İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

İkinci Bir İşyerinde Çalışmanın Fesih Nedeni Olması

İş Hukuku 2 dk okuma

Dosya içeriğine göre, davacının davalı işyerinde 15.11.2008-29.07.2016 tarihleri arasında PVC doğrama ve montaj elemanı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 29.07.2016 tarihli fesih bildirimi ile, dinlenmesi için verilen tatillerde hatta hafta içi iş çıkışlarında ... firmasında çalıştığının tespit edildiği gerekçesiyle 4857 sayılı iş Kanunu'nun 29. maddesine göre bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda; davacının çalıştığı iddia edilen ... isimli işyerinde davacının hizmet akdine dayalı bağımlılık ve ücret unsuru taşıyacak şekilde bir hizmet ilişkisi bulunduğu işverence tam olarak ispat edilememiştir. Davacı, arkadaşı olan ... isimli işyerinde yardım amaçlı ve ücretsiz olarak bir kaç kez yardım ettiğini beyan etmiş olup bu durumun aksi tanık beyanlarıyla ispat edilememiştir. Dosya içeriğinde davalı işverenin fesih iddiasını kanıtlar bir belgeye de rastlanmamıştır. Kaldı ki işçinin mesai saatleri dışında başka yerde çalışması hizmet akdinin gerektirdiği hükümlerin ihlali anlamına gelmeyip, işçinin başka bir işte çalışması nedeniyle ancak işçinin yorgun düşmesi ve asıl işinde günlük ve normal çalışma sistemini aksatması halinde haklı fesih sebebi oluşturmaktadır. Dosya kapsamında dinlenen davalı tanıkları dahi davacının mesaisini aksatmadığına dair beyanda bulunmuş olup, davacı tanığı ise iki yada üç kez çalıştığını ve şirketin genel müdürününde bu durumu bildiğini beyan etmiştir. Belirtilen tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının başka yerde çalıştığı olgusuna dayanan işveren bu iddiasını her türlü şüpheden uzak delillerle kanıtlayamamıştır. Bu durumda davacı işçinin iş akdinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiğinin kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işine iadesine karar vermek gerekmektedir. Bu bakımdan, feshin geçerli bir sebebe dayanmadığı, yönündeki ilk derece mahkemesi kararı isabetli bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı hukuki değerlendirme ile ilk derece mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1

Kaynaklar

  1. 22. Hukuk Dairesi 2018/5408 E.,  2018/12616 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İş Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İş Sözleşmesi: Tanımı ve Sona Erme Halleri

İş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'daki tanımı, fesih dışında sona erme halleri, fesih türleri ve süreli fesih üzerine Yargıtay kararları ışığında açıklamalar.

İş Hukuku5 dk okuma

İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartları, yer ve sektör sınırlaması, haklı fesih hâlinde sona ermesi ve ihlalin ispatına ilişkin Yargıtay kararları.

İş Hukuku5 dk okuma
WhatsApp