İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Arabuluculuğun SGK ve İŞKUR İşlemlerine Etkisi

ArabuluculukSosyal Güvenlik Hukuku 14 dk okuma

Taraflar Ve Avukatları İle Arabulucunun Birlikte İmzaladıkları Anlaşma Belgesi Mahkeme Kararı Sayılarak İşlem Görmelidir#

7- Arabuluculuk sözleşmelerinin mahkeme ilamı olarak sayılıp sayılmayacağı

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun;

“Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinin (b) bendinde, "arabuluculuk" sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak tanımlanmıştır. "Tarafların Anlaşması" başlıklı 18'inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında, “arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır.

Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, asıl uyuşmazlık hakkındaki görev ve yetki kurallarına göre belirlenecek olan mahkemeden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır.” Hükümleri bulunmaktadır.

12/10/2017 tarihli, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 24’üncü maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18 inci maddesine eklenen dördüncü ve beşinci fıkralarla, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılacağı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı hükümleri yer almıştır.

Öte yandan, aynı Kanunun 1'inci maddesinin ikinci fıkrasındaki; " Bu kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ve işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır..." hükmü ile arabuluculuk yöntemi ile çözümlenebilecek uyuşmazlıkların kapsamı belirtilmiştir.

Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, iş hukukuna ilişkin işçi ve işverenin, aralarındaki özel hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin arabulucuya başvurmaları mümkün bulunmaktadır.

Diğer taraftan, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun "Dava şartı olarak arabuluculuk " başlıklı 3’üncü maddesinde,

"Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmü yer almaktadır.

Bu itibarla, 6325 Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa istinaden işveren-işçi ilişkisinden kaynaklanan, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebine ilişkin bir uyuşmazlığın arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma ile sona ermesi durumunda, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılması gerektiğinden, imzalanan arabuluculuk anlaşma tutanağının mahkeme kararı niteliğinde sayılarak Kurum iş ve işlemlerinde mahkeme ilamı vasfında kabul edilerek işlem yapılacaktır.

Öte yandan arabuluculuk sürecinin anlaşma ile sona ermesi halinde, taraflar ve arabulucunun birlikte imzaladıkları ancak avukatların imzalarının bulunmadığı anlaşma belgesinin icra edilebilir ilam niteliğinde belge sayılması için bu nitelikteki belgenin ilam niteliğinde olduğuna dair mahkemeden şerh alınacak ve ilgili mahkeme şerhi ile belge ilam niteliği kazanacaktır.1

İşten Çıkış Kodu SGK#

Kurumumuzun 22/02/2013 tarihli, 2013/11 sayılı ve Sigortalılık İşlemleri konulu Genelgesinin Birinci Kısım, Altıncı Bölümünde yer alan, "3- İşten ayrılış bildirgesi düzeltme/silme işlemleri" başlığının dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir. "Sigortalılığın; kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde işten ayrılış nedeni bildirilerek sona ermesi akabinde arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile işçiye, kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmesine yönelik karar verilmesi durumunda sigortalı işten ayrılış nedeni, sigortalı veya işverenin ilam niteliğindeki arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile Kuruma müracaatı üzerine ilgili mahkeme veya arabuluculuk kararına uygun olan işten ayrılış nedeni ile değiştirilecektir."2

Arabuluculuk Anlaşma Belgesine Göre İşten Ayrılış Nedeninin (Çıkış Kodunun) Değiştirilmesi#

İşverenlerin işten ayrılış bildirgesinin verilme süresi geçtikten sonraki düzeltme ve güncelleme taleplerinin yapılabilmesi bakımından, işverenin sunduğu belgelerdeki işten ayrılış tarihinin aylık prim ve hizmet belgesindeki bildirimle kontrol edilmesi, şüphe ve tereddüt olmaması halinde söz konusu bildirgelerin döküm alındıktan sonra silinmesi, sigortalı işten ayrılış bildirgesinin gün, prime esas kazanç ve işten çıkış tarihi bilgilerinin aylık prim ve hizmet belgesi Kuruma verilmemişse işverenden temin edilerek, verilmiş ve işverenin beyanı ile uyumlu ise aylık prim ve hizmet belgesinde bildirilen kayıtlar esas alınarak düzeltilmesi, oluşan idari para cezasının silinen işten ayrılış bildirgesinin verilme süresi içinde olması halinde komisyon kararı ile kaldırılması gerekmektedir.

Diğer taraftan, işten ayrılış nedeni ve işten ayrılış tarihinin 10 günlük süreden sonra Kurumumuzca düzeltilmesi halinde, işsizlik sigortası ödeneği almak isteyen sigortalılara düzeltilen işten ayrılış bildirgesi ile 4447 sayılı Kanunun 51 inci maddesi kapsamında somut belge ile (ihbar veya kıdem tazminatının ödendiğini gösterir bordro veya banka dekontu vs.) İŞKUR’a müracaat etmesi yönünde bilgi verilecektir.

Sigortalıların işten ayrılış nedenine yönelik talepleri işverenle birlikte müracaat etmişse değiştirilecek, bunun dışında sigortalı taleplerinde işten ayrılış nedeni ile ilgili herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır. İşverenlerin işten ayrılış nedenine yönelik talepleri buna ilişkin belgelerle müracaat edilmesi halinde değiştirilecektir.

Sigortalılığın; kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde işten ayrılış nedeni bildirilerek sona ermesi akabinde arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile işçiye, kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmesine yönelik karar verilmesi durumunda sigortalı işten ayrılış nedeni, sigortalı veya işverenin ilam niteliğindeki arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile Kuruma müracaatı üzerine ilgili mahkeme veya arabuluculuk kararına uygun olan işten ayrılış nedeni ile değiştirilecektir.

İşverenlerin sigortalı işten ayrılış bildirgesini kendilerine ait diğer bir işyerinden sehven verilmesine yönelik vermiş olduğu dilekçelere istinaden aylık prim ve hizmet bildirgesinde sigortalının bir önceki aya ilişkin çalışmasının işverenin iddia ettiği şekilde olduğunun tespit edilmesi halinde “(4/a) Tescil Programı”nın “İşten Ayrılış Bildirgesi” menüsünden işyeri numarasının güncellenecek, bu düzeltmeden dolayı idari para cezası uygulanmayacaktır.3

İşten Çıkış Kodu Değiştirilmesi Davasında Hukuki Yarar Yoktur Sadece tespit Yapılmalıdır#

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; SGK Kod 29 düzenlemesi işveren tarafından, işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı eylemleri nedeni ile iş sözleşmesine son vermesine ilişkin olup anılan durumda işçinin kıdem ve ihbar tazminatı kazanmasına 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesindeki düzenlemeler uyarınca engel olacağı gibi mevcut durum ileride başka alanlarda iş arama durumunda kalacak işçi yönünden de olumsuz referans oluşturmakla, davacının bu yönlü talebinde hukuki yararı bulunduğu, davacı işçi lehine kesinleşen işçilik alacakları davasında hüküm altına alınan kıdem ve ihbar tazminatları için kesin hüküm delili uyarınca davacının SGK çıkış kodunun 04 (belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) olarak düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle SGK nezdinde davacının işten çıkış kodunun Kod 29 olarak gösterilmesi işleminin iptaline, çıkış kodunun 04 olarak yeniden tesisine, SGK yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... AŞ vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın niteliği itibarıyla SGK'nın davada yer almasının gerekmediği, davaya dair hukuki nitelendirmenin SGK'ya ilişkin uyuşmazlık kapsamında görülerek bu davalara bakmakla görevlendirilen iş mahkemesine gönderilmesi sonucu Kurumun davaya davalı olarak dâhil edildiği, bu durumun davaya ilişkin hukuki nitelendirmenin yerinde olmamasından kaynaklandığı, bu nedenle davalı olarak davada yer almaması gereken SGK yönünden hüküm kurulması ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf talebinin, İlk Derece Mahkemesince tespit hükmü kurulması gerektiğinden davalının istinaf talebinin yerinde olduğu, kabul edilen istinaf nedenlerine göre yeniden yargılama yapılmaksızın hüküm kurulabileceği anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının davalı işveren tarafından Kuruma bildirilen işten ayrılış bildirgesi kodunun 04 olarak verilmesi gerektiğinin tespitine, davada yer almaması gereken SGK yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde;

Davacının işçilik alacaklarıyla birlikte bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını

Devamsızlık nedeniyle iş sözleşmesi feshedildiğinden Kuruma bildirilen işten çıkış kodunun doğru olduğunu, ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi talebinde hukuki yarar bulunup bulunmadığına ve işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... AŞ vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,4

Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Kurum İşlemlerinde Mahkeme İlamı Vasfında Kabul Edilir#

Bu itibarla, 6325 Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa istinaden işveren-işçi ilişkisinden kaynaklanan, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebine ilişkin bir uyuşmazlığın arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma ile sona ermesi durumunda, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılması gerektiğinden, imzalanan arabuluculuk anlaşma tutanağının mahkeme kararı niteliğinde sayılarak Kurum iş ve işlemlerinde mahkeme ilamı vasfında kabul edilerek işlem yapılacaktır. Öte yandan arabuluculuk sürecinin anlaşma ile sona ermesi halinde, taraflar ve arabulucunun birlikte imzaladıkları ancak avukatların imzalarının bulunmadığı anlaşma belgesinin icra edilebilir ilam niteliğinde belge sayılması için bu nitelikteki belgenin ilam niteliğinde olduğuna dair mahkemeden şerh alınacak ve ilgili mahkeme şerhi ile belge ilam niteliği kazanacaktır. 5

Anlaşmayla İşe Başlatmama Hâlinde Fesih Tarihi, Anlaşma Belgesinin İmzalandığı Tarihtir#

4857 sayılı İş Kanunun “Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları” başlıklı 21 inci maddesinde,

" İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi, başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.

Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.

Mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler. İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.

İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde;

a) İşe başlatma tarihini,

b) Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını,

c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını, belirlemeleri zorunludur.

Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.” denilmektedir.

Sayılan hususlara istinaden; arabuluculuk faaliyeti sonunda işçinin işe başlatılmaması hususunda tarafların anlaşmaya varması halinde anlaşma tarihi itibarıyla işçi ve işveren arasında fesih geçerli hale gelecek ve bu şekilde iş akdinin sona erdiğinin kabul edilmesiyle hukuki sonuç doğuracaktır.

Bilindiği üzere, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18 nci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenmiştir. Arabuluculuk süreci sonunda taraflar ve arabulucu tarafından imzalanan arabuluculuk anlaşmasının akabinde, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18 nci maddesinin beşinci fıkrası hükmü gereğince, üzerinde anlaşılan hususlarda herhangi bir dava açılması mümkün olmadığından, taraflarca aynı konuda açılan bir dava olması halinde, mahkemece davanın esasına geçilmeyerek hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği yasa gereğidir. Arabuluculuk sürecinin sonunda yapılan anlaşma maddi hukuk ilişkisi bakımından taraflar arasındaki uyuşmazlığı tamamen sona erdiren bir anlaşmadır. Böyle bir anlaşmaya rağmen anlaşılan hususlar ile ilgili dava açıldığında, açılan dava hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilecektir.

Arabuluculuk anlaşmalarında düzenlenen hususlara ilişkin olarak dava açılmasının ve mahkemede esasa ilişkin bir inceleme yapılmasının mümkün olmaması karşısında, 4857 sayılı İş Kanunun “Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları” başlıklı 21 inci maddesi uyarınca; arabuluculuk faaliyeti sonunda işçinin işe başlatılmaması hususunda tarafların anlaşmaya varması halinde, “arabuluculuk anlaşma belgesinin taraflar ve arabulucu tarafından imzalandığı tarihte” fesih geçerli hale gelecektir ve fesih tarihinin, taraflar ve arabulucu tarafından imzalanan arabuluculuk anlaşma belgesinde yer alan tarih olarak kabul edilecektir.

Dolayısıyla, işçinin iş sözleşmesinin fesih tarihi arabuluculuk anlaşma belgesinin taraflar ve arabulucu tarafından imzalandığı tarih olduğundan iş akdinin feshinden sonraki süre ile arabuluculuk anlaşma belgesinin taraflar ve arabulucu tarafından imzalandığı tarih arasında işverenin Kurumumuza aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verme yükümlülüğü bulunmaktadır.6

Anlaşma Belgesine Dayalı APHB/MPHB ve Primlerde Yasal Süre — İlam Niteliğini Kazandığı Tarih#

iş sözleşmesine dayanılarak istirahatli bulunulan süre için ücret ödenmesi hâlinde, bu ücretlere ilişkin düzenlenmesi gereken ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin istirahat süresinin sona erdiği tarihi, d) 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesine istinaden; 1) İş mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca göreve iadesine karar verilen sigortalı için verilmesi gereken asıl veya ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin; sigortalının kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak üzere işverene başvuruda bulunması ve işverenin usulüne uygun daveti üzerine işe başlaması halinde, davete ilişkin tebligatın alındığı tarihin veya işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde ise, sigortalı personelin işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın alındığı tarihin içinde bulunduğu ayı, 2) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tanzim edilen ve ilam niteliğinde bulunan anlaşma belgesi uyarınca sigortalı için verilmesi gereken asıl veya ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin arabuluculuk anlaşma belgesinin ilam niteliğini kazandığı tarihi, e) İdare mahkemesi kararlarına göre görevlerine iade edilen sigortalı personel ile ilgili olarak ödenmesine karar verilen ücretlere ilişkin düzenlenmesi gereken ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin; 1) 17/4/2012 tarihine kadar kesinleşen mahkeme kararının idareye tebliğ edildiği tarihini takip eden günü, 2) 17/4/2012 tarihinden sonra mahkeme kararının idareye tebliğ edildiği tarihini takip eden günü, f ) Kamu kurumlarında çalışan sigortalılar için; 1) Mahkeme kararları veya idarece verilen kararlar gereğince geriye yönelik ücret ve ücret niteliğinde ödeme yapılması halinde, bu ücretlere ilişkin düzenlenmesi gereken ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin mahkeme kararının idareye tebliğ edildiği tarihi takip eden günü veya idarenin karar tarihini, 2) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tanzim edilen ve ilam niteliğinde bulunan anlaşma belgesi uyarınca geriye yönelik ücret ve ücret niteliğinde ödeme yapılması halinde, bu ücretlere ilişkin düzenlenmesi gereken ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin arabuluculuk anlaşma belgesinin ilam niteliğini kazandığı tarihi, g) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) bendi kapsamında bulunanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülenlere enflasyon farkı veya başka ad altında geriye yönelik olarak yapılan ödemelere ilişkin düzenlenmesi gereken ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin, ödemenin yapıldığı tarihi, ğ ) Toplu iş sözleşmelerine tabi işyeri işverenlerince veya kamu idarelerince ya da yargı mercilerince verilen kararlar ile arabuluculuk faaliyeti sonunda tanzim edilen ve ilam niteliğinde bulunan anlaşma belgesine istinaden, hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenen ücret dışındaki ödemelere ilişkin düzenlenmesi gereken ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazanc

SGK İşveren İşlemleri Genelgesi 2020/20, aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresi bölümü

Kuruma Başvuruda İbraz Edilecek Belgeler#

i sigortalı olması öngörülenlere enflasyon farkı veya başka ad altında geriye yönelik olarak ödeme yapılması halinde; işveren dilekçe ekinde, enflasyon farkı veya başka ad altında geriye yönelik olarak yapılan ödemelere ilişkin kararı ve ödeme emrini gösterir belgeleri Kuruma ibraz edecektir. 11) Toplu iş sözleşmelerine tabi işyeri işverenlerince veya kamu idarelerince ya da yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ücret dışında ödeme yapılması halinde; a) Toplu iş sözleşmelerine tabi işyeri işverenlerince verilecek dilekçe ekinde, toplu iş sözleşmesinin onaylı bir nüshası Kuruma ibraz edilecektir. b) Kamu idarelerince verilecek dilekçe ekinde, Kamu idaresince verilen Kararın bir nüshası Kuruma ibraz edilecektir. c) İşveren/Sigortalı tarafından verilen dilekçe ekinde kesinleşmiş mahkeme kararı Kuruma ibraz edilecektir. d) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tanzim edilen ve ilam niteliğinde bulunan anlaşma belgesinin bulunması halinde bu belge de dilekçe ekinde Kuruma ibraz edilecektir. 12) Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçları, aylık prim ve hizmet belgesinin verilme süresi içinde Türkiye’ye dönmemişse bu araçlarda çalıştırılan sigortalıya ait muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin internet üzerinden gönderilmesinden önce, şube tarafından yapılacak olan tanımlama sırasında; işveren dilekçe ekinde yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma aracının ülkeden çıkış tarihini gösterir belge ile ülkeye giriş yaptığı tarihi gösterir belgeyi Kuruma ibraz edecektir. 2.1- Fiili hizmet süresi zammı kapsamında çalışan sigortalılarla

SGK İşveren İşlemleri Genelgesi 2020/20

İşkur#

İşten Çıkış Kodu#

325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18 inci maddesinin 5 inci fıkrasında yer alan Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz hükmü gereği, taraflar arasında anlaşmanın sağlandığı arabuluculuk tutanakları, Kurumumuzca da işsizlik sigortası faaliyetleri bakımında mahkeme kararı gibi değerlendirilmektedir.

Anlaşmanın sağlandığı arabuluculuk tutanaklarında itiraza konu olan feshin 4447 sayılı Kanunun 51 nci maddesi kapsamında olduğunun açık bir şekilde (feshin hangi maddeye dayalı olarak gerçekleştiğinin ihbar kıdem tazminatına hak kazanıldığının feshin işveren tarafından haklı nedenle yapılmadığının belirlenmesi gibi) belirtilmesi hainde SGK kayıtlarında güncelleme yapılmasına gerek olmaksızın tutanak doğrultusunda güncelleme yapılmak suretiyle işsizlik ödeneği hak sahipliğinin belirlenmesine ilişkin işlem tesis edilmektedir.7

Kaynaklar

  1. Sosyal Güvenlik Kurumunun 2020/20 sayılı genelgesi ↩
  2. Sosyal Güvenlik Kurumunun 11.03.2025 tarih ve 2025/8 sayılı genelgesi ↩
  3. SGK Sigortalılık İşlemleri Genelgesi 2013/11 (11.03.2025 tarihli ve 2025/8 sayılı Genelge ile eklenen hüküm; 2/9/2025 tarihli ve 2025/15 sayılı Genelge işlenmiş hâli) ↩
  4. Yargıtay 9. HD 2025/8855 E., 2025/10355 K. ↩
  5. SGK İşveren İşlemleri Genelgesi 2020/20 (18.06.2020, Sayı: 51592363-010.06.01-E.7156781) ↩
  6. SGK İşveren İşlemleri Genelgesi 2020/20, "16- Arabuluculuk faaliyeti sonucu anlaşma sağlanması halinde fesih tarihinin belirlenmesi" başlığı ↩
  7. İşsizlik Sigortası Dairesi Başkanlığının 21.02.2018 tarih ve 2808405-400-6040 sayılı yazısı ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Arabuluculuk

Bu konudaki diğer yazılar

İş Kazasında Maluliyet Oranının Tespiti

Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kayıp oranının belirlenmesinde uygulanacak yönetmelik ve tespit yöntemi.

İş Güvenliği HukukuSosyal Güvenlik Hukuku3 dk okuma
WhatsApp