Yabancı Para Alacağına Uygulanacak Faiz#
Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı yasanın 4/a - (Ek madde: 14/11/1990 - 3678/30 md.) maddesinde düzenlenmiş olup, burada “ Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.Uyuşmazlık konusu alacağının yabancı parayla tahsili talep edildiğinden bu alacağa 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca, "Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faize" hükmedilmesi gerekirken “ en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte,” şeklinde hüküm kurulması da isabetsiz olmuştur.1
Belirsiz Alacak Davasında Faizinin Başlangıcı Dava Açılma Tarihidir#
Buna göre; davalı vekilinin dava dilekçesine karşı süresi içerisinde cevap dilekçesi verdiği her ne kadar cevap dilekçesinde zaman aşımı definde bulunmamış ise de cevap dilekçesini tam ıslah ederek zaman aşımı definde bulunduğu bu durumun süresinde ileri sürülen zamanaşımı defi olarak kabul edilerek talep edilen alacaklar yönünden dava tarihinden geriye 5 yıllık zamanaşımı süresinin gözetilmesi ve dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından alacaklara zamanaşımının kesildiği dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekir.2
Faizin Başlangıç tarihleri#
2-Ücret alacağı bakımından faize hak kazanmak için kural olarak işveren temerrüde düşürülmelidir. Ancak, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça bir ödeme günü kararlaştırılmış ise, belirlenen ödeme tarihi sonrasında faiz işlemeye başlar.İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmesi durumunda, istekle bağlı olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Bunun dışında dava veya ıslah tarihlerinden itibaren talep edilen miktarlarla sınırlı olarak faize karar verilmelidir.
Diğer taraftan alacağın belirsiz alacak davası yolu ile talep edilmesi durumunda faiz başlangıç tarihlerinin belirlenmesinde, dava tarihi ve miktar artırım tarihi şeklinde ayrım yapılmamalı, anılan alacaklarda hüküm altına alınacak tüm miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmelidir.
Somut olayda, davacının dava konusu alacak bakımından davasını belirsiz alacak davası türünde açmış olmasına rağmen söz konusu alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmetmek gerektiği halde bir bölümüne dava tarihinden itibaren faiz hükmedilmiştir. Belirsiz alacak olarak talep edilen alacaklarda dava açıldıktan sonra yargılama esnasında artırılan alacak miktarları bakımından zamanaşımı süreleri işlemeyeceği gibi artırılan miktar bakımından faize hükmedilirken de kısmi davadan farklı olarak tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği gözetilmeksizin karar verilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.3
İhtarnamede İhtarname Tarihi Yazıyorsa Faiz Bu Tarihten İtibaren Başlatılmalıdır#
Davalı kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini bu durumun banka kayıtlarından anlaşılacağını beyan etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda banka kayıtları ve bordrolar karşılaştırılmamış davalı tarafça davacıya yapılan ödemeler kesin olarak tespit edilmemiştir. Davalı tanıklarınca işyerinde yemek ve yol yardımı yapıldığı belirtildiği halde bilirkişi tarafından hesaplanan tazminata esas ücrete ilave edilmemiştir. Davacı dava açmadan önce alacaklarının ödenmesi için davalıya noter kanalı ile ihtarname göndermiş alacaklarına ihtarname tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep etmiştir. Kabule göre de mahkemece ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren faize hükmedilmeyip dava tarihinden faize karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.4
Islahta faiz talebi unutulursa dava dilekçesindeki uygulanmalıdır#
Davacı vekili kısmi eda külli tespit istemli belirsiz alacak davası açmış, taleplerini ıslah dilekçesi ile artırmış, ancak ıslah ettiği miktarlara faiz yürütülmesini talep etmemiştir.
Bu dava türünde faiz başlangıcı yönünden Dairemiz uygulaması kısmi dava esasları ile aynı olup kıdem tazminatı dışındaki hüküm altına alınan alacaklar bakımından dava dilekçesi ile istenen miktar için dava, ıslah (talep artırımı) dilekçesiyle artırılan miktar için ise, ıslah (talep artırımı) tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.
Ancak; Mahkemece ıslah ile istenilen miktarlara faiz talep edilmediği gerekçesi ile faiz yürütülmemiştir.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 24.05.2019 günü yapılan toplantıda:
“Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği" yönünde karar verilmiş olup, böylece ıslahta sadece miktarın artırılması yeterli olup, dava dilekçesindeki faiz istemi ıslahı da kapsayacağından, davacının ıslah dilekçesinde faiz talebi olmadığı gerekçesi ile ıslah ile artırılan alacak miktarlarının faizsiz olarak hüküm altına alınması hatalı olup bozma sebebidir.5
Kaynaklar