48. Yukarıdaki hukuki ve maddi olgular ışığında mahkemece davacı tanık beyanları dikkate alınarak fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır.
49. Özel Dairece davacı tanıklarından K.K.'nin beyanlarının belirli bir çalışma saatinden bahsetmemesi, diğer davacı tanığı M.M.'nin ise davacı ile birlikte aynı avukata vekâlet vermesi nedeniyle menfaat birliği içerisinde olduğundan beyanlarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuştur.
50. Gerçekten davacı tanığı ...’un davacı ile birlikte 28.03.2013 tarihinde aynı avukata vekâlet verdiği görülmektedir.
51. Bununla birlikte tanık ..., eldeki davada davacı tanığı olarak 11.12.2013 tarihinde dinlenmiş, dinlendiği tarihte açtığı bir dava bulunmadığı anlaşılmıştır. Nitekim dosyaya ibraz edilen ve tanığın açtığı davaya ilişkin İzmir 10. İş Mahkemesinin 27.07.2014 tarihli tensip zaptına göre tanığın davalı işveren aleyhine işçilik alacakları istemli davayı 24.07.2014 tarihinde açtığı, başka bir deyişle eldeki davada tanık olarak dinlendikten yaklaşık 8 ay sonra dava açtığı görülmektedir.
52. Ayrıca tanık ...’un açtığı işçilik alacakları istemli davada İzmir 10. İş Mahkemesince 16.11.2015 tarihli ve 2014/523 E., 2015/614 K. sayılı karar ile fazla çalışma ücreti alacağı da dahil bir kısım alacakların kabulüne karar verildiği, bu kararın Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
53. Hâl böyle olunca davacı tanığı ...’un tanık olarak dinlendiği tarihte açılmış bir davasının bulunmaması, daha sonra açtığı işçilik alacakları davasında fazla çalışma yaptığının kabul edilerek sonuca gidilmesi ve bu kararın da kesinleşmesi karşısında, salt aynı tarihte davacı ile birlikte aynı avukata vekâlet vermiş olmasının davacı ile menfaat birlikteliği içerisinde olduğunu göstermeyeceği sonucuna varılmıştır.
54. Dolayısıyla Özel Dairenin davacı tanığı ...’un davacı ile aynı avukata vekâlet vermesi nedeniyle menfaat birliği içerisinde olduğuna ve bu nedenle beyanlarına itibar edilemeyeceğine ilişkin bozma nedeni yerinde değildir. Mahkemece bu hususta maddi hata yapılarak davacı tanığı ... yerine diğer davacı tanığı ...’ün isminin yazılmış olması esasa etkili olmayıp yapılan açıklamaların tanık ... ile ilgili olduğu anlaşılmakla sonuç itibariyle bu yöne ilişkin direnme gerekçesi isabetlidir.1
Tanık İfadesi Tanığın Çalışmadığı Dönem İçin Geçerli Değildir, Raporlu Günlerde Dikkate Alınmalıdır#
...-Somut olayda Mahkemece genel tatil ve fazla mesai ücretleri, 2004 yılına kadar davacı tanığı ...’ın beyanlarına itibarla haftanın ... günü 08.00-....00 arası ...,... saat ara dinlenme ile haftalık ... saat fazla mesai yapıldığı, 2004-2007 yılları arası dönemde ise her ... davacı tanığının beyanlarına göre haftanın ... günü 08.00-....00 arası ve ek olarak haftanın ... günü ... saat fazla çalışıldığı gözetilerek haftalık ... saat fazla mesai yapıldığı ve dini bayram günleri dışındaki genel tatil günlerinde çalışıldığı kabul edilerek hesaplanmıştır.
Genel tatil ve fazla mesai alacaklarının ispatı konusunda, dosya içerisinde, işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtlarının bulunmadığı, davacının anılan alacaklarının davacı tanık beyanlarına göre tespit edildiği, 2004 yılına kadar geçen dönem için beyanları esas alınan davacı tanığı ...’ın işçilik alacaklarına ilişkin açtığı davada (.... H.D. 09.07.2010 tarih ve 2008/33855 esas- 2010/22641 karar) ....01.2004 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığının tespit edildiği bu nedenle 2004 yılı öncesi davalı işyerindeki çalışma düzenini bilebilecek durumda olmadığı anlaşılmış olup davacının bu döneme ilişkin genel tatil ve fazla mesai alacaklarını ispatlayamadığı gözetilmeksizin bu döneme ilişkin söz konusu alacakların kabul edilmesi hatalı olmuştur.
Yine davacının 2004 yılı sonrası döneme ilişkin dava dilekçesinde yalnızca 08.00-....00 arası çalıştığına dair beyanı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi nazara alınmaksızın Mahkemece davacı tanık beyanlarına atfen haftanın ... günü ek olarak ... saat daha çalışma yapıldığına ilişkin kabulü isabetli olmamıştır.
Ayrıca davacının raporlu geçirdiği dönemlerde çalışmadığı gözetilmeksizin fazla mesai ve genel tatil çalışması yaptığı kabulü ile hesaplama yapılarak karar verilmesi de isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.2
Kaynaklar