Kusur Oranlarının Hesap Raporuna Uygulanması#
Öte yandan, Mahkemece, 9 ve 10. madde şartlarının gerçekleştiği kanaatine varıldığı takdirde, 506 sayılı Yasanın 10. maddesine dayalı tazmin sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesi konusuna çözüm getiren, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 15.03.1995 T., 1994/800 E., 1995/166 K. sayılı ilamında “...Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, hak sahiplerinin işverenden isteyebileceği tazminat (tavan) miktarını önce kusur durumunu hiç gözetmeksizin belirlemek ve belirlenen tazminat miktarını geçmemek üzere davalının olaydaki kusursuzluğu dikkate alınarak Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uygulanarak varılacak sonuç uyarınca rücu alacağına hükmetme...” gereği öngörülmüş olup; işverenin sorumluluk sınırlarının belirlenmesinde, kendisinin kusurlu olup olmaması etkili bulunmakta, işverenin kusursuz bulunduğu durumlarda, ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı olarak ortaya çıkan tazminat tavanından, Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44. maddeleri uyarınca, en az % 50 oranında indirim yapılarak, işverenin sorumlu olduğu tazminat tutarının belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkemece, davacı Kurum'a yazılan müzekkereye, Sigortalı Emeklilik Daire Başkanlığına yanıt verildiği ve yazı cevabından sigortalıya ödenen fiili ödeme tutarının 18.472,24 TL olduğu anlaşılmış olup olayda 506 sayılı Yasanın 10. maddesi hükümlerine göre davalının kurum zararının % 80'den (işveren kurusu % 60 + ½ sigortalı kusuru %20) sorumlu olduğu ve fiili ödemenin % 80 karşılığının talebin içinde kaldığı anlaşılmakla fiili ödemenin % 80'ine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.1
Kaynaklar
- 10. Hukuk Dairesi 2018/177 E., 2018/1657 K. ↩