İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve Geçici İş Göremezlik Rücusu

Sosyal Güvenlik Hukuku 6 dk okuma

ZMSS Kapsamında Ödenecek Tutar ve Geçici İş Göremezlik Ödeneği Rücu Edilebilirlik

Yasa Koyucu tarafından, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasa'nın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı esası getirilmiştir.

6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren geçici 1. maddesi ile de, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri, yine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” 91. maddesine göre de “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”

Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, Güvence Hesabının, sürücünün ve işletenin, zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.

Bu haktan, sigorta sözleşmesinin tarafı olan işleteni ve sürücülerin yararlanması gerekmekte olup, poliçe limiti kapsamında kalan tedavi giderleri nedeniyle sorumlulukları sona erecektir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayanlar, bu haktan yararlanamazlar. Ancak, zorunlu sigorta teminat tutarlarını aşan tedavi giderlerinin, zarara sebep olan veya hukuken sorumlu olanlar tarafından karşılanacağı, bu kişiler yönünden poliçe limitini aşan kısım yönünden sorumluğun devam edeceği de kabul edilmelidir.

6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır.

Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, 6111 sayılı Yasa'nın 59 ve geçici 1. maddeleri kapsamında degerlendirme yapılarak, tedavi giderleri yönünden poliçe limiti kapsamında kalan miktar yönünden sorumluluğun sona ereceği, bu nedenle faiz alacağına hükmedilemeyeceği gözetilmek suretiyle karar verilmesi isabetli ise de; geçici iş göremezlik ödeneğinin de tedavi giderleri gibi 6111 sayılı Yasa kapsamında düşünülerek geçici iş göremezlik ödeneğinin faizi yönünden de davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Mahkemece yapılacak iş geçici iş göremezlik ödeneği yönünden faiz hesaplaması yapılarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.1

İşletme Faaliyeti Tanımı ve 3. Kişilerin ZMSS Sorumluluğu

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kazanın sigortalının işletme faaliyeti kapsamında gerçekleşip gerçekleşmediği ve davalı ... şirketinin üçüncü şahıs mali mesuliyet ve mamul sorumluluğu sigorta poliçesi uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü yönünden öncelikle “Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Ve Mamul Sorumluluğu Sigorta Poliçesi Genel Şartları” ve poliçede taraflarca kabul edilen özel şartlar değerlendirilmelidir.

“Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet ve Mamul Sorumluluğu Sigorta Poliçesi Genel Şartları” nın 1. maddesi “İşbu poliçe sigortalıyı, sigortanın mer'iyet müddeti esnasında vukua gelecek bir hadise neticesinde,

a) Üçüncü şahısların ölmesi, yaralanması veya sıhhatinin muhtel olması,

b) Üçüncü şahıslara ait mallarda ziya ve hasar (maddi zarar ve ziyanlar) husule gelmesi sebebi ile, poliçede gösterilen sıfat, faaliyet ve hukuki münasebetlerinden dolayı, kendisine karşı, üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülecek zarar ve ziyan taleplerinin neticelerine karşı, Türkiye Cumhuriyetinin hukuki mes'uliyete müteallik mevzuatı hükümleri dairesinde ve işbu poliçede tesbit olunan meblağlara kadar temin eder.

İşbu poliçe, sigortalıyı haklı taleplere karşı olduğu gibi yersiz ve aşırı taleplere karşı da korur.” ifadesine yer vermiş iken, 2. maddesi ise“ Sigortalının bir hükmi şahıs olması halinde sigorta, sigortalıya ait organların mükellef bulundukları vazifeleri ifa dolayısı ile üçüncü şahıslara iras edecekleri zarar ve ziyandan doğan mali mes'uliyete de şamildir. ”hükmüne yer vermiştir.

Öte yandan, 3. maddenin 8/b bendinde, sigortalı veya müstahdemleri veyahut sigortalı hesabına hareket eden kimseler tarafından imal veya teslim edilen veya işlenen şeylerde veya bu şeylerle fonksiyonel rabıtası olan teknik cihaz veya tesislerde, işin veya teslimatın kusurlu ve ayıplı olması dolayısıyla meydana gelen zarar ve ziyandan doğan taleplerin teminat dışında olduğu belirtilmiştir.

Davalı ...Ş. ile davalı ... Business Services Sistem Hizmetleri A.Ş. arasında akdedilen sigorta sözleşmesine gelindiğinde ise; poliçenin Genel Şartlar’ın uygulanabilir hükümleri ve belirlenen özel şartlar dahilinde düzenlendiği belirtildikten sonra “Sigortanın Konusu ve Kapsamı” başlıklı 1.maddesinde; sigortalının tüm işletme faaliyetleri esnasında meydana gelebilecek kazalar ve/veya poliçe genel şartlarının 3. Maddesi 8-b bendi hilafına adı geçen mamullerin imal ve dağıtımının kusurlu ve ayıplı olması sebebiyle üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülecek bedeni (ölümlü, ölümsüz) ve maddi zarar ve ziyan taleplerinin neticelerinin poliçe ile yazılı meblağa kadar temin edileceği belirtilmiş, 5. maddede ise poliçenin ABD ve Kanada hariç tüm dünyada geçerli olduğuna karar verilmiştir. “Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet ve Mamul Sorumluluk Sigortası Genel Şartları” ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine yer verildikten sonra her üç sigortada da sigortacı konumunda olan davalının Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk ve Mamul Sorumluluğu Sigortası bakımından da sorumluluğunun bulunup bulunmadığı yönündeki tartışmanın çözümü bakımından işletme faaliyetinin tanımı ve kapsamı hakkında da bir kısım açıklamalarda bulunmakta da yarar vardır.

Genel açıdan işletme faaliyeti piyasa için mal ve/veya hizmet üreten işletmelerin yapacakları işlevlerdir. İşletme faaliyeti işletmenin fiziki sınırları içinde yapılan işlevlerden ibaret de değildir. Üretim, pazarlama ve hizmet fonksiyonunu üstlenen işletmelerin bu fonksiyonu, destekleyici ve kolaylaştırıcı işlemleri de işletme faaliyeti kapsamındadır. Örneğin bir mal veya hizmetin üretilmesi bir işletme faaliyeti iken, üretilen hizmetin bir başka kişiye, tüketiciye sunulması da başka bir hizmet faaliyetidir. Nit... eldeki davada, davalılardan ... Business Servis Hizmetleri A.Ş. hizmet alanında (Bilişim Sektörü’nde) faaliyet gösteren bir şirkettir. Bu husus şirketin unvanından da anlaşılabilmektedir.

Somut olayda da kaza, davalının çalışanı olan sürücü desteğin şirkete ait servis hizmetini yerine getirirken meydana gelmiştir. Belirtildiği gibi servis hizmeti de bir tür destekleyici işletme faaliyetidir. Söz konusu işletmesel faaliyetin doğası gereği işletme sınırları içinde yapılması zorunluluğu da bulunmamaktadır.

Öte yandan taraflar arasında düzenlenen poliçede de her türlü işletme faaliyetinin teminat kapsamı içinde olduğu hususu vurgulanmış, trafik kazalarından doğan zararlarında teminat dışı bırakıldığı gibi bir özel şarta da yer verilmemiştir. Söz konusu teminatlar da işletmenin sınırları içinde doğacak zararlarla da sınırlandırılmamıştır.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı ...Ş.’nin “Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet ve Mamul sorumluluk Sigortası” bakımından da sorumludur. Mahkemece bu yönde verilen karar doğrudur.

Hukuk Genel Kurulunca yapılan görüşmeler sırasında poliçenin Genel Şartlar’a göre amacının, mamullerin imal dağıtımının kusurlu ve ayıplı olması sebebiyle üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülecek bedeni (ölümlü- ölümsüz) ve maddi zarar ve ziyan talepleri olduğu, Genel Şartlar’ın 4. maddesine göre “… Motorlu nakil vasıtalariyle römorkların, motorlu bisikletlerin ve her nev'i hava nakil vasıtalarının kondüktörleri, zilyetleri (detenteur) veya sahiplerine karşı ileri sürülen mutalebeler..” in teminat kapsamı dışında bırakıldığı, somut olaydaki trafik kazasının işletme faaliyeti kapsamında olmadığı gibi Genel Şartlar uyarınca da talebin teminat kapsamı dışında kaldığı yönünde görüş ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.

Hâl böyle olunca yerel mahkemenin kazanın, sigortalının işletme faaliyeti kapsamında gerçekleştiği ve davalı ... şirketinin “Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet ve Mamul sorumluluk Sigortası” yönünden de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle verdiği direnme kararı yerindedir.2

Kaynaklar

  1. 10. Hukuk Dairesi 2018/164 E., 2018/1941 K. ↩
  2. Hukuk Genel Kurulu 2018/38 E., 2018/772 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Sosyal Güvenlik Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İş Kazasında Maluliyet Oranının Tespiti

Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kayıp oranının belirlenmesinde uygulanacak yönetmelik ve tespit yöntemi.

İş Güvenliği HukukuSosyal Güvenlik Hukuku3 dk okuma
WhatsApp