve birleşen davalar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.1
İstifleme-Paketleme ve Yükleme
Paketleme İşi Şeker Fabrikası İçin Asıl İştir.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Şeker-İş Sendikası tarafından T.C. Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne 25.11.2016 tarihinde başvurularak; ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin sendikal örgütlenmeyi önlemek amacı ile asıl işlerini ihale yolu ile müvekkili ......Kayıt Org. ve Tic. Ltd. Şti.’ne gördürdüğü, işçilerin 19’unun şeker paketleme, 8’inin ham fabrika, l’inin türbin, 2’sinin küspe kurutma, l’inin rafineri ve kalan 20’sinin farklı birimlerde fabrikanın asıl işçileri ile birlikte aynı işi yaparak çalıştıkları, muvazaanın aleni hâle geldiği, kanunun başka hükümlerinden yararlanarak sosyal hakların engellendiğini iddia ederek muvazaalı ilişkinin tespitini talep ettiğini, Şeker-İş Sendikasının yazısında belirtilen iddialar kapsamında ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin adresindeki işyerinde işin yürütümü yönünden inceleme teftişi yapılarak 09.01.2017 tarihli ve 9651-İNC-l sayılı inceleme raporu düzenlendiğini, düzenlenen bu raporun davalı T.C. Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü A... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 19.01.2017 tarihli ve 12710312-660- 215 sayılı muvazaa tespiti hakkındaki yazısı ekinde müvekkili Şirkete gönderildiğini, davalı Kurum tarafından gönderilen 19.01.2017 tarihli yazıya göre; ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile ......Kayıt Org. ve Tic. Ltd. Şti. arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu yönünde tespitte bulunulduğunu, davalı Kurum müfettişi tarafından hazırlanan inceleme raporunun hukuka aykırı olduğunu, rapora ve rapor sonucunda muvazaaya ilişkin tespite itiraz ettiklerini, davaya konu inceleme raporunun herhangi bir şikayet hak ve yetkisine sahip olmayan ayrıca şikayet konusunda hukuki yarar dahi bulunmayan Şeker İş Sendikası tarafından yapılan şikayet üzerine düzenlenmiş olduğunu, davalı Kuruma yazılı başvuruda bulunan Şeker-İş Sendikasının A... İş Mahkemesinin 2016/11 Esas sayılı dosyası ile müvekkili Şirket ile... Şeker Fabrikası arasında muvazaaya dayalı alt işveren ilişkisi olduğu ve muvazaalı olarak faaliyet yürüttüğü A...’da faaliyette bulunan... Şeker Fabrikası işyerinde işkolu tespiti yapılmasına ilişkin talebinin Mahkeme tarafından reddedildiğini, anılan kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 31.05.2016 tarihli ve 2016/28877 Esas, 2016/25610 Karar sayılı hükmü ile onanarak müvekkili Şirketin... Şeker Fabrikasında yürüttüğü faaliyetlerin muvazaalı olmadığı hususunun kesinleşmiş olduğunu, ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.’ye ait işyerinde asıl işin pancardan şeker üretimi olduğunu, anılan Şirketin işyerinde yaptığı ağırlıklı yatırımın sadece üretime ilişkin olduğunu, işyerindeki faaliyetin teknik amacının pancardan şeker üretimi olduğunu, diğer işlerin ise asıl iş dışında yardımcı işler olduğunu, kanunda yardımcı işler açısından alt işveren asıl işveren işçilerinin birlikte çalışmasına engel bir düzenleme bulunmadığını, yardımcı işler açısından uzmanlık koşulu öngörülmediğinden, yardımcı islerde asıl işveren işçileri ile birlikte alt işveren işçilerinin çalışmasında hukuken bir engel olmadığından bu hususun muvazaanın sebebi olarak gösterilemeyeceğini, inceleme raporu kapsamında müvekkili şirketin sözleşme kapsamında yardımcı işlerde personel çalıştırdığı açık olmasına rağmen taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tamamen muvazaalı olduğu yönünde tespit ve değerlendirmelerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili Şirketin faaliyet konusu kapsamında ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde yardımcı hizmetlerde personel çalıştırmakta olduğunu, bu sebeplerle her işçi açısından yapılan işin ayrı ayrı değerlendirilerek yardımcı iş yapıldığı hususunun tespiti gerekmekte olduğunu, bu tespit yapıldığında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin muvazaalı olmadığının açıkça görüleceğini, işçilerin toplu iş sözleşmesi ve çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarının kısıtlanması gibi bir durumun söz konusu olmadığını beyan ederek taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında yardımcı işlerin ifa edilmesi nedeni ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkinde muvazaanın olmadığının tespiti ile inceleme raporunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince; dava konusu inceleme raporunun 25.01.2017 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş olduğunu, 4857 sayılı Kanun'da belirtilen 30 iş günü olan itiraz etme süresinin aşıldığını, itirazın 30 günlük hak düşürücü süre zarfında yapılmamış bulunduğunu, bu nedenle işbu davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiklerini, iş müfettişlerinin gerek şikayet üzerine gerekse İş Teftiş Kurulunun yapmış olduğu program doğrultusunda işyerlerinde her zaman denetleme/inceleme ve teftiş yapabileceklerini, davacı alt işveren ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti. ile asıl işveren ... Gıda San. ve Tic. A.Ş işyerlerinde ilk kez muvazaaya ilişkin inceleme yapıldığını, teftişte davacı ile asıl işveren tarafından ibraz edilen işyeri kayıt ve belgelerinin tetkiki sonucunda; asıl işveren ... Gıda ...ve Tic. A.Ş ile alt işveren ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti. arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu hususunun tespit edilmiş bulunduğunu, müfettiş raporuna göre; ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı işyerinde alt işveren olarak faaliyet gösteren ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti.'nin işyerinde Alt İşverenlik Yönetmeliği kapsamında işçilerin toplu iş sözleşmesi ve çalışma mevzuatından haklarını kısıtlamak amacıyla görünürde bir alt işverenlik sözleşmesi yapıldığına dair müfettişlikte kanaat oluştuğunu, alt işverenin kağıt üzerinde bir bordro şirketi olarak bulunduğu, alt işveren işçileri üzerindeki gerçek işveren yetkisinin asıl işverende olduğu, asıl işveren ile alt işveren arasındaki sözleşmenin amacının alt işverenlik sözleşmesi değil asıl işverene asıl iş ve yardımcı işlerde işçi temini sağlanması olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış, alt işveren olarak anılan ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti.'nin işçilerinin, işyerinde şeker üretiminin asıl iş ve yardımcı iş olmak üzere her bölümünde asıl işverenin araç, gereç ve ekipmanlarını kullanarak asıl işveren olarak anılan ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. unvanlı işverenin işçileri ile birlikte çalıştıkları, alt işveren olarak anılan ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti.'nin işçilerinin, işyerinde çalışma düzeni ve sürelerinin belirlenmesi ve yıllık izin kullandırma yetkisinin asıl işveren olarak anılan ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. unvanlı işveren uhdesinde olduğu, ayrıca ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti. işçilerinin işe alım ve işten çıkarma yetkisinin ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'ye ait olduğu, ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti. işçilerinin işyerinde emir ve talimatları ... Gıda San. ve Tic. A.Ş'nin ustabaşlarından aldıkları, ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işveren vekilinin, işçilerinin işyerinde hangi işleri yaptığını dahi bilmediği, şeker üretiminin yapıldığı kampanya döneminden sonra ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti. işçilerinden ...... isimli işçinin ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. tarafından işe alındığı, her ne kadar yapılan sözleşme alt işverenlik kapsamında hizmet alım sözleşmesi olarak düzenlenmiş ise de fiiliyatta yapılan işin işçi temini niteliğinde olduğu, ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işverenin fiiliyatta bordro işvereni niteliğinde olduğu, ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti. ile ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. arasında yapılan 01.08.2013 tarihli sözleşmenin 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve Alt İşverenlik Yönetmeliği ile Yargıtayın yerleşik içtihatları doğrultusunda muvazaalı olduğu ve ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti. işçilerinin başlangıçtan itibaren ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. işçisi sayılması gerektiği, bu nedenle muvazaa tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ortadan kaldırma kararında belirtilen inceleme, araştırma yapılmadan ve deliller toplanmadan yokluklarında keşif yapılarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alındığı belirtilen bilirkişi raporunun eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olduğu, hükme esas alınmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkili Şirket ile ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. arasındaki sözleşmenin muvazaalı olmadığına ilişkin kesin hüküm mevcut olduğundan kesin hükme aykırı tespit ve değerlendirmelerin kabul edilemez olduğunu, somut olayda asıl iş yardımcı iş ayrımı yapılmadan ve bu konuda hüküm kurmaya elverişli şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmadan verilen kararın açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ......Kayıt ve Org. Tic. Ltd. Şti. ile ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan sözleşme hükümlerinden yola çıkılarak muvazaa olgusunun kabulünün hukuken mümkün olmadığını, Mahkemenin gerekçesinde muvazaa olgusunu ortaya koyduğu ifade edilen hususların kabulünün mümkün olmadığını, davaya konu uyuşmazlık açısından işyerinde yürütülen asıl iş yardımcı iş tespitinin yapılmasının zorunlu olduğunu, ancak bu konuda bir tespit yapılmadığını, asıl işte davacı Şirket personeli çalışmamış olduğu hâlde aksi yöndeki gerekçe ile davanın reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, asıl işveren alt işveren işçilerinin birlikte çalışmalarının ve ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.’den sadece işin yürütümüne ilişkin emir ve talimat almalarının muvazaanın göstergesi olamayacağını, davacı Şirket çalışanlarının kamusal haklarının sınırlandırılmasının söz konusu olmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan rapor ve ek raporda alt işveren işçilerinin işyerinde asıl işverene ait araç, gereç ve ekipmanları kullanarak asıl işveren işçileri ile birlikte çalıştıkları, alt işveren işçilerinin çalışma düzeni ve sürelerinin belirlenmesi, yıllık izin kullandırma yetkisinin, işe alım ve işten çıkarma yetkisinin asıl işverenin uhdesinde olduğu, emir ve talimatları asıl işverenin ustabaşından aldıkları, alt işveren vekilinin işçilerinin işyerinde hangi işi dahi yaptıklarını bilmediği, şeker üretiminin yapıldığı kampanya döneminde alt işveren işçilerinden A. F. T. isimli işçinin asıl işveren tarafından işe alındığı, asıl işveren alt işveren arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlenmiş ise de fiiliyatta yapılan işin işçi temini niteliğinde olduğu, alt işverenin fiiliyatta bordro işvereni niteliğinde olduğu, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu yönünde görüş bildirildiği, ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. ve davacı Şirket arasında yapılan asıl işveren alt işveren ilişkisinin usulüne uygun olarak kurulmadığı, muvazaaya dayandığı tespit edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talebi ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muvazaa tespitine ilişkin iş müfettişi raporunun ve dayanak kayıtların hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve Alt İşverenlik Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri.
1.Gerek müfettiş raporundaki ifade ve tutanaklar gerekse keşfen alınan bilirkişi raporuna göre davacı ... Org. Tic. Ltd. Şti.'nin işyerinde bağımsız bir organizasyonunun bulunmadığı, nerede ihtiyaç olursa işçilerin o bölümde çalıştırıldıkları, asıl işveren işçileriyle vardiyalı çalıştıkları, tüm işverenlik yetkilerinin asıl işveren tarafından kullanıldığı dosya kapsamıyla sabit olmuştur. İhale konusu tüm işler hakkında muvazaa tespiti bu nedenle dosya kapsamına uygundur. Ham şekerin üretim aşaması ve torbalanarak depolanmasının asıl iş olduğu, sunulan iş akış şemasına göre tartışmasızdır. Ham şekeri girdi olarak kullanan şeker fabrikalarında da ürünün nihai tüketiciye ulaştrılması için toz şeker, küp şeker, kristal şeker olarak değişik boyutlarda ambalajlanması işi de asıl iştir.
2. Dairemizin benzer nitelikte bir dosyada 10.03.2022 tarihli ve 2022/1825 Esas, 2022/3239 Karar sayılı ilâmında da paketleme işinin asıl iş kapsamında olduğu, paketlemenin teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmediği, fabrika ambalajlama bölümünde Türkşeker'in işçilerinin çalışmadığı ve üretilen şekerin ambalajsız satılamayacağı belirlenmiş olmakla temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve kararın gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.2
İstifleme, Paketleme Ve Yükleme İşi Demir Çelik Mamulü Üretimi Kapsamında Yer Almamaktadır
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : TESPİT
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi asıl ve birleşen dosya davacıları vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı ... Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstrisi Anonim Şirketi (... A.Ş.) İsteminin Özeti:
Davacı vekili müvekkilinin şirketin ... merkezli olarak sınai ve tıbbi gaz üretim faaliyetleri ile dava konusu ... tesislerinde demir-çelik üretimi işi ile iştigal ettiğini, davalı Kurum müfettişlerince yapılan denetleme ve inceleme sonucunda ... adresinde sözleşmeye binaen yardımcı faaliyetler alanında yüklenici olarak faaliyet gösteren ...Bakım Onarım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında mevcut iş ilişkisinin ve buna bağlı hukuki durumun muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin ana faaliyet konusunun demir çelik mamülleri üretimi olduğunu, şirketin organizasyonunun bunun üzerine oluştuğunu, üretim dışındaki faaliyetlerin ise yardımcı faaliyetler kapsamında bulunduğunu, ana işin konusu olmayan, üretimle ilgisi bulunmayan ...Bakım Onarım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından yürütülen tahmil, tahliye, bakım ve onarım işlerinin yardımcı işlerden olduğunu, muvazaanın söz konusu olmadığını, fabrika sahasında tamamen ayrı ve bağımsız bir firma olan ...Bakım Onarım Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. çalışanlarının bakım ve onarım işlerini gerçekleştirdiğini, müfettiş raporunda çalışanların hangi haklarının kısıtlandığı yada ortadan kaldırıldığının, hangi işin asıl iş, hangi işin yardımcı iş olduğunun belirtilmediğini, yardımcı işleri yapan personelin yüklenici firmanın personeli olduğunu ileri sürerek 07/09/2016 tarih 76020743-667-37942 sayılı müfettiş raporunun iptalini talep etmiştir.
Birleşen dosya davacısı ...Bakım Onarım Demir Çelik Tahmil Tahliye Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (...Ltd.Şti) İsteminin Özeti:
Birleşen dosya davacı vekili, müvekkili şirketin müfettiş raporu düzenlenen işyerinde tahmil, tahliye ile bakım ve onarım işlerini yaptığını, ana üretim alanı demir, çelik ve mamülleri olan firmada ana üretime dahil olmayan makine bakım-onarım işleri ile yeni üretilmiş mamüllerin tahmil, tahliye işlerini yani yardımcı işler sınıfındaki işlerini müvekkili şirket çalışanlarının gerçekleştirdiğini, rapordaki muvazaa tespitinin yanlış ve mesnetsiz olduğunu, raporda hangi işin asıl iş, hangi işin yardımcı iş olduğu yönünde ayrım yapılmadığını beyan ederek, 07/09/2016 tarih 76020743-667-37942 sayılı müfettiş raporunun iptalini talep etmiştir.
Davalı- Birleşen Dosya Davalısı ... Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davanın ve birleşen davanın reddini talep etmiştir.
Davalı- Birleşen Dosya Davalısı ... Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davanın ve birleşen davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı ... A.Ş. vekili ile davacı ...Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, ... A.Ş.'den alt işverenlik sözleşmesi ile iş alan ...Ltd. Şti.'nin asıl işverenden bağımsız kendi organizasyonunun olmaması, alt işverenlik işçilerine emir ve talimatların ... A.Ş. yetkilileri tarafından verilmesi, ... A.Ş.ve ...Ltd. Şti. işçilerinin aynı alanda ve aynı işte aynı iş tanımı ile çalışmaları, asıl işveren-alt işveren çalışanı ayrımı yapılmaması, alt işveren işçilerinden bilgili ve işe yarayanların ihale dönemi bitiminde ... A.Ş. bünyesine alınması karşısında, davacı ile birleşen dosya davacısı arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna ilişkin mahkeme kanaatinin ve teftiş raporundaki tespitlerin yerinde olduğu gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... A.Ş.vekili ile davacı ...Ltd. Şti.vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 23.11.2020 tarihli, 2020/6466 esas, 2020/16298 karar sayılı ilamı ile Mahkemece alt iş verene verilen işin asıl veya yardımcı iş olup olmadığı hususunda bir tespit yapılmadan, alt iş veren işçilerinin asıl iş veren işçileri ile aynı ortamda çalıştığından bahisle asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerli kurulmadığı ya da muvazaaya dayandığının kabulünün doğru bulunmadığı, zira verilen işin yardımcı iş olması halinde asıl işveren ve alt iş veren işçilerinin aynı ortamda çalışmasına yasal bir engel bulunmadığı, bu nedenle eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan redde yönelik kararı bozularak ortadan kaldırılmış ve dosya incelenmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan araştırma ve aldırılan bilirkişi raporu sonucunda; ... A.Ş.'den alt işverenlik sözleşmesi ile iş alan ...Ltd. Şti.'nin asıl işverenden bağımsız kendi organizasyonunun olmaması, alt işverenlik işçilerine emir ve talimatların ... A.Ş.yetkilileri tarafından verilmesi,her iki davacı şirket işçilerinin aynı alanda ve aynı işte aynı iş tanımı ile çalışmaları, asıl işveren-alt işveren çalışanı ayrımı yapılmaması, alt işveren işçilerinden bilgili ve işe yarayanların ihale dönemi bitiminde ... A.Ş. bünyesine alınması, ...Ltd. Şti. işçilerinin yaptıkları işlerin üretilen malın genel iş akışında, üretim akışında yer alması ve asıl iş niteliğinde olması, ...Ltd. Şti. işçilerinin yaptıkları işler olmadan üretimin devam etmesinin mümkün olmaması karşısında davacı ile birleşen dosya davacısı şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu kanaatine varıldığı belirtilerek dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
İlk Derece Mahkemesi tarafından Dairemizin 23.11.2020 tarihli, 2020/6466 esas, 2020/16298 karar sayılı araştırmaya yönelik bozma ilamına uyulmasına karar verilerek alt işverene verilen işin asıl mi, yardımcı iş mi olduğu hususunun belirlenmesi konusunda işyerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmek üzere aralarında insan kaynakları uzmanı, endüstri mühendisi ve hukukçu bilirkişinin bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyetince 03.11.2021 tarihinde taraf vekillerinin katılımı ile işyerinde inceleme yapılmak istenmişse de davacı ...Ltd. Şti.'nin davacı ... A.Ş. nezdinde faaliyetine devam etmemesi nedeniyle fiili durum tespiti yapılamamış, ancak davacı ...Ltd. Şti. çalışanları iken daha sonra davacı ... AŞ. kadrosuna geçen R.R., N.N. ve L.L. isimli işçiler ile üretim alanında, Y.Y. isimli işçi ile ise telefonda görüşülmek suretiyle alınan ifadelerle davaya konu ... İş Müfettişleri tarafından hazırlanan raporda yer alan tespitler, davacı şirketler arasında yapılmış olan hizmet alım sözleşmesi ve ... AŞ. ... Tesislerinde yapılan iş birlikte değerlendirildiği belirtilerek; ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. arasındaki 01.01.2016-31.12.2016 dönemi kapsayan ... A.Ş.’nin ... Tesislerine ilişkin hizmet alım sözleşmesinde alt işverene verilen görevlerin; “yükleme, boşaltma, istifleme, paketleme ve ilgili işler, bakım onarım işleri, montaj, demontaj ve temizlik işleri, ayrıca verilecek ek işler” olarak gösterildiği, ... müfettişleri tarafından hazırlanan 23.06.2016 tarihli raporda ise ...Ltd. Şti’ye bağlı çalışan işçilerin ... A.Ş. ... üretim tesislerinde yaptıkları işlerin, “Hadde 1 ve 3 paketleme kısımlarında”; haddehaneden yeni çıkmış ve ızgaraya soğumak üzere düşmüş demir çubukların bozuk istifliyse istif düzeltimi, demir çubukların sayımı, kısa demir çubukların uzunlardan ayrılması, kesimden kalan kırpıntıların toplanması, kalite işareti amaçlı boyama, etiketleme, tırlara yüklenmesi,”Hadde 2 paketleme kısmında”; kangal olarak isimlendirilen demir tel sargıların başında bozuk olan kısımlar varsa makasla kesme, kesim sonucu oluşan kırpıntıların toplanması, paketleme ve yükleme işlemleri şeklinde tespit edildiği, bu kapsamda işyerinde yürütülen asıl iş gözetildiğinde ...Ltd. Şti işçilerinin, ... A.Ş. ... Üretim Tesisinde üretim sürecinde yapılması gerekli bulunan işlerde çalıştıkları, üretim akışının düzgün olması, istenen kalitede ve sayıda mamul çıkışının sağlanması için gerekli olan bu işler olmadan üretimin istenen miktar ve kalitede olmayacağı, üretilen mamulün sevkiyatının sağlanamayacağı, bu nedenle ...Ltd. Şti. işçilerinin yaptıkları işlerin yardımcı işler ya da işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler olmadığı, asıl iş niteliğinde olduğu kanaatine varıldığı ifade edilmiş olup, İlk Derece Mahkemesi tarafından da heyeti raporu doğrultusunda asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, ... iş müfettişlerinin raporunda yer alan tespitler, bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... A.Ş. ... Üretim Tesisinde yürütülen ana faaliyet konusunun hurda demir çelik malzemelerin yüksek ısıdaki hadde fırınlarında eritilerek işlenmesi suretiyle inşaat demiri, çubuk, tel, sac gibi çeşitli mamüllerin üretilmesi olduğu, davacı ... A.Ş. ile birleşen dosya davacısı ...Ltd. Şti. arasında 01.01.2016-31.12.2016 dönemi kapsayan ... A.Ş.’nin ... Tesislerine ilişkin hizmet alım sözleşmesinin konusunun ise “yükleme, boşaltma, istifleme, paketleme ve ilgili işler, bakım onarım işleri, montaj, demontaj ve temizlik işleri, ayrıca verilecek ek işler” olarak gösterildiği, ...Ltd.Şti’nin 23.06.2016 olan teftiş tarihi itibariyle hizmet alım sözleşmesi kapsamında 48 işçisinin çalıştığı, işçilerin yaptığı “istifleme, paketleme ve yükleme” niteliğinde olduğu anlaşılan işlerin, işyerinin ana faaliyet konusu olan “demir çelik mamulleri üretimi” kapsamında yer almadığı, yardımcı işlerden olduğu, bu işlerin hizmet alımı suretiyle alt işverene yaptırılmasında ise yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, aksi yöndeki hatalı değerlendirme ile davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetli bulunmadığından, karar bozmayı gerektirmiştir.3
Kaynaklar