Doktor Raporu#
Doktor Raporu Sahteliği Kanıtlanıncaya Kadar Geçerlidir#
Somut uyuşmazlıkta; davacının 30.06.2014 ve 01.07.2014 tarihlerinde mazeretsiz devamsızlık yapması nedeniyle iş sözleşmesine son verilmiş ise de; davacının 30.06.2014-01.07.2014 tarihleri arasında ... Aile Sağlığı Merkezinden ve 02.07.2014-31.07.2014 tarihleri arasında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi polikliniğinden rapor aldığı görülmektedir.
Davalı cevap dilekçesinde bu raporların gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüş ise de; doktor raporları resmi evrak niteliğinde olup sahteliği ispat edilinceye kadar geçerlidir. Davalı işverence raporun sahteliğinin yöntemince ispatlanamadığı; feshin 4857 sayılı Yasanın 25/2. maddesindeki haklı fesih şartlarını taşımadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenler ile Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerekirken fesih bildirimine uygun olmayan bir gerekçe ile taleplerin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerekmiştir.1
Geçici İş Göremezlik#
Geçici İş Göremezlik Ücretinin İstenmesi Futbol Sahasında Kalecilik Yaparken Geçirilen Kaza#
... Bakım Merkez Komutanlığı Teknik Müdürlük Saraçhane kısmında görevli bulunan davalı işçinin 31 Ekim 2011 tarihinde futbol sahasında kalecilik yaparken omzunun incinmesi üzerine hastaneye sevk edildiğini ve kendisine iş kazası belgelerinin tanzim edildiğini, davalıya anılan kaza nedeniyle geçici iş göremezlik parası yatırıldığını, ancak söz konusu paranın davalı işçi tarafından 23. Dönem ...'nin 63/a maddesi gereği 10 gün içinde makbuz karşılığı iş yeri nakit saymanlığına yatırılmadığının tespit edildiğini, buna ilişkin uyarı yazılarına rağmen ısrarla geçici iş göremezlik parasını iade etmediğini, davalının spor yaralanması ile ilgili sürekli rapor aldığından ve bu nedenle fiilen çalışmadığından bu süre zarfında da iş göremezlik parası almaya devam ettiğini, ... İl Müdürlüğüne 31 Mayıs 2013 tarihli başvuruları neticesinde ilgili personele iş göremezlik ücretinin 39.488,38 TL'sına ulaştığının bildirildiğini, bunun üzerine 39.488,38 TL'nin kuruma ödenmesi için son kez personele ihtar çekilerek 31 Ekim 2011 tarihinden itibaren bugüne kadar hiç mesai yapmamasına rağmen kurumdan kesintisiz olarak maaşını tam aldığından 23. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 63. maddesi gereğince 10 gün içerisinde makbuz karşılığı yatırılmasının ihtar edildiğini, buna rağmen her hangi bir ödemede bulunmadığını belirterek, 01.08.2013 tarihine kadar yatırılan 44.867,19 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, ... tarafından davacı kuruma gönderilen ve davacı tarafından toplam alacak olan 44.867,19 TL olan liste incelendiğinde ... tarafından davalının 31.10.2011 tarihindeki iş kazası öncesine ait ödemelerin de yer aldığı, ancak işbu davanın konusu davalının 31.10.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonrasında ... tarafından davalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği olduğundan 31.10.2011 tarihi öncesi ödemelerin işbu dava ile talep edilemeyeceği, bu itibarla ... tarafından davacı kuruma bildirilen 03.06.2013 tarih ve 38040040 sayılı yazı ve ekindeki ödeme listesinde davalı işçiye 31.10.2011 tarihi sonrası yapılan ödemeler toplamının 39.488,38 TL olduğunun belirtildiği, davacı kurum tarafından 01.10.2013 havale tarihi ile sunulan yazıda davalı işçi tarafından kurumlarına bu yönde bir ödeme yapılmadığı belirtilmekle beraber davalı işçi tarafından da bu yönde bir delil sunmadığı ya da kurum tarafından ücretlerinin ...'nin 63/a maddesi gereği tam olarak ödenmediğine dair bir iddiasının yer almadığı görülerek davalı işçinin ...'nin 63/a gereği ... tarafından kendisine 31.10.2011 tarihi sonrası ödenen toplam 39.488,38 TL’nin davacı kuruma verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda mahkemece, ... tarafından davacı kuruma bildirilen 03.06.2013 tarihli yazı ve ekindeki ödeme listesinde davalı işçiye 31.10.2011 tarihi sonrası yapılan ödemeler toplamına göre karar verildiği belirtilmiş ise de; dosya içinde mevcut olan ... tarafından davacı kuruma gönderilen 18.12.2013 tarihli yazı ekindeki davalının kurumdan aldığı iş görememezlik ödemelerini gösterir liste incelendiğinde; 12.07.2013 tarihinde 5.378,81 TL ödemenin de olduğu ancak bu ödemenin mahkemece dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen ödemenin de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.2
Maktu Ücretli Çalışandan Geçici İş Göremezlik Ödeneği Kesintisi Yapılmaması Gerekir#
Dava dilekçesinde, davacının istirahatli olduğu 3 günlük süre karşılığı aylık maaşından kesinti yapıldığı iddia edilerek alacak talep edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, aylık maktu ücretle çalıştığı anlaşılan davacının istirahatli olduğu 3 günlük süre karşılığı ücretinden işverence tek taraflı kesinti yapılmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ancak 4857 sayılı İş Kanununun 48/2. maddesi uyarınca, davacı işçi SGK’dan söz konusu 3 gün için geçici iş göremezlik ödeneği almışsa bu bedelin davacının ücretinden mahsup edilmesi gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; talep konusu 3 günlük süre için SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenip ödenmediğini araştırıp açıklığa kavuşturarak ödeme yapılmış ise bu miktarı davacının hesaplanacak 3 günlük ücretinden mahsup etmek, ödeme yapılmamış ise davalı tarafından ödenmediği anlaşılan 3 günlük ücretin tamamının davalıdan tahsiline karar vermektir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.3
İşçinin Diğer İşçilerin Görüşmelerini Cep Telefonuyla kaydetmesi#
Davacının iş akdinin davalı işveren tarafından 12/12/2013 tarihinde haberdar olunan iş arkadaşlarının özel görüşme ve konuşmalarını kendi cep telefonu ile gizlice kayıt etmesi eylemi nedeniyle feshedildiği, fesih öncesi 14/12/2013 tarihinde davacı işçiden yazılı savunma talep edildiği ancak davacı işçinin savunma yapmadığı, iş akdinin 18/12/2013 tarihinde 6 iş günlük hak düşürücü süre içinde feshedildiği, çalışma arkadaşlarının özel hayatına doğrudan müdahale ve şikayete konu edilmesi halinde suç teşkil eden feshe konu eylemin haklı fesih ağırlığında olduğu, mahkemenin eylemin sübutunu kabul ile birlikte bu durumun ancak geçerli feshe konu edilebileceği şeklindeki kabulünün ise yerinde olmadığı, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Sonuç itibariyle davalı işveren fesihte haklı olduğu için davacının kıdem ve ihbar tazminatları taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.4
İşyeri içerisinde alenen yapılanlar özel hayatın gizliliğine konu olmaz#
Dosyadaki; bilgi ve belgelerden davalı iş yerinde satış temsilcisi olarak görev yapan davacı işçinin aynı işyerinde bulunan kadın çalışan ile duygusal ilişki içine girdiği, en son olarak kadın çalışanı iş yerinde öpmeye çalıştığı, bu durumun güvenlik kameraları tarafından kaydedildiği, duruma güvenlik kameralarının kaydı nedeni ile vakıf olan davalı işverenin davacı işçiyi bu fiili nedeniyle işten çıkarttığı anlaşılmaktadır.
Özel hayat ve özel hayatın gizliliği kuralı iş yerinde ve başka bir çalışana karşı alenen yapılan fiili kapsamaz. Feshe konu edilen davranış kadın işçi tarafından da savunma tutanağında kabul edilmişken, davacı işçinin iş yeri ortamında başka bir çalışan ile yukarıda açıklanan şekilde bir olay yaşaması iş yeri kurallarına ve genel ahlak kurallara aykırı olduğundan davalı işveren feshi haklıdır.5
Kaynaklar