İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Emeklilik Yaşı, Pasif Dönem ve Mükerrer Ödeme

Aktüerya ve Tazminat Hesabı 6 dk okuma

Maden İşçisi Erken Emekli Olsa Bile Hesap Yaparken Emeklilik Yaşı Değişmez#

Davalı vekili, temyiz dilekçesinde ve temyize cevabında, manevi tazminatın fazla olduğunu, kusur raporunu kabul etmediğini, maden kazalarında heyet raporu alınması gerektiğini, davacının maden işçisi olduğunu, diğer şartların da tamamlanması halinde 39 yaşında davacının emekli olabileceğini, bu nedenle hesap raporunda pasif dönem yaşının 60 olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kusur ve hesap raporlarının hatalı olduğunu, kararın müvekkili lehine bozulması gerektiğini, davacı temyizinin haksız olduğunu savundu.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :

Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz kapsamına ve sebeplerine göre, davalı tarafın tüm, davacının ise aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.1

Kişinin İş Göremezlik Oranı %60’ın Altında İse Rücu Davasında Pasif Dönem Hesabı Yapılmaz#

Eldeki davada, davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin ilk fıkrasında, iş kazası, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği belirtilmiş olmakla, anlaşılacağı üzere işverenin rücu alacağından sorumluluğu belirlenirken, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek (maddi) zarar karşılaştırması yapılıp düşük (az) olan tutarın hükme esas alınması gerekmektedir. Ayrıca meslekte kazanma gücü kaybı oranının (sürekli iş göremezlik derecesinin) %60’ın altında kaldığı durumlarda, emsallerine göre sigortalının daha fazla efor harcamak suretiyle de olsa çalışmasını sürdürüp yaşlılık aylığına hak kazanması olası bulunduğundan, 60 yaş sonrası yönünden pasif dönem zarar hesabı yapılmamalıdır.

Yukarıdaki belirtilen husus ve ilkeler çerçevesinde uzman bilirkişi tarafından yöntemince rapor düzenlenerek somut olaydaki sürekli iş göremezlik derecesinin %60’ın altında olduğu göz önüne alınmak suretiyle pasif dönem hesabı yapılmaksızın sigortalının gerçek zararı hesaplanmalı, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile karşılaştırılıp hükme esas alınacak düşük olan tutarın kusur oranına göre davalının sorumluluğu belirlendikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.2

Taleple Bağlılık

Bilirkişi alacak hesaplarken taleple bağlıdır

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı işçilik alacakları ve hizmet tespiti için birlikte dava açmış olup, davacının işçilik alacakları yönündeki talebi hizmet tespiti yönünden verilen kararın sonucunun beklenilmesi amacıyla tefrik edilmiş, hizmet tespiti davasında davacının davalı işyerinde 23.05.2008-03.05.2010 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek, temyiz incelemesi sonucu Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ,,,,tarafından düzenlenen 15.02.2012 tarihli hesap raporunda, davacının hizmet süresi 01.05.2008-03.05.2010 tarihleri arası olarak kabul edilmiş ve buna göre hesaplama yapılmıştır.

Kesinleşen hizmet tespiti davası ve davacının 2008 yılı Mayıs ayının son haftasından itibaren davalı işyerinde çalışmaya başladığı yönündeki iddiası dikkate alındığında, bilirkişi tarafından hesaplamalara esas alınan hizmet süresinin hatalı olduğu açıktır. Mahkemece yapılacak iş, dosyada alınan 11.03.2013 tarihli bilirkişi ,,,, tarafından düzenlenen hesap raporunda hizmet süresi, davacının talebi ve hizmet tespiti davası kararına uygun şekilde 23.05.2008-03.05.2010 tarihleri arası olarak kabul edildiğinden, bu rapora itibarla karar vermektir.3

Kişi Emekli Olmuşsa Malulen Emeklilik De Olsa Pasif Dönem Emeklilik Tarihinden İtibaren Hesaplanır#

Dava, sigortalının iş kazasında sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; 25.08.2008 tarihinde gerçekleşen iş kazasında makine operatörü olan davacının dava dışı operatörün kullandığı greyderin geri manevrası sırasında altında kaldığı ve bakıma muhtaç şekilde % 100 oranında malul olduğu; olayda davacı işçinin % 40, davalı işveren şirket ile dava dışı istihdamının % 60 oranında kusurlu görüldüğü; dava dilekçesi ile 1000 TL maddi tazminat ile 1000,00 TL bakıcı giderinin talep edildiği, ıslah dilekçesi üzerine 100511,31 TL maddi tazminat ile 180223,89 TL bakıcı gideri toplamı talebin 280735,20 TL'ye çıkarıldığı; Mahkeme tarafından 217656,31 TL maddi, 70000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği; Dairemizin 02.11.2015 tarihli kararı ile yerel mahkeme hükmünün bozulduğu, bozma ilamında davacı sigortalının fiilen emekli olduğu tarih belli olmasına rağmen 60 yaşı sonuna kadar çalışacağı varsayımına göre hesaplamanın yapıldığı, yine davacının tedavi sürecinde bakımının hastanede yapılmasına göre bakıcı giderinin taburcu olduğu tarih yerine olay tarihinden başlatıldığı bilirkişi raporuna itimat ile neticeye varılmasının doğru olmadığı, bunun yanında davacının ıslah ile talep ettiği manevi tazminat bakımından, ıslah anında yalnızca nispi ıslah harcını ödeyip ayrıca başvuru harcı ödememesine göre ıslah dilekçesinin ek dava dilekçesi olarak kabulünün mümkün bulunmaması da gözetilerek davacının ayrıca manevi tazminat davası açma hakkı saklı kalmak üzere isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine değinildiği; Mahkemenin bozma ilamına uyduğu ve davacı vekilinin ek dava dilekçesi ile birlikte 75000 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu; hesap bilirkişisinden alınan 22.04.2016 tarihli raporda güncellenmiş asgari ücret rakamları üzerinden yeniden zarar hesabı yapıldığı ve davacının 135780,79 TL maddi zararı ve 270786,84 TL bakıcı gideri alacağı bulunduğunun tespit edildiği; Mahkeme tarafından 217656,31 TL maddi, birleşen dava yönünden 70000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği; Dairemizin 21.06.2016 tarihli kararı ile yerel mahkeme hükmünün bozulduğu, bozma ilamında davacı kazalının 21.10.2011 tarihinde malulen de olsa emekli olduğu, bu durumda davacının aktif dönem sonunun 21.10.2011 tarihi olduğu, bu tarihten sonrasının davacı için artık pasif dönem olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği; Mahkemenin bozma ilamına uyduğu, hesap bilirkişisinden alınan 28.04.2017 tarihli raporda güncellenmiş asgari ücret rakamları üzerinden yeniden zarar hesabı yapıldığı ve davacının SGK tarafından karşılanması sebebi ile maddi zararı olmadığı, ancak 287516,94 TL bakıcı gideri alacağı bulunduğunun tespit edildiği; bunun üzerine davacı vekilinin 287516,94 TL bakıcı giderine % 35 hakkaniyet indirimi uygulamak suretiyle 186886,01 TL bakıcı gideri tazminatı yönünden bakiye 6662,11 TL için ek dava açtığı, nihai olarak Mahkeme tarafından, asıl dava için 180223,89 TL ve birleşen dosya yönünden 6662,11 TL bakıcı gideri toplamı 186886,01 TL’nin davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine yönelik hüküm kurduğu anlaşılmaktadır.Karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'da (ayrıca mülga 1086 sayılı HUMK içeriğinde) “usulü kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.4

Pasif Devrede Kişi Herhangi Bir İşte Çalışmasa Bile Tazminata Hak Kazanır#

Tazminatın saptanmasında, sigortalı pasif devrede herhangi bir işte çalışılmasa bile, sigortalının salt yaşamsal faaliyetlerini sürdürmesinin ekonomik bir değer taşıması nedeniyle bundan yoksun kalan bakımından bir zarar oluşacağı ve bu zararın karşılanması amacıyla pasif devre zararının hesaplanması gerektiği, bu zararın hesaplanması sırasında esas alınması gereken ücretin asgari ücret olduğu 21. HD'nin yerleşmiş görüşlerindendir. (2015/14708, 2016/7504 Karar sayılı içtihadı) 5

Mükerrer Ödeme#

Sigorta Hesabında Mükerrer Ödeme Olmamasına Bakılmalıdır#

Somut olayımızda, 04.08.2010 tarihli iş kazası sonucu %24 oranında sürekli iş göremez olan sigortalıya 7.278,10 TL geçici iş görmezlik ödeneği ve 23.428,74 TL ilk peşin sermaye değerli gelir ödenmiştir. Kurumca hazırlanan borç bildirim belgesinde borç aslının 12.328,89 TL olup toplam borç ise 12.335,89 TL dir. Kurumun 05.07.2013 tarihli …'ye göndermiş olduğu yazıda ise geçici iş görmezlik ödeneği 7.278,10 TL olup yasal faizi 1.382,90 TL, genel sağlık sigortası kapsamında kurumca ödenen 5.627,30 TL olup yasal faizi 1.708,48 TL şeklinde düzenlen kurum alacağının toplam 15.996,78 TL olduğu, davalı 13.08.2013 tarihli banka dekontunda 12.335,89 TL ödeme yaptığı dosyadan anlaşılmaktadır. Davalının ödeme iddiasına göre geçici iş görmezlik ödeneği ile Kurumun yazısındaki geçici iş görmezlik ödemelerinin dönemleri araştırılıp mükerrer talep olup olmadığı belirlenerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.6

Kaynaklar

  1. 21. Hukuk Dairesi 2017/4615 E., 2018/1811 K. ↩
  2. 10. Hukuk Dairesi 2017/5199 E.,  2017/8833 K. ↩
  3. 9. Hukuk Dairesi 2017/6873 E.,  2017/19145 K. ↩
  4. 21. Hukuk Dairesi 2018/176 E., 2019/690 K. ↩
  5. 21. Hukuk Dairesi 2017/4683 E., 2017/7250 K. ↩
  6. 10. Hukuk Dairesi 2017/6318 E., 2017/9151 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Aktüerya ve Tazminat Hesabı

Bu konudaki diğer yazılar

Tazminat Hesabında Muhtemel Ömür Tespiti

Bakiye ömrün belirlenmesinde PMF 1931 ve TRH 2010 tablolarının kullanımı ve Yargıtay'ın bu konudaki uygulamasına ilişkin kararlar.

Aktüerya ve Tazminat Hesabı2 dk okuma

Kusur Oranlarının Hesap Raporuna Uygulanması

İşverenin rücu sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesinde kusur oranlarının aktüerya hesap raporuna nasıl yansıtılacağına ilişkin karar.

Aktüerya ve Tazminat Hesabı1 dk okuma

Tazminat Hesabında Maluliyet Oranı

2021'de yürürlüğe giren yeni maluliyet yönetmeliğinin uygulanması, maluliyet oranına itiraz usulü ve itiraz edilmemesinin sonuçları.

Aktüerya ve Tazminat Hesabı8 dk okuma
WhatsApp