İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

İşçinin İftira ve Söylenti Çıkarması, İşvereni Şikâyet Etmesi

İş Hukuku 3 dk okuma

Söylentinin işçi Tarafından çıkarıldığı İspatlanmalıdır#

Davalının fesih nedeni olarak, davacının işyerinde çalışan diğer iki işçi G. Ç.ile U.. Ş..'in aralarında ilişki olduğu, hatta polis tarafından basıldıkları yönünde işyerinde dedikodu yayması, halen davalı işyerinde çalışmakta olan N. S. K.'ü telefon ile arayarak bu yönde beyanda bulunması gösterilmektedir. Mahkeme ifadesi sırasında halen davalı işverenlikte çalışmakta olan davalı şahidi G.'ın " U.. Ş.. ile benim polis tarafından basıldığımızı şefimiz K.K.'ye söylemiş ve bunun üzerine fabrika içerisinde bu söylenti yayılmıştır" şeklindeki ifadesinden, söylentinin davalı şahidi K.K.'nin arandığını iddia etmesi üzerine yayıldığı anlaşılmaktadır. Halen davalı işverenlikte çalışmakta olan davalı şahidi M.M.'nin " ben T.. Y..'ten böyle bir şey duymadım ancak iş yerinde T.. Y..'in hakkımızda bu şekilde konuştuğunu diğer işçi arkadaşlardan duydum" şeklindeki beyanında somut olarak hangi işçiden bunları duydu belli olmadığı gibi, söylentinin davalı şahidi K.K.'nin arandığını iddia etmesi üzerine yayılıp yayılmadığı da belli değildir. Davalı şahidi olup halen davalı işverenlikte çalışan S.'ın davacı tarafından telefon ile arandığını belirttiği 27/5/2010 tarihi, davacının kardeşinin, aynı gün Dairemizde incelemesi yapılan 2014/6263 Dairemiz Esas sayılı dosyasında davacı ile kardeşinin fabrika girişinde olay çıkardığı savunulan ve davacının kardeşinin iş aktinin feshedildiğini öğrendiği tarihtir. Davalı şahidi K.K.'nin " ben diğer işçiler arasında böyle bir olayın konuşulduğunu da duydum ancak bu söylentiyi kimin yaydığını bilmiyorum, ben bizzat T.. Y..'in beni arayarak söylemesi neticesinde bu dilekçeyi yazdım" yönündeki beyanı, hangi işçilerin T.T. ile M.M. arasında ileri sürülen ilişki hakkında konuştuğu ve ne zaman konuştuğu açısından soyut kalmaktadır. Sulh Ceza Mahkemesinde davacının kardeşinin şirket sahibini ve genel müdürünü Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet ettiği, davacı ve kardeşinin 13/4/2010 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na işvereni suçlayıcı ifadeler verdiği de anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davacı, davalı kayıtlarına göre 4/5/2010-28/5/2010 tarihleri arasında izinli gözükmektedir. Bu durumda, davacının ne zaman bu söylentiyi yaymış olabileceği sorusu yanıtsız kaldığı gibi, söylentinin yayılma şekli ve zamanı açısından dosyadaki en somut bilginin, davalı şahidi G.'ın " U.. Ş.. ile benim polis tarafından basıldığımızı şefimiz K.K.'ye söylemiş ve bunun üzerine fabrika içerisinde bu söylenti yayılmıştır" şeklindeki ifadesinden elde edildiği, buna göre de davalı şahidi K.K.'nin, davacı tarafından telefonla arandığı ve davacının kendisine adı geçen iki işçinin ilişkisinden bahsettiğini ileri sürmesinden sonra söylentinin davacı yıllık izinde iken yayıldığı intibaı doğmaktadır. Neticeten, böyle bir söylenti yayılmış dahi olsa, bu söylentiyi davacının yaydığı sabit olmadığı gibi, söylentinin davalı şahidi K.K.'nin arandığını iddia etmesi üzerine yayılmış olması ihtimali de göz önüne alınmalıdır. Davacının yine davalı nezdinde çalışan kardeşinin Sulh Ceza Mahkemesi'nde davalı işverenlik yetkililerini şikayet etmesi, davacının da bu ceza dosyasında şahitlik etmesi göz önüne alınarak, söylentinin kaynağının da somut deliller ile yukarda açıklandığı şekilde ortaya konamaması, halen davalıda çalışmakta olan davalı şahidi K.K.'nin beyanlarının da davalı şahidi T.T.'nin beyanları karşısında davalının haklı feshini ispata yeterli olmadığı anlaşıldığından, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır.1

İşçinin İşvereni Şikayet Etmesi#

Davacının işyeri yetkililerine ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı ve Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava olarak görülen şikayeti ise, Başsavcılıkça iddianame düzenlenerek dava açılmasına yeter suç şüphesi görüldüğünden, davacının hak arama özgürlüğü ve şikayet hakkı kapsamında kalmasının yanı sıra, bizatihi davalı savunmasında bu fesih nedeni olarak ele alınamaz.2

Kaynaklar

  1. 9. Hukuk Dairesi 2014/6264 E., 2014/8854 K. ↩
  2. 9. Hukuk Dairesi 2014/6263 E., 2014/8853 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İş Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İş Sözleşmesi: Tanımı ve Sona Erme Halleri

İş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'daki tanımı, fesih dışında sona erme halleri, fesih türleri ve süreli fesih üzerine Yargıtay kararları ışığında açıklamalar.

İş Hukuku5 dk okuma

İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartları, yer ve sektör sınırlaması, haklı fesih hâlinde sona ermesi ve ihlalin ispatına ilişkin Yargıtay kararları.

İş Hukuku5 dk okuma
WhatsApp