İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

İş Kazasında Maluliyet Oranının Tespiti

İş Güvenliği HukukuSosyal Güvenlik Hukuku 3 dk okuma

Maluliyet Oranı Tespit Yöntemi#

Mahkemece, “Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporunu doğrulayan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nin raporuna göre davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediği ve malul sayılamayacağının belirlendiği anlaşıldığından davacının 5510 sayılı yasanın 25. maddesinde bildirilen çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmemiş olduğu, aynı yasanın 26. maddesi gereğince davacıya malüliyet aylığının bağlanmasının söz konusu olmayacağı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesi, “Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas kurulu raporu ile diğer raporlar arasında çelişki bulunmadığı, davacı hakkında düzenlenen tüm raporlarda davacının malul sayılamayacağının belirlenmiş olduğunun anlaşılmasına göre, ilk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:

Davalı vekili, davacının 2017 yılında kalp ameliyatı olup, kalp kapakçığı protezi takıldığını ve kalp yetmezliği teşhisi konduğunu, Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi’nin 16/03/2015 tarihli raporunda %75 özür oranının tespit edildiğini, ATK raporunda oran belirlenmeyip sadece %60’ın altında kaldığının belirtilerek Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi’nin verdiği oran ile farklarının afaki olması, dosyanın ATK tarafından yeniden incelenmesi, detaylı ve bilimsel bir rapor sunarak özür oranının tam olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:

Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 06.04.2016 tarihinde Kuruma başvurarak maluliyet oranının tespitini talep ettiği, Samsun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 06.12.2016 tarihli sağlık kurulu karar yazısında, 2013 tarihli Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediğine; Yüksek Sağlık Kurulu’nun 17.01.2017 tarihli kararında, davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmemiş olduğu ve malul sayılamayacağına karar verilmiş, Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu’nun 10.09.2018 tarihli raporunda, davacının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği müvacehesinde beden çalışma gücünün en az %60(yüzdealtmış)'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı belirtilmiştir.

Sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.10.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ise 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kurumun 06.12.2016 tarihli Sağlık Kurulu kararında 2013 tarihli Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde; Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu’ndan alınan raporda, 2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında değerlendirme yapıldığı anlaşılmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu arasındaki çelişkinin giderilmesi için, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu’ndan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde maluliyet oranı ve varsa başlangıç tarihi yönünde rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.

Davacının, 04.11.2016 tarihinde, Kuruma askerlik sürelerini borçlanmak için talepte bulunduğu anlaşılmakla, 540 gün karşılığı 9.846,72-TL olarak hesaplanan askerlik borçlanma bedelini yatırıp yatırmadığı Kuruma sorularak, maluliyetin varlığı halinde, 5510 sayılı yasanın 26. maddesindeki şartlar nazarında davacının sigortalılık süresi araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.1

Kaynaklar

  1. 10. Hukuk Dairesi 2020/9229 E., 2021/8189 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İş Güvenliği Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İş Kazasında Sorumlu İşverenin Tespiti

Sorumlu işveren ve kişinin tespitinde dikkate alınacak belgeler, İŞKUR stajyeri kazası ve işveren belirlenemedi gerekçesinin yetersizliği.

İş Güvenliği Hukuku7 dk okuma

Genel Müdürün İş Kazası Sorumluluğu

Üretim yöneticisi, vardiya amiri ve operatörle birlikte genel müdürün iş kazasından sorumluluğunun değerlendirildiği karar.

İş Güvenliği HukukuCeza Hukuku1 dk okuma
WhatsApp