İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

İşe İade Davasının Kapsamı ve Sınırları

İş Hukuku 3 dk okuma

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının toplu iş sözleşmesinin ilgili maddesine göre muayeneye sevk talebinin reddine ilişkin işleme karşı dava açmakta güncel hukuki yararının bulunup bulunmadığı ve davacının işverenin ret işlemine yönelik kararının iptalini talep edip edemeyeceği noktasındadır.

Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı Hukuk Muhameleri Kanunu m. 33).

İddianın ileri sürülüş şekline göre davacı, toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmüne dayalı olarak muayeneye sevk edilme talebinin işveren tarafından reddine dair işlemin iptalini talep etmektedir. Esasen davacının bu başvuru ile elde etmek istediği yarar, işverenin toplu iş sözleşmesinin ilgili maddesindeki prosedüre uymasını sağlamaktır. Bir diğer ifade ile davacı işçi, işverenin toplu iş sözleşmesinden doğan işyeri uygulamasına uygun hareket etmesini, bir şeyi yapmasını, icrai bir davranışta bulunmasını talep etmektedir. Ne var ki; iş hukukunda, işe iade davaları dışında işvereni, düzenleyici işlemlerde bulunmasını zorlayıcı nitelikte bir karar verilmesi mümkün değildir. Yani mahkemelerin işverenin yerine geçerek, davacının toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmüne göre muayeneye sevk edilmesine yönelik işlem tesis etmesi mümkün değildir. (Hukuk Genel Kurulu, 22.02.2017 tarihli, 2014/9-1792 esas, 2017/306 karar) Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi tarafından, davacının muayeneye sevk talebi ile ilgili, işlemin iptaline ve toplu iş sözleşmesinin 33/5 maddesi uyarınca işlem yapılmasına yönelik karar vermesi isabetli olmamıştır.

Bununla birlikte, davacının talebinin, bu konudaki hakkının tespitine yönelik olup olmadığı, davacının tespit isteminde bulunmakta güncel hukuki yararının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

…

Somut olayda, yeraltında pano ayak üretim işçisi olarak görev yapan davacının, iş kazasıgeçirdikten sonra yer üstünde Elektromekanik Servisine bağlı kuyu vinçcisi olarak görevlendirildiği, aradan geçen süre içerisinde iyileştiğine dair sağlık kurulu raporu sunarak, 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 33/5 maddesinin 2. paragrafındaki “Ocak içinde çalışmakta iken, daimi olarak Ocak dışında başka bir işe nakledilen işçiler, iyileştiklerini beyan ile muayeneye tabi tutulmalarını talep etmeleri halinde, yeniden muayeneye tabi tutulacaklar, bunlardan Ocak içinde eski işlerinde veya başka bir işte çalışabileceklerine dair rapor alanlar Ocak içinde raporuna uygun, varsa münhal işlere nakledileceklerdir” düzenlemesine göre, muayeneye tabi tutulmayı talep ettiği; bu talebin ise, davalı işveren tarafından, kuyu vinççiliği sanatında işçiye ihtiyaç olduğu ve talebin kabulü halinde Kurumun zarara uğrayacağı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır. Davacı işçinin talebi Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtildiği gibi, doğrudan önceki işine nakledilmek değil, nakle uygun olup olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından muayeneye tabi tutulmaktır. ... halde, İlk Derece Mahkemesi tarafından işverenin yönetim hakkını etkileyecek ve işverenin yerine geçecek şekilde, edime yönelik karar verilmesi hatalı ise de; davacının toplu iş sözleşmesinden doğan hakkının uygulanmasını talep ettiği, davalı işverenin de bu talebi reddettiği göz önüne alındığında; davacının, ret kararının toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmüne aykırı olup olmadığının tespitini talep etmekte güncel hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesi tarafından davacının talebinin tespit istemine yönelik olduğu değerlendirilerek, araştırma yapılması ve tespit talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, tespit kararını aşar şekilde edime yönelik olarak karar verilmesi; Bölge Adliye Mahkemesince de davacının talebi konusunda hatalı değerlendirme yapılarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.1

Sözleşmenin Feshi#

Kaynaklar

  1. 22. Hukuk Dairesi 2017/33337 E., 2017/11997 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İş Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İş Sözleşmesi: Tanımı ve Sona Erme Halleri

İş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'daki tanımı, fesih dışında sona erme halleri, fesih türleri ve süreli fesih üzerine Yargıtay kararları ışığında açıklamalar.

İş Hukuku5 dk okuma

İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartları, yer ve sektör sınırlaması, haklı fesih hâlinde sona ermesi ve ihlalin ispatına ilişkin Yargıtay kararları.

İş Hukuku5 dk okuma
WhatsApp