İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

İkale: Tarafların Anlaşmasıyla İş Sözleşmesinin Sona Ermesi

İş Hukuku 2 dk okuma

İkale#

Bu nedenle ikale (bozma) sözleşmesi hakkında açıklama yapılmasında yarar vardır.

İş sözleşmesinin tarafların anlaşması ile sona erdirilmesi bir sona erme nedeni olarak düzenlenmediği gibi, sözleşmeyi sona erdiren bir sözleşme türü olarak ikale 818 sayılı Borçlar Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda da tanımlanmamıştır. Bu nedenle özel bir sözleşme türü olarak tanımlanmış ve düzenlenmiş ikale sözleşmesi düzenlemesi mevzuatımızda bulunmamaktadır. Yasal bir tanım bulunmamakla birlikte, bir sözleşmenin ve bu sözleşme ile kurulan hukuki ilişkinin, sözleşme özgürlüğü kapsamında tarafların karşılıklı iradelerine dayanan yeni bir sözleşme ile ortadan kaldırılması bozma, buna ilişkin sözleşme de bozma (ikale) sözleşmesi olarak tanımlanmaktadır (Astarlı, M.: İş Hukukunda İkale, Ankara 2013 s. 6).

Bir sözleşme olması nedeniyle Türk Borçlar Kanunu’nun sözleşmeden doğan borç ilişkilerini düzenleyen genel hükümleri ikale sözleşmesi bakımından da geçerlidir. İkale sözleşmesi, sözleşmenin tarafı olan işçi ve işverenin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulur. Bu karşılıklı irade beyanlarından zaman olarak önce olana icap, ikincisine de kabul denilmektedir. Sözleşmenin geçerli olarak kurulabilmesi için, tarafların iradelerinin birbiri ile karşılıklı ve uygun olması gerekir. Bu uygunluk sözleşmenin tüm objektif ve subjektif esaslı noktaları üzerinde olmalıdır. İkale sözleşmesinin objektif esaslı noktası, iş ilişkisinin belirli bir tarihte anlaşmayla bozulması ortadan kaldırılmasıdır (Astarlı, age, s. 53). Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecede noktalar üzerinde durulmamış olsa bile sözleşme kurulmuş sayılır (TBK m. 2/f.1). Sözleşmenin esası niteliğinde olmayan noktalar ikinci derecede yan noktalardır (Kocayusufpaşaoğlu Necip, Kocayusufpaşaoğlu/ Hatemi/Serozan /Arpacı, Borçlar Hukuku Genel Bölüm, Birinci Cilt, Hukuki İşlem, Sözleşme, İstanbul, 2010, s.176). Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşup ikinci derecede yan noktaları müzakere dışı bırakıp sözleşme kurabilecekleri gibi ikinci derecede yan noktayı da sözleşmenin zorunlu şartı niteliğine dönüştürebilirler. Bir taraf için sözleşmenin subjektif esaslı noktası niteliğine dönüşmüş olan bu husus üzerinde anlaşılmadan ikale sözleşmesinin kurulması mümkün değildir. (Astarlı, age, s.57).1

İkalede ibra da varsa ibraname geçerlilik şartlarına haiz olması gerekir#

ikale imzalanarak kendilerinin ibra edildiğine yönelik iddiasının ise imzalanan belgenin 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 420 nci maddesinde düzenlenen ibra sözleşmesi şartlarını taşımadığından2

İkale talebi işverenden gelmişse bir miktar ödeme daha yapılması gereki, işçiden gelmişse gerekmez#

İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması(makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.

Somut olayda, iş sözleşmesinin sona erdirilmesi talebinin (ikaleye davet) işçiden geldiği, işverence bu talep üzerine davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği, böylelikle iş sözleşmesinin bozulması yönünde tarafların iradelerinin birleştiği anlaşılmakla davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.3

İkale ile alacaklar muaccel hale gelir zamanaışımı işlemeye başlar#

taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinin ikale sözleşmesi ile 31.01.2013 tarihinde sona erdiği, dava tarihi olan 09.03.2021 tarihi itibarıyla 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, davalı tarafça süresinde zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü, ücret kabilinden olan ek menfaatin de ikale ile birlikte muaccel hâle geldiği ve yine 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerektiği gözetilerek Mahkemenin zamanaşımı nedeni ile verdiği ret kararının kanuna uygun olduğu4

Kaynaklar

  1. Yargıtay HGK 2016/2367 E., 2021/71 K. ↩
  2. Yargıtay HGK 2022/536 r., 2023/194 k. ↩
  3. Yargıtay 9. HD 2014/12866 E., 2014/28875 K. ↩
  4. Yargıtay 9. HD 2025/1187 E., 2025/4195 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İş Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İş Sözleşmesi: Tanımı ve Sona Erme Halleri

İş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'daki tanımı, fesih dışında sona erme halleri, fesih türleri ve süreli fesih üzerine Yargıtay kararları ışığında açıklamalar.

İş Hukuku5 dk okuma

İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartları, yer ve sektör sınırlaması, haklı fesih hâlinde sona ermesi ve ihlalin ispatına ilişkin Yargıtay kararları.

İş Hukuku5 dk okuma
WhatsApp