İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Alt İşveren Değişikliğinde İşyeri Devri ve Kıdem

İş Hukuku 2 dk okuma

İşyeri devrinin kıdem tazminatı ile ilişkisi muvazaalı alt işveren#

Somut olayda davacı işçi 1992 yılına kadar olan çalışmalarının kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. Davalı işveren belediyenin kurulmasından önce alt işverende ve faklı işverenlerde geçen çalışmaların tazminata esas süreye eklenemeyeceğini savunmuştur.

Alt işverene ait işyeri asıl işverenin işyerinden bağımsız olmakla kural olarak alt işverende geçen hizmet sürelerinin daha sonra asıl işverenin gerçek işçisi olarak çalışılan süreye eklenmesi mümkün olmaz. Ancak muvazaalı alt işverenlik uygulamalarının varlığı halinde işçinin asıl işverenin gerçek işçisi olarak değerlendirilmesi gerekliğinden bu kapsamda çalışılan süreler asıl işverende geçmiş gibi tazminat hesabında dikkate alınmalıdır. Bundan başka alt işverene bırakılan işin asıl işverene devri, başka bir anlatımla alt işverenlik ilişkisinin sona erdirilerek işçinin bundan sonraki dönemde asıl işveren işçisi olarak çalıştırılması halinde de 1475 sayılı Yasanın 14/2 fıkrası uyarınca işyerinin “herhangi bir suretle el değiştirmesi” söz konusu olduğundan, çalışmakta olan işçiler bakımından kıdeme bağlı hakların devralan işverene geçtiği kabul edilmelidir. Yine işçinin alt işveren işçisi olarak çalışması sırasında asıl işverenin işlerinde çalışmak üzere asıl işverene nakli halinde de alt işverende geçen kıdem sürelerinin en son işverende geçen hizmetlerine eklenmesi gerekir.

Davaya konu olayda davacı işçi en son davalı belediyeye ait işyerinden emekli olmuş ve işverence 1992 yılından sonraki çalışmaları için kıdem tazminatı ödenmiştir. Davacının 1992 yılından önceki dönemde çalışmalarının farklı işverenler nezdinden geçtiği dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Yine sigorta kayıtlarına göre davacının çalışmalar aralıksız değildir, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının sigorta kayıtlarında yer alan işverenler yönünden hiçbir değerlendirme yapılmamış ve davalı ile bu işverenler arasındaki ilişki ortaya konulmamıştır. Yine bilirkişi raporunda geçen işveren tespitleri ile sigorta kayıtları birbiriyle uyumlu değildir.

Mahkemece istek konusu dönemde davacının kayıtlarda yer alan işverenleri belirlenmeli, davalı ile olan ilişkileri ortaya konulmalı, davalı belediyeden ya da devreden belediyeden iş alan alt işveren olup olmadığı, muvazaalı bir durumun bulunup bulunmadığı belirlenmeli, alt işverenler arasında işyeri devri olup olmadığı, varsa bu devirler sırasında davacı işçinin çalışmaya devam edip etmediği, alt işverene bırakılan işin daha sonra davalı belediyeye devredilip devredilmediği hususları açıklığa kavuşturulmalıdır. Davalı belediye ile sigorta kayıtlarında görünen şirketler arasında organik bağ olup olmadığı da araştırılmalıdır. Yine dava dışı G. Belediyesine geçiş şekli üzerinde durulmalı, işyeri devri ve işçi nakli olup olmadığı belirlenmelidir. Kayıtlara göre hesaplama yapılmalıdır. Kıdem tazminatı hesabında süreye bağlı bir eksikliğin olup olmadığı tespit olunmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece dosya içeriği ile uyumlu olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak ve gerekçesiz olarak davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.1

Çalışma Süreleri#

Asıl işverenin sorumluluğu işçinin çalıştığı süre ile sınırlıdır alt işveren tarafından çalıştırılan süre ile değil#

Davalı şirket nezdinde 28.09.2005-08.09.2009 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılan davacının davalı İ. Belediyesi nezdinde ise zaman zaman çalıştığı anlaşılmaktadır.

Asıl işverenin sorumluluğu işçinin asıl işverenden iş alan şirket emrinde asıl işveren nezdinde ki çalışma süresi ile sınırlıdır. Buna göre davalı İ. Belediyesinin sorumluluğunun davacının iltihak eden G. Belediyesi ve İ. Belediyesi nezdindeki çalışmaları ile sınırlı olduğu gözetilerek belirlenmesi gerekirken davalı İ. Belediye Başkanlığının davacının şirket nezdindeki çalışmalarının tamamından sorumlu tutulması hatalıdır.2

Kaynaklar

  1. 9.HD. 2009/39018 E. 2012/3775 K. 14.02.2012 ↩
  2. 9.11 D. 2011/28182 E. 2013/24153 K. 26.09.2013 ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İş Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İş Sözleşmesi: Tanımı ve Sona Erme Halleri

İş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'daki tanımı, fesih dışında sona erme halleri, fesih türleri ve süreli fesih üzerine Yargıtay kararları ışığında açıklamalar.

İş Hukuku5 dk okuma

İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartları, yer ve sektör sınırlaması, haklı fesih hâlinde sona ermesi ve ihlalin ispatına ilişkin Yargıtay kararları.

İş Hukuku5 dk okuma
WhatsApp