İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

İş Güvenliğinde Hizmet Sözleşmesi-Eser Sözleşmesi Ayrımı

İş Güvenliği Hukuku 9 dk okuma

Müteahhit, iş sahibi ile akdi ilişkiye girerken bir sonuç (eser) meydana getirmeyi taahhüt etmektedir. Bu anlamda eser, bir iş görme faaliyetinin maddi veya maddi olmayan sonucudur. Ücret belli bir süre çalışıldığı için değil, netice için ödenmektedir. İstisna akdinde ekonomik risk müteahhit tarafından yüklenirken, hizmet akdinde işveren tarafından karşılanacaktır. Hizmet akdini karakterize eden unsurlar; “ücret”, “bağımlılık” ve “zaman” olarak sıralanabilir. Hizmet akdinde zaman belirli bir süre çalışmak ön planda iken, istisna akdinde zaman belirleyici olmayıp, sonuç ön planda tutulmaktadır. Hizmet akdinde, işçinin işi ifa, özen gösterme, sadakat borcuna karşılık, işverenin ücret ödeme, ihtimam ve yardım gibi borçları bulunmaktadır. Zaman ve bağımlılık unsurları hizmet akdinin ayırıcı ve belirleyici özellikleridir. Kuşkusuz çalışan, bu süre içinde, işveren veya vekilinin buyruğu ve denetimi altında (bağımlı olarak) edimini yerine getirecektir.

Eğer ki çalışan, iş gücünü belirli ya da belirli olmayan bir zaman için çalıştıranın buyruğunda bulundurmakla yükümlü olmayarak, işveren buyruğuna bağlı olmadan sözleşmedeki amaçları gerçekleştirecek biçimde edimini görüyorsa, sözleşmenin amacı bir eser meydana getirmekse, çalışma ilişkisi istisna akdine dayanıyor demektir.

Yargıtay kararlarına göre, iş sahibinin, yüklenici ile birlikte iş kazasından sorumlu tutulabilmesi için: iş, iş sahibinin talimatları doğrultusunda ve onun kontrol ve denetiminde sürdürülmeli veya iş sahibi ile yüklenici arasında yapılan sözleşmede, iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin verilmeli ya da iş sahibi, iş güvenliği mevzuatı dışında, hile kullanmış veya ağır kusuru varsa, bu gibi durumlarda iş veren sıfatıyla sorumlu olacaktır.

Yargıtay Hukuk Genel kurulu ve konuyu temyiz makamı olarak inceleyen Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin bu anlatımları doğrulayan kararları da mevcuttur. Örneğin;

Binanın dış cephesinin boyanması şeklinde beliren somut çalışma ilişkisinde, belirli bir süre çalışmanın değil, bir sonucun meydana getirilerek, bağımsız bir varlığı değiştirmeye, işlemeye veya biçimlendirmeye yönelik edimin amaçlanmış olması, hizmet akdinin yukarıda tanımlanan ayırt edici ve belirleyici özelliklerinin somut iş görme ilişkisinde bulunmaması karşısında, meydana gelen ölümlü zararlandırıcı olayın iş kazası olarak değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. Hukuk Genel Kurulu 2006/10-84 E . 2006/121 K.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuatının gerektirdiği bir önlemin alınmamasından dolayı hizmet akdinde işveren sorumlu ise de, eser sözleşmesinin tarafı olan iş sahibi bu mevzuata göre sorumlu tutulamaz.15.HD.11.03.2008, E. 2007/4780 K. 2008/1576

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuatının gerektirdiği bir önlemin alınmamasından dolayı hizmet akdinde işveren sorumlu ise de, eser sözleşmesinin tarafı olan iş sahibi bu mevzuata göre sorumlu tutulamaz. 15.HD , E. 2007/4780 K. 2008/1576

Bu itibarla;

Eser sözleşmesinde, iş sahibi, iş kazasından sorumlu denemez çünkü sanık ve ölen arasında eser (inşaat) sözleşmesi yapılmış olup, sözleşmede, iş sahibinin yüklenici üzerinde emir ve talimat verme, yapılan işleri doğrudan kontrol, denetim, gözetim yetkisi bulunmadığından, iş kazasından dolayı "iş sahibi" olarak sanık sorumlu tutulamaz. Çünkü "iş sahibi" aynı zamanda "işveren" değildir. Başka bir anlatımla, taraflar arasındaki sözleşmeye göre "iş sahibi" ile "yüklenici" arasında "zaman ve bağımlılık" durumu, bir başka deyişle "üst işveren alt işveren" ilişkisi bulunmamaktadır. İş görme sözleşmelerinden eser sözleşmesi (yapım, onarım, bakım, yükümlenim ve inşaat sözleşmeleri) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470-486 maddelerinde yer almış olup, kural olarak iş sahibi ile yüklenici arasında "zaman ve bağımlılık" unsuru olmadığı gibi, yüklenici, iş sahibinden tamamıyla bağımsız olarak sözleşme gereği işin yapılacağı yerde, kendisine ait araç ve gereçleri kullanarak, işe aldığı yardımcılarını (yönetici, mühendis, teknik eleman ve işçilerini) çalıştırarak, gerektiğinde işin bir bölümünü "alt yükleniciye" vererek, sözleşmede kararlaştırılan sürede ve istenilen niteliklerde işi tamamlamakla yükümlüdür. İş sahibi ile yüklenici arasında "zaman ve bağımlılık, üst-alt işveren, asıl işi yapan taşeron" ilişkisi olmadığı için, işin yapılması sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere verdiği zararlardan veya personelinin özlük hakları (ücret alacakları, sigortalılık durumları) ile iş kazalarından dolayı iş sahibi sorumlu tutulamaz. Ceza mahkemesine verilen bilirkişi raporlarında ve dairemizin bozma kararında eser sözleşmesinin özellikleri gözardı edilmiştir.

Bunun yanında çatı tamirinden anladığını ileri sürerek buna benzer bir kaç iş yaptığı belirtilen ölene yanında çalışan iş arkadaşı ve sanık çatının yağış nedeniyle kaygan olduğunu bu nedenle çatıya çıkmamasını tembih etmelerine karşın ölen uyarıları dikkate almamış ve çalışmaya devam etmiştir. İşverenin eser sözleşmesi yaptığı kişiyi sürekli kontrolü altında tutması mümkün olmadığı gibi eser sözleşmesinin doğası gereği buna gerek dahi görmeyebilir. Çünkü iş için gerekli koruyucu malzemeleri sağlamak ve gerekli güvenlik önlemlerini almak işi alan kişinin sorumluluğundadır. İşverenin sorumluluğu iş bitince ücreti ödeme yönündedir.

Davada somut olayın özelliklerine bakarak çözüme ulaşılmalıdır. Çalışma ilişkisinin istisna akdine dayanması halinde iş sahibinin, iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan iş sağlığı ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü bulunmayacağı gibi meydana gelen ölüm olayı da iş kazası olarak adlandırılamayacaktır. İş yerinin çatısının tamiri şeklinde beliren somut çalışma ilişkisinde, belirli bir süre çalışmanın değil, bir sonucun meydana getirilerek, bağımsız bir varlığı değiştirmeye, işlemeye veya biçimlendirmeye yönelik edimin amaçlanmış olması, hizmet akdinin yukarıda tanımlanan ayırt edici ve belirleyici özelliklerinin somut iş görme ilişkisinde bulunmaması karşısında, meydana gelen ölümlü zararlandırıcı olay iş kazası olarak değerlendirilemez. Bu nedenle sanığın beraatına karar vermek gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi; usul ve yasaya aykırıdır.1

Eser Sözleşmesi Dahi Olsa İş Verilen Kişinin Yetkinliğine Bakılmalıdır#

Sanığın sahibi olduğu evin merdivenlerini yeniletmek için anlaştığı çalışanlardan ...'in, ayağının takılarak, yaklaşık 1,5 metre yükseklikten düştüğü olayda, işi yaptırmak için bu konuda uzmanlaşmış bir kimseyi tutmayan dolayısıyla da profesyonelce yapılması mümkün görülmeyen işin risklerini kendisinin üstlendiğinin kabulü gereken sanığın, yüksekte çalışma sırasında düşmeyi önleyici tedbirlerin alınmasını sağlamayarak asli kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği olaya ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.2

Sözleşmede iş güvenliğini sağlama yükümlülüğü alt işverene verilmişse asıl işveren yöneticilerinin kazadan dolayı ceza hukuku anlamında kusuru olmaz.#

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, Sanığın yetkilisi olduğu …. Şirkete ait deponun çatı tadilatı sırasında çatıda bulunan şeffaf plastik malzemeye basarak malzemenin kırılması sonucu 11 metre yükseklikten düşen çatı tadilatı işini alan taşeron firma çalışanı olan işçinin ölümüyle neticelenen olayda, sanık ile taşeron firma sahibi olan temyize gelmeyen sanık … arasında düzenlenen sözleşmeye göre tüm iş güvenliği önlemlerini almanın taşeronun sorumluluğunda olduğu ve taşeron tarafından iş güvenliği yerine getirilmeksizin iş yerinde çalışma yapılmayacağının hüküm altına alınması karşısında, meydana gelen iş kazası dolayısıyla sanığa atfı kabil kusur bulunmadığı gözetilmeksizin beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.3

Asıl İşveren İş Güvenliği Sorumluluğunu Alt İşverene Vermişse Cezai Sorumluluğu Olmaz#

Asıl işveren ... İnşaat AŞ'de 01.10.2010 tarihinden itibaren A sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ve maden mühendisi olarak görev yapan sanık ...'in kusurlu bulunduğu kabul edilmiş ise de, asıl işveren ile alt işveren arasında imzalanan sözleşme ve eklerinde, iş sağlığı ve güvenliğinden ehil bir firma olan yüklenicinin sorumlu olacağına ilişkin hükümler gözetildiğinde, asıl işveren ve yetkililerinin kusurundan bahsedilemeyeceği, kaldı ki; sanık dahil asıl işveren firma tarafından olay öncesi çeşitli zamanlarda şantiye alanında yapılan denetimlerde, alt işveren tarafından çalışma alanında A sınıfı iş güvenliği uzmanının bulundurulmadığı, sahada çalışanların çoğunun yüksekte çalışma eğitimlerinin olmadığı, sürekli uyarılara rağmen işçilerin emniyet kemersiz çalıştıkları, 1,30 cm'den yüksek döşeme kenarlarına gerekli standartlarda düşmeye karşı uygun korkulukların yapılmadığı, işçilerin gelip geçtiği yerlerde kullanılan merdiven ve platformların etrafının belirtilen standartlarda halat zincir veya ahşap korkuluklar ile çevrilmediği, bina içindeki boşlukların düşmeye karşı uygun ve yeterli yükseklikte sağlam korkuluk veya ağ platformları ya da başka yolla kapatılmadığı, defalarca tehlikeli ve riskli çalışmalarda yapılan uyarılara rağmen tehlikeli ve riskli çalışmalara devam edildiği tespit edilerek alt işveren firma hakkında yaptırım uygulandığı anlaşılmakla, asıl işveren A sınıfı iş güvenliği uzmanı sanık ...'in gerekli denetim ve kontrol görevlerini yerine getirerek, tespit edilen eksikliklerin taşeron firmaya bildirilmesi noktasında da bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, sanıkların atılı suçtan beraati yerine delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkumiyetlerine karar verilmesi;4

Alt İşverene İş güvenliği Sorumluluğunun Verilmesi#

Asıl işveren ve alt işveren şirket arasında akdedilmiş 31.08.2010 tarihli sözleşme ile iş güvenliği tedbirlerinin alınmasından ve alt işverenin sorumlu tutulduğu, sözleşmeye konu işin yüklenici alt işveren firmasının sorumluluk alanı içerisinde kaldığı, dolayısıyla işi profesyonel anlamda yürütmesi gerektiği, asıl işveren şirketin olay sırasında, inşaatta başka bir işi sürdürdüğü ya da sahada kontrolünün devam ettiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, kazanın gerçekleşme sebeplerinin, söz konusu işin yürütümünden önce alınması gereken bir güvenlik tedbiri eksikliğinden kaynaklanmadığı ve kazanın taşeron firmanın uzmanlığındaki cephe kaplaması işinde çalışırken meydana geldiği tüm önlemleri alma mükellefiyetinin alt yükleniciye ait olduğu hususları birlikte gözetildiğinde, asıl işveren firma adına işin yürütümünden sorumlu sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereği beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi,5

Alt İşveren Sözleşmesinde İş Güvenliği Hükümlerinin Bağlayıcılığı#

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;

İş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından oluşan üçlü bilirkişi marifetiyle alınan rapora göre, ...'nın taşeron şirket sahibi olarak alışveriş merkezinin beton kesme işini yapmaktayken; kaza alanında çalışmalar gerekli tedbirler alınmadan, kontrol ve denetim mekanizmaları devreye sokulmadan, ölenin yüksekten düşmesini önleyecek gerekli koruma önlemleri alınmadan, muhtemelen kullandığı karot makinesinin demire takılarak kendisini savurmasıyla dengesini kaybedip, zemin kattan bodrum birinci kata düşerek hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayda; Bakırköy Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden istenen yapı ruhsatında, yapı müteahhidinin Uzman Ticaret İnşaat A.Ş. olduğu, şantiye şefi kısmının boş olduğu; ölen ... ile yapılan taşeronluk sözleşmesinin dosya içerisinde bulunmadığı, inşaat yapım sözleşmesinde iş güvenliği kuralları bakımından bir hüküm bulunmadığı, cezai olarak sorumluluğu bulunan, şantiyede işin yürütülmesinden ve iş güvenliğinden sorumlu işveren vekili ile inşaat sorumlusunun tespitinden sonra açılacak davaların birleştirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verilmesi,6

Alt İşveren Sözleşmesinde İş Güvenliği Hükümlerinin Bağlayıcılığı#

1-Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Nevşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Avanos Kavşağı Alt Geçit yapım işinin ihale ile sanık ...’ın yetkili olduğu Eskioğlu inşaat şirketine verildiği, inşaatın kalıp beton ve demir işlerinin ise 21.04.2012 tarihli sözleşme ile taşeron ...’a verildiği, yaralanan 46 yaşındaki deneyimli işçi ...’ın ...’ın işçisi olduğu ve kavşak inşaatı için kurulan iskele üzerinde çalıştığı sırada düştüğü olayda; işveren sanık ile taşeron ... arasında yapılan sözleşme içeriğinde, “ iş yerinde iş emniyetinin sağlanması, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınması ve olası iş kazalarının maddi ve manevi her türlü sorumluluğu ve yükümlülüğü taşerona aittir” şeklindeki maddeye yer verilmesi karşısında; sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi;7

Kaynaklar

  1. 12. Ceza Dairesi 2018/3946 E., 2018/10520 K. ↩
  2. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8184 E. 2023/4087 K. ↩
  3. 12. Ceza Dairesi 2016/5873 E. , 2018/2197 K. ↩
  4. 12. Ceza Dairesi 2015/4764 E. 2016/4331 K. ↩
  5. Yargıtay 12. CD 2023/2836 E. 2024/7206 K. ↩
  6. 12. Ceza Dairesi 2017/310 E., 2018/12442 K. ↩
  7. 12. Ceza Dairesi 2016/5008 E., 2018/2882 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İş Güvenliği Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İş Kazasında Sorumlu İşverenin Tespiti

Sorumlu işveren ve kişinin tespitinde dikkate alınacak belgeler, İŞKUR stajyeri kazası ve işveren belirlenemedi gerekçesinin yetersizliği.

İş Güvenliği Hukuku7 dk okuma

Genel Müdürün İş Kazası Sorumluluğu

Üretim yöneticisi, vardiya amiri ve operatörle birlikte genel müdürün iş kazasından sorumluluğunun değerlendirildiği karar.

İş Güvenliği HukukuCeza Hukuku1 dk okuma
WhatsApp