İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Tazminat Hesabında Maluliyet Oranı

Aktüerya ve Tazminat Hesabı 8 dk okuma

2021 yılında yürürlüğe giren yeni yönetmeliğin uygulaması#

İnceleme konusu eldeki davada, gerek Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve gerekse de Adli tıp raporu nazara alınarak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren Maluliyet Ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmıştır. Yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet Ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınıp (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcın, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmelidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.1

Maluliyet Oranına Tarafların itiraz etmemesi#

Uyuşmazlık, somut olayda sürekli iş göremezlik oranının tespitine yönelik Mahkemece yapılan değerlendirmenin hükme esas alınacak nitelikte olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Yasanın 19'uncu maddesinde "İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.

Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi halinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, birinci fıkrada belirtilen sağlık kurullarından alınacak raporlara göre yeniden tespit olunur." hükmü gereğince meslekte kazanma gücünün tespit edilmesi hususunda öncelikle Kurum nezdinde rapor aldırılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği hususu vurgulanmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28/06/1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da aynı yöndedir.

5510 sayılı Yasanın sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.10.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Diğer taraftan, aynı Yasanın 58. ve 95'inci maddeleri gereğince meslekte kazanma gücü kaybı ve bedeni çalışma gücü kaybının tespiti bakımından izlenecek yol açıklanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınmalıdır.

Bu düzenlemeler çerçevesinde, sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.10.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği de 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 95’inci maddesinde, malûl sayılmayı gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek yol açıklanmıştır. Aynı yöndeki düzenleme 1479 ve 506 sayılı Yasalar kapsamında da mevcut olup, mahkemece öncelikle, 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği de dikkate alınarak ... Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınması, itiraz halinde Adli Tıp Kurumunun görüşüne başvurulması, raporlar arasında çelişki olması halinde Adli Tıp Üst Kurulundan 2013 tarihli Yönetmelik hükümleri de irdelenmek suretiyle rapor alınmalıdır.

Öte yandan; Anayasa’nın 12. maddesine göre; “Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz devredilmez, vazgeçilmez, temel hak ve hürriyetlere sahiptir.” Anayasa’nın 60. maddesine göre ise “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar”. Açıklanması gerekir ki; sosyal devlet olmanın bir gereği ve sonucu, sosyal güvenlik hakkının tüm bireylere sağlanması ve güvence altına alınmasıdır. Sosyal güvenlik hakkı, bireylerin geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan bir insan hakkıdır. Bu noktada, sosyal güvenlik hakkı vazgeçilmez bir anayasal haktır ve kamu düzenindendir. Maluliyet oranının tespiti istemi de bir sosyal güvenlik hakkıdır. Vazgeçilmez olan bu hakkın kullanıcısı tarafından kısıtlanmasının ve uzun bir süre sonra talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı davranış olduğu ileri sürülemez.

Eldeki dosya kapsamında; İlk Derece Mahkemesi yargılaması esnasında alınan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 09.05.2017 tarihli raporu ile, “davacının maluliyet oranının %4,2 olduğu, davacının başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, kontrol muayenesi gerekmediğinin” belirtildiği, davalıların itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’ndan rapor alındığı, buna göre Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 25.06.2018 tarihli bu raporu ile “davacının muayene tarihi olan 20.04.2018 tarihinden itibaren E cetveline göre %6,3 oranında meslekte kazanma gücünden yoksun sayıldığının” belirtildiği, her iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesine yönelik olarak Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor aldırıldığı, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’nun 08.08.2019 tarihli raporu ile “davacının geçirdiği iş kazası neticesinde muayene tarihi olan 20.04.2018 tarihinden itibaren E cetveline göre %7.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu”nun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’nun raporu esas alınmak suretiyle yazıldığı şekilde karar verildiği, istinaf yargılama esnasında ise Bölge Adliye Mahkemesince davacının Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporuna karşı herhangi bir itirazının bulunmaması nedeniyle bu raporda belirtilen maluliyet oranının esas alınması gerektiği kanaatiyle yazıldığı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır .

Somut olayda; maluliyet oranının tespiti istemine ilişkin davada davacı tarafından vazgeçilmez olan sosyal güvenlik hakkının kullanılması söz konusu olup yargılama esnasında davacının Yüksek Sağlık Kurulu Kararı’na karşı herhangi bir itiraz yöneltmemiş olması, maluliyet oranının kesinleştiği sonucunu ortaya çıkarmaz. Bu doğrultuda İlk Derece Mahkemesince yargılamaya yukarıda yer alan prosedür doğrultusunda devam edilerek sonucuna göre tesis edilen hüküm yerinde olup Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmadan hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kurulan hüküm, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.2

Maluliyet Oranı itiraz usulü#

Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları'na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanunun 109. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı, diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı Başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin 6754 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu'nun 26. maddesi gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.

Dosya kapsamından, SGK İl Müdürlüğü'nün 18.02.2015 tarihli kararıyla davalı sigortalının %20,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayıldığı, SS Yüksek Sağlık Kurulu'nun 29.01.2016 tarihli kararında sigortalının 30.03.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde bu oranın %20,2 olarak belirlendiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 18.10.2017 tarihli raporunda muayene tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren azalma kaydıyla, E cetveline göre %11,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, davalı tarafından bu rapora itiraz edilmesi ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu ile davalı kurum tarafından düzenlenen sağlık raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 18.10.2018 tarihli raporunda; Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü uyarınca muayene tarihi olan 06.10.2017 tarihinden itibaren azalma kaydıyla E cetveline göre %11.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, SGK ile farkın muayenede el bileğinde ve el 4-5. parmaklarında hareket kısıtlılığının saptanmamasından kaynaklandığı belirtilmiş olup, Mahkemece mevzuat hükümleri de nazara alınarak davanın kabulü ile davacının 28.03.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücünü %11,1 oranında yitirdiğinin tespitine dair karar verilmiş ise de, kaza tarihinde Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinin yürürlükte olduğu ancak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından olay tarihinde yürürlükte olmayan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak değerlendirme yapıldığı ve raporlar arasında bu yönden çelişki olduğu anlaşılmakla; yukarıda açıklanan ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28/06/1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararına ve yasal prosedüre uygun şekilde, 30.03.2004 tarihli iş kazası nedeniyle Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde yeniden rapor aldırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.3

Kaynaklar

  1. 10. Hukuk Dairesi 2021/2543 E., 2021/14286 K. ↩
  2. 10. Hukuk Dairesi 2021/2546 E., 2021/12311 K. ↩
  3. 10. Hukuk Dairesi 2021/2519 E., 2021/12164 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Aktüerya ve Tazminat Hesabı

Bu konudaki diğer yazılar

Tazminat Hesabında Muhtemel Ömür Tespiti

Bakiye ömrün belirlenmesinde PMF 1931 ve TRH 2010 tablolarının kullanımı ve Yargıtay'ın bu konudaki uygulamasına ilişkin kararlar.

Aktüerya ve Tazminat Hesabı2 dk okuma

Kusur Oranlarının Hesap Raporuna Uygulanması

İşverenin rücu sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesinde kusur oranlarının aktüerya hesap raporuna nasıl yansıtılacağına ilişkin karar.

Aktüerya ve Tazminat Hesabı1 dk okuma

Tazminata Esas Ücretin Belirlenmesi

Maddi tazminat hesabında gerçek net ücretin esas alınması ve emsal ücret araştırmasının yöntemine ilişkin Yargıtay kararları.

Aktüerya ve Tazminat Hesabı5 dk okuma
WhatsApp