İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Sözleşme Feshedilmeden Yapılan Arabuluculuk

Arabuluculuk 3 dk okuma

Somut uyuşmazlıkta dosya içerisinde davacının 05.....2020 tarihli kendi isteği ile işten ayrılmak istediğine dair istifa dilekçesi, aynı tarihli davalı işveren tarafından arabulucuya başvurulduğuna dair arabulucu belirleme tutanağı ve ihtiyari arabuluculukta bilgilendirme tutanağı ile hukuk uyuşmazlıklarında ihtiyarı arabuluculuk anlaşma tutanağı bulunmaktadır. Anlaşma tutanağında "Taraflar müzakere sonucunda, Taraf 1 işçi, 05.....2020 tarihinde yazılı olarak verdiği dilekçe ile istifa etmesi sebebiyle ... akdi sonlandırılmış, istifa ettiğinden kıdem tazminatı hakkı olmadığından, ihbar süresi olmadığından ihbar tazminatı, ... günleri ödendiğinden ... ücreti, yıllık izinlerini ücreti ödenerek kullandırıldığından yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ödendiğinden hafta tatili ücreti alacağı olmadığı, kalmadığı bundan kaynaklı maaş ve her türlü ücret ve tazminat taleplerinin de olmadığı, taraf 2 işverenden talep etmeyeceğini kabul ve taahhüt etmiş, işbu tutanakla işvereni işçilik alacaklarına dair herhangi bir baskı altında kalmadan ibra etmiştir.Ayrıca, kanundan ve sözleşmeden kaynaklı hak ve alacağı olmadığından, taraflar, işçilik alacakları yönünden birbirlerini ibra ederler." ibarelerinin bulunduğu görülmüştür. Yine anlaşma tutanağında görüşmenin pandemi nedeniyle telekonferans aracılığıyla yapıldığı belirtilmiştir. Ancak anlaşma tutanağında belirtilenin aksine 05.....2020 tarihli "İhtiyari Arabuluculukta Bilgilendirme Tutanağı" başlıklı belgede arabulucu tarafından, tarafların birlikte adresine gelerek arabuluculuk yoluna başvurmak istediklerinin ve bunun üzerine arabulucu tarafından sözlü olarak bilgilendirildiklerinin belirtildiği görülmektedir.

Davalı tarafça sunulan 08.07.2020 tarihli "Tutanak" başlıklı belgede davacının vale olarak davalı işyerinde çalıştığı belirtilmiştir. Yine "Personel İzin Formu" başlıklı belgede davacının 12.....2020 tarihinde 1 günlük mazeret izni talebinde bulunduğu ve davalı tarafından kabul edildiği yazılıdır.

İlk Derece Mahkemesince tefrikine karar verilen dosyada dinlenen tanıkların, davacıya vale görevinden paket servisi kısmına alınırken birtakım evrak imzalatıldığını ve evrakın imzalanması sırasında kendilerinin de orada bulunduklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının arabuluculuk anlaşma tutanağından sonra da işyerinde otopark görevlisi olarak çalışmaya devam ettiği, arabuluculuk görüşmesi sırasında düzenlenen tutanakların kendi içerisinde çelişkili olduğu görülmektedir. Bu hâlde arabuluculuk sürecinin İlgili Hukuk kısmında yer alan 6325 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline yönelik talebinin kabulü ile yargılamaya devam olunarak davacının alacak talepleri hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.1

Sözleşme feshedilmeden önce yapılan arabuluculuk geçersizdir#

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacı işçinin davalıya ait işyerinde 03.10.2015-31.10.2022 tarihleri arasında çalıştığı, davalı işveren tarafından ihtiyari arabuluculuk süreci başlatılarak düzenlenen anlaşma tutanağında davacıya ücret (maaş) alacağı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, asgari geçim indirimi, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, yol ve yemek ücreti alacaklarının ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sonrasında davacının hesabına 01.11.2022 tarihinde işçilik alacağı adı altında 36.653,30 TL ödendiği, tutanağın düzenlendiği 29.06.2022 tarihi itibarıyla iş sözleşmesi devam eden davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti gibi iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı tazminat ve alacakların ödeneceğinden söz edilmesinin çelişki oluşturduğu, davacının işten çıkışının 31.10.2022 tarihinde yapılması karşısında gerçekte bir fesih işlemi olmadığı hâlde avans niteliğinde ödemelerin kıdem ve ihbar tazminatı olarak gösterilmesi, ayrıca iş sözleşmesi sona ermediği hâlde kullandırılmayan yıllık izin hakkının parasal alacağa dönüştürülmesinin kanuna uygun görülemeyeceği ve gerçekte bir fesih söz konusu olmadığı hâlde işçiye ihbar ve kıdem tazminatı adı altında bir ödemenin arabulucu önünde yapılan anlaşma ile kararlaştırılmış olmasının ödemenin avans niteliğini ortadan kaldırmayacağı, aynı şekilde iş sözleşmesi sona ermediği hâlde yıllık ücretli izin hakkının arabulucu anlaşma tutanağı ile paraya tahvil edilmesinin de kabul edilemeyeceği,2

Kaynaklar

  1. Yargıtay 9.HD, 2023/9209 E., K. 2023/15354 K., ↩
  2. Yargıtay 9. HD, 2024/15165 E., K. 2025/2237 K., ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Arabuluculuk

Bu konudaki diğer yazılar

Arabuluculuk Başvurusu ve Başvuru Konuları

Asıl işveren-alt işveren için başvuru, başvuru türünün yanlış seçilmesi, başvuru ile son tutanaktaki konuların farklılığı ve icra dosyaları.

Arabuluculuk15 dk okuma

Arabulucunun Tarafsızlığı

Tarafsızlıktan şüphe hâlinde bildirim, arabulucunun bir tarafın avukatı olması, aynı büroda çalışma ve önceden ayarlanan arabulucu.

Arabuluculuk13 dk okuma

Arabuluculukta Taraflar ve Taraf Sıfatı

İşveren vekilinin yetki belgesi, site yönetimi, adi ortaklık, asıl-alt işveren, işe iadede zorunlu dava arkadaşlığı ve kamu kurumları.

Arabuluculuk14 dk okuma
WhatsApp