II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabuluculuk anlaşma son tutanak içeriğine göre ve tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde arabuluculuğa konu işçilik alacaklarının tek tek sayılması ve üzerinde konuşulması hâlinde bile arabuluculuk görüşmelerinin 3-4 dakikalık süreçte sonuçlanmasının imkânsız olduğu, ayrıca arabuluculuk anlaşma belgesi içeriğine göre henüz iş sözleşmesi devam ederken işçinin feshe bağlı hakları olan kıdem, ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı yönünden hüküm içerdiği, ayrıca fesihten sonra yıllık ücretli izin alacağının parasal hâle geleceğinden işçinin bu talebinden de vazgeçtiğine ilişkin hüküm içermesinin, henüz iş sözleşmesi sona ermeden işçinin fesihten sonra doğacak olan işe iade talebinden vazgeçtiğine yönelik doğmamış hakkından feragati içermesinin hukuka uygun olmadığı, davacı işçinin ... Şirketinin asıl işveren olduğu işyerinde alt işverenler nezdinde çalıştığı, ... şahıs firması alt işverenliğinde çalışırken çalışma süresi dolmadan ihtiyari arabuluculuk tutanağının taraflar arasında anlaşma belgesi ile sonuçlandırıldığı, anlaşma belgesi içeriğinde bu anlaşma tutanağının işçinin aynı işyerinde alt işveren olarak çalışmaya başlayacak olan ... Şirketine karşı da önceki çalışma dönemine ilişkin haklarından da feragat ettiğinin açık hüküm altına alındığı, anlaşma tutanağında ... Şirketi taraf olarak yer almasa da anlaşma içeriğinde iş sözleşmesini devralacak yeni alt işverenin isminin açıkça yer aldığı, davacı işçinin 01.01.2022 tarihinden itibaren işyerini devralan alt işveren ... Şirketi işçisi olarak çalışmaya devam ettiği, 11.01.2022 tarihinde yeni alt işveren döneminde iş sözleşmesinin henüz deneme süresinde olduğundan bahisle sonlandırıldığı, davanın 05.03.2022 tarihinden önceki ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının ve anlaşma belgesinin iptali istemiyle açılmış olduğu, talebin esas itibarıyla taraflar arasındaki ihtiyari arabuluculuk son tutanağının ve anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespitine ilişkin olduğu, davacının bu davayı açmakla hukuki yararının bulunduğu, iptali istenen arabulucuk görüşmelerinin arabuluculuk hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüyle ihtiyari arabulucuk tutanağının tüm davalılar yönünden geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince arabulucu tarafından bilgilendirme yapılmaması ve davacının yeni alt işverendeki süreci etkileyecek şekilde yapılan arabulucu anlaşma tutanağının işçi aleyhine olduğunu belirterek tutanağı iptal etmesi yerinde ise de tutanağın tarafı olmayan ... Şirketi yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de tutanağın iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalılar ... Şirketi ile ... Şirketinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı ... Şirketi bakımından ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalılar ... Şirketi ile ... Şirketi yönünden davanın kabulü ile arabuluculuk tutanağının geçersizliğinin tespitine, ... Şirketi hakkında davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; irade fesadı iddiasının ispat edilemediğini, arabuluculuk görüşmelerinin tarafların istek ve iradeleri doğrultusunda gerçekleştiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Şirketi ve ... Şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,1
Kaynaklar
- Yargıtay 9. HD, 2025/8565 E., 2025/10034 K., ↩