İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Emsal Ücret Araştırması ve Bilirkişi Raporları

İş Hukuku 4 dk okuma

Yurt Dışında Çalışanlar İçin emsal Ücret Araştırması Yurt Dışı şartlarına göre Yapılmalıdır#

4857 sayılı İş Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunu'nun 323. maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesinde de, işverenin işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen; sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde ise asgari ücretten az olmamak kaydıyla emsal ücreti ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.

4857 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma koşullarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı Yasanın 37. maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez. Ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusu mahkemece resen araştırılmalıdır. (Yargıtay 9.HD. 23.9.2008 gün 2007/27217 E, 2008/24515 K.) Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi aylık 2.500 USD ücretle çalştığını iddia etmiş, seri dosyalarda dinlenen davacı tanıkları saatlik ücretin 5,5 ila 7,5 USD arasında değiştiğini en yüksek 7,5 USD olduğunu belirtmişlerdir. Davacı tanığı ... kendisinin de demirci ustası olarak çalıştığını 5,5 USD saat ücreti aldığını belirtmiş, tüm dosyalarda aynı şekildeki beyanları gerekçeli karara geçmiştir. Ücret araştırması sonuçları ise ...tarafından yurt içi olarak asgari ücret şeklinde bilgi verilmiş, Çevre Bakanlığı tarafından ve Hak İş Sendikası tarafından yurt dışına ilişkin bilgi bulunmadığı belirtilmiş, Devimci Yapı İş Sendikası Türkiye’de çalışanlar için emsal ücretin 3.700.00 TL olduğunu, DİSK Genel İş Sendikası ise 2014 yılı için 2.550.00 TL olduğunu bildirmiştir. Bildirilen ücretler yurt dışında çalışan sendikasız işçi için emsal nitelikte değildir. Ankara Ticaret Odasına davacının yurtdışında çalışan olduğu belirtilerek yeniden müzekkere yazılması, davacı ve davalı tarafça bildirilen yurtdışında inşaat işi yapan şirketlerden de emsal ücret araştırılması yapılabileceği de göz önüne alınarak ayrıca tanıkların tüm dosyalarda aynı şekilde beyanda bulunduğu nazara alınarak yeniden ücret araştırması yapılmalı dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır.1

Mahkemenin Resen Bakabileceği ve Bakamayacağı Hususlar#

Belirsiz Süreli İş Sözleşmelerinde Mahkeme Resen Objektif Unsur Denetimi Yapamaz#

Ayrıca sözleşmenin belirsiz süreli olduğu işveren ileri sürülemeyeceği gibi, işçinin belirli süreli iş sözleşmesine güvenerek açmış olduğu davada mahkeme de resen objektif sebep denetimi yapamaz.2

Bilirkişi Raporları#

Bilirkişi alacak hesaplarken taleple bağlıdır#

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı işçilik alacakları ve hizmet tespiti için birlikte dava açmış olup, davacının işçilik alacakları yönündeki talebi hizmet tespiti yönünden verilen kararın sonucunun beklenilmesi amacıyla tefrik edilmiş, hizmet tespiti davasında davacının davalı işyerinde 23.05.2008-03.05.2010 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek, temyiz incelemesi sonucu Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ,,,,tarafından düzenlenen 15.02.2012 tarihli hesap raporunda, davacının hizmet süresi 01.05.2008-03.05.2010 tarihleri arası olarak kabul edilmiş ve buna göre hesaplama yapılmıştır.

Kesinleşen hizmet tespiti davası ve davacının 2008 yılı Mayıs ayının son haftasından itibaren davalı işyerinde çalışmaya başladığı yönündeki iddiası dikkate alındığında, bilirkişi tarafından hesaplamalara esas alınan hizmet süresinin hatalı olduğu açıktır. Mahkemece yapılacak iş, dosyada alınan 11.03.2013 tarihli bilirkişi ,,,, tarafından düzenlenen hesap raporunda hizmet süresi, davacının talebi ve hizmet tespiti davası kararına uygun şekilde 23.05.2008-03.05.2010 tarihleri arası olarak kabul edildiğinden, bu rapora itibarla karar vermektir.3

Bilirkişi taleple bağlıdır#

Ayrıca davacı dava dilekçesinde. vardiyalı olarak bir ay gündüz saat 07:00'den akşam 18:00'a kadar, sonraki ay akşam 19:00'dan ertesi sabah 06:00'ya kadar çalıştığını, her gün net 10 saat çalışarak 2,5 saat fazla çalışma yaptığını bildirmesine rağmen, hükme esas alınan raporda talep aşılarak davacının 07.00-19.00 veya 19.00-07.00 saatleri arasında çalışarak haftada 18 saat fazla çalışma yaptığının kabulü isabetsizdir.4

Kaynaklar

  1. (Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2018/409 E., 2020/8563 K. ↩
  2. 9. Hukuk Dairesi 2020/4201 E., 2021/1424 K. ↩
  3. 9. Hukuk Dairesi 2017/6873 E., 2017/19145 K. ↩
  4. 22. Hukuk Dairesi 2017/25700 E., 2019/21498 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İş Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İş Sözleşmesi: Tanımı ve Sona Erme Halleri

İş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'daki tanımı, fesih dışında sona erme halleri, fesih türleri ve süreli fesih üzerine Yargıtay kararları ışığında açıklamalar.

İş Hukuku5 dk okuma

İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartları, yer ve sektör sınırlaması, haklı fesih hâlinde sona ermesi ve ihlalin ispatına ilişkin Yargıtay kararları.

İş Hukuku5 dk okuma
WhatsApp