İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Suç Eşyasının Satın Alınması ve Ticari Sırrın Açıklanması

Ceza Hukuku 19 dk okuma

1-Sanık ...’nın katılanın suça konu hayvanlarını diğer sanık ...’tan satın aldığını kabul etmemesi, sanık ...’ın da üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, dolayısıyla katılanın hayvanlarını sanık ...’ya satmadığını söylemesi, suça konu hayvanlarının bulunamaması, tanık ...’in anlatımlarının görgüye dayalı olmaması, sanık ...’ın kendisinin suça konu hayvanları sanık ...’ya sattığını söylediği ancak bu durumun sanık ... tarafından doğrulanmaması, ayrıca sanık ... ile tanık ... arasında dosyaya yansıyan başka soruşturma kapsamında husumet olduğunun anlaşılması, sanıklar ... ile ...’ın beyanlarına göre çok yakın ve eski arkadaş olmaları nedeniyle telefonda sıklıkla görüşmelerinin doğal ve hayatın olağan akışına uygun olması ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...’nın üzerine atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıtların bulunmaması karşısında; sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,1

Ticarî Sır, Bankacılık Sırrı Veya Müşteri Sırrı Niteliğindeki Bilgi Veya Belgelerin Açıklanması

Zamanaşımı

Sanığın, TCK'nın 239/1-3. madde ve fıkralarındaki ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması, aynı Kanunun 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ile 106/1-2. madde, fıkra ve cümlesindeki tehdit suçlarından dolayı cezalandırılmasının talep edildiği 07.05.2013 tarihli iddianame kapsamına göre, sanığın, katılanlara ait holdinge bağlı bir şirkette muhasebeci olarak çalıştığı esnada, katılanların şirketinin mali ve ticari sırları ile başka şirketlerle olan hukuki ihtilaf ve davalarını kendi bilgisayarına hukuka aykırı olarak kaydettiği, işten ayrıldıktan sonra, katılanların eski ortağı olup, aynı işi yapmaları nedeniyle katılanlarla aralarında ticari rekabet bulunan K.K. adındaki kişiye, ele geçirdiği ticari ve mali sırların bir kısmını haksız çıkar karşılığı verdiği, katılan ...'ı da telefonla arayıp, “Kişisel ve ailevi sırlarını da biliyorum, burada parasız kaldım, mağdur durumdayım, 6000 Dolar göndermezsen ailevi ve mali sırlarını açıklayacağım, beni K.K.'nin eline bırakmayın, yoksa sonu sizin için iyi olmaz.” biçimindeki sözlerle tehdit ettiği iddialarına konu olayda;

Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemler, TCK'nın 239/1-3. madde ve fıkralarında ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması, aynı Kanun’un 136/1. madde ve fıkrasında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ile 106/1-2. madde, fıkra ve cümlesinde tehdit başlıkları altında yaptırıma bağlanmış olup, TCK'nın 66/1-e maddesi gereğince anılan suçların asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, TCK’nın 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın sorgu ve savunmasının alındığı 17.06.2013 tarihinden itibaren TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının temyiz inceleme tarihinden önce gerçekleştiği anlaşıldığından, CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar da bulunmadığından, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık hakkındaki davaların TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince isteme aykırı olarak ayrı ayrı DÜŞMESİNE2

Şirkete Ait Kalıpların Ve Modellerin Başkasına Verilmesi

Suç tarihinde katılan şirkette modelist olarak görev yapan sanığın şirkete ait mayoları çantasına koyarak götürdüğü, iş yerinde firmanın ürettiği kalıplara uygun kalıplar yaparak üçüncü kişilere verdiği, böylece üzerine atılı suçları işlediği iddia edilen somut olayda; katılan tarafından dosyaya sunulan kamera kayıtlarının incelenmesine dair 13/03/2015 tarihli raporda sanığın mayo kalıplarını ve aldığı ürünleri çantasına koyduğunun tespit edilmesi, tanık olarak bilgisine başvurulan ... ve ...’nin değişik aşamalardaki ifadelerinde ...’nin aldığı kalıp ve ürünleri sürekli mayo üreten aynı firmaya verdiğini beyan etmeleri, sanığın ve savunma tanıklarının ise iş gereği mayo numunelerinin aksesuar eksiği, evde çalışma gibi nedenlerle firma dışına çıkarıldığını, bazı ürünlerin hediye verildiğini bildirmeleri karşısında; öncelikle M.M. ve T.T.'nin tekrar ifadelerine başvurularak sanığın kalıp ve ürünleri verdiği iddia edilen firmanın tespitine çalışılıp yetkilisinin bilgisine başvurulmasından, tespiti halinde katılan firma ile aynı iş kolunda faaliyette bulunup bulunmadığının, bulunuyorsa aynı kalıp ve modeldeki ürünleri üretip üretmediğinin, katılanın mayo üzerine aksesuar yapım işinde hangi kişi ya da şirketlerle çalıştığının, ürettiği mayo kalıp veya modelleri yönünden tescil edilmiş marka ya da patent hakkı olup olmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,3

Ticari Sır Ve Bilişim Sistemine Girme Birlikte Gerçekleşirse

Katılanın yetkilisi olduğu şirkette görev yaptığı sürede bilgi işlem sorumlusu olarak çalışan sanık ...’un hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere çalıştığı dönemde aynı şirketin bir kısım çalışanlarına ait e-posta ve şifre bilgilerini edindiği, bu mail adreslerini izlemeye başlayarak içerikteki yazışma ve eklerini kendi e-posta adresine yönlendirdiği, buradan da fiilen çalışmaya başladığı “Öz-Halkmar” şirketinin yetkilisi olan diğer sanık ... ...’nin de içinde olduğu şahıslara gönderdiği oluşa uygun olarak kabul edilen somut olayda;

Sanığın gerek ticari sır mahiyetindeki bilgi veya belgeleri hukuka aykırı yolla elde edip yetkisiz kişilere verme gerekse de bilişim sistemindeki verileri başka bir yere gönderme şeklinde gerçekleşen ve hukuki anlamda tek bir fiil olan eyleminde hem 5237 sayılı TCK’nın 239/1-2. cümlesinde düzenlenen ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması hem de aynı Kanun’un 244/2. maddesinde düzenlenen sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçları unsurları itibarıyla oluşsa da, suçla korunan hukuki yarar, suçun konusu ve sanığın kastı nazara alındığında ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması suçundan cezalandırılması gerektiği, bu suçun da CMK'nın 253/1-(a-8). maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini, 4

Suç Sonucu Oluşan Zarar

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, CMK'nın 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, dava konusu olayda ise somut olarak belirlenen herhangi bir zararın bulunmadığı anlaşılmakla, kayden sabıkasız olan sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının "b" bendinde düzenlenen "kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları" irdelenerek suç işleme eğiliminin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "sanığın eylemleri sonucunda katılan tarafın uğramış olduğu zarar da göz önüne alınarak" biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,5

Azmettirme

Suç tarihinde katılan şirketin İstanbul bölge müdürlüğünde uzman yardımcısı olarak görev yapan sanık ...’ın daha önce aynı şirkette çalışan diğer sanık ...’ın talebi üzerine şirketin bireysel emeklilik müşterisi olan bir kısım şahıslara ait müşteri sırrı niteliğindeki fon birikim bilgilerini elektronik posta yoluyla gönderdiğinin anlaşılması karşısında, sanık ...’ın eyleminin 4632 sayılı Kanun’un 23. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK’nin 239/1. maddesinde düzenlenen müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanmasına azmettirme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, oluşa uygun düşmeyen gerekçe ve yanılgılı değerlendirme sonucu atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,6

Şirket Bilgisayarındaki Bilgileri Alıp Başka İşyerinde Kullanma

Katılanın yetkilisi olduğu şirkette çalışan sanıklardan ..., ... ve ...’nın işten ayrılırken şirketin müşteri ve ticari bilgilerini içerir kayıtları hukuka aykırı yollarla elde edip önce aynı iş kolunda faaliyet gösteren ve işe başladıkları sanık ... (...)’ün firmasındaki, akabinde ise ... ve ...’ın buradan da ayrılarak sonrasında çalıştıkları sanık ...’un firmasındaki bilgisayarlara yükleyip kullanarak ifşa ettikleri, böylece üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia edilen somut olayda; usulüne uygun alınan arama ve elkoyma kararı sonrası sanıklardan ... ve ...’in iş yerinde ele geçen bilgisayar ve harici diskler üzerinde yapılan incelemeler sonucu kollukça düzenlenen 20/05/2013 tarihli raporlarda; elde edilen verilerde yer alan bilgilerden iddiaya konu olaya ilişkin olabileceği düşünülenlere raporda yer verildiğinin bildirilmesi karşısında, öncelikle dosyanın kül halinde konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek arama sonucu elde edilen bilgilerin katılanın yetkilisi olduğu şirkete ait ticari sır kapsamında olup olmadığının somut verilerle gösterildiği rapor temin edilmesinden, bilgileri hukuka aykırı olarak ele geçirildiği belirtilen ve daha sonra diğer firmalarca irtibata geçilen katılan vekilinin dilekçesinde bildirdiği şahıslar ile özellikle soruşturma aşamasındaki ifadesine göre olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan ... ...’ın tanık olarak dinlenip ...’e söz konusu bilgileri bilgisayara yükleyen ya da paylaşan kişi veya kişilerin kimler olduğunun sorulmasından, ayrıca katılan vekili olarak duruşmalara kabulüne karar verilen ve tanık bildirdiği yukarıda değinilen dilekçesinde sanıklardan ... hakkındaki şikayetten vazgeçen Av. ...’nın katılan vekili olduğunu gösterir vekaletnamenin dosya arasına getirtilmesinden sonra sanıkların üzerlerine atılı suçun genel kastla işlenebilen bir suç olduğu gözetilip katılan vekilinin şikayetten vazgeçmeye ilişkin vekaletnamesinde açık yetki bulunması durumunda suça iştirak ve şikayetten vazgeçmenin diğer sanıklara sirayeti hususlarının da karar yerinde gerekçeleriyle tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,7

Ticari Sır Tanımı

Sanık ...’in yapımcısı olduğu ... isimli televizyon programının suç tarihlerinde yayınlanan bölümlerinde ve sanık ...’in konuk olarak katıldığı 06/03/2012 tarihli bölümünde sanıkların isnat kapsamında kalan söylemleri yönünden katılana yönelik eleştiri sınırlarını aşarak aşağılayıcı ve küçük düşürücü sözler kullandıkları, ayrıca sanık ... tarafından anılan programda katılana ait ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgelerin yayın yoluyla ifşa edildiği kabul edilerek sanıklar haklarında atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; 5237 sayılı TCK’nın 239/1. maddesinde “Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikâyet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi hâlinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.” düzenlemesine yer verildiği, her ne kadar ticari sır kavramı kanunda açıklanmamış ise de bu ibareden anlaşılması gerekenin bir ticari işletme veya şirketin faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli mensupları ya da görevlilerince bilinen, rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan, ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için öneme sahip, iç kuruluş yapısı ve organizasyonu, mali ve iktisadi durumu, imalat, pazarlama, ürün geliştirme, müşteri ağı gibi konulara ilişkin bilgi ve belgeler olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, diğer yandan hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerektiği, bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebileceği, kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerektiği, tüm bu açıklamalar ışığında; sanık ...’in televizyon programında katılan hakkında yapılan soruşturma sonucu düzenlenen SGK raporundaki bir kısım bilgiler ile ekindeki katılana ait ifade ve faturaları göstermek şeklindeki fiillerinin anılan belgelerin yukarıda açıklandığı şekliyle ticari sır mahiyetindeki belgelerden olmadığı, diğer yandan her iki sanık yönünden iddia kapsamında kalan bir kısım söylemlerin anılan rapor ve ekindeki ifadelerin yorum ve eleştirisi mahiyetinde olduğu, katılanın sahibi olduğu belirtilen televizyon kanalının yaptığı anket sonucu verilen ödüllere ilişkin söylemlerin de kaba ifade niteliğindeki sözlerden ibaret olup katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle sanıkların üzerlerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilerek haklarında beraat kararları verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,8

Ticari Sır Araştırması

... ... isimli şirkette laboratuvar sorumlusu olarak göreve başlayıp daha sonra üretim ve satın alma sorumlusu olarak görevlendirilen sanığın, anılan şirketin endüstriyel yağ ve gres üretiminde kullandığı özel formülleri işten ayrıldıktan sonra görev yaptığı ... ... isimli şirkette izinsiz kullanarak menfaat temin ettiğinin kabulüyle hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, bu tür yağ ve greslerin üretiminde kullanılan metod ve şekillerin aynı olduğunu, firmaya özel üretim olması durumunda patent alınması gerektiğini, bu durumda da TSE tarafından üretim şekli görülerek bağımsız laboratuvarlarda ürünlerin deneye gönderilip belgelendirme kapsamına girdiğini belirtmesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın sıfat ve görevi gereği ... ... isimli şirkette ticari sır kapsamındaki ne tür bilgilere sahip olduğunun tespit edilmesi, ilgili kurumlara müzekkere yazılarak endüstriyel yağ ve gres üretiminde kullanılan formüllere ilişkin tescil konusundaki işleyişin ne olduğu ve her iki şirket yönünden tescil edilmiş bir formülün bulunup bulunmadığının sorulması, suç tarihi de nazara alınarak üretilen yağ ve greslere ilişkin formüllerin anılan şirketlerden temin edilip mümkün olması halinde numuneler üzerinde inceleme yaptırılarak ilgili kurumdan rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumu ile suç vasfının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,9

Suçun Oluşması İçin Gereken Hareketler

Suç tarihinde katılan şirkette çalışan sanığın şirkete ait ticari sır niteliğindeki bilgileri aynı sektörde faaliyet gösteren ... isimli firma yetkililerine vererek bu şirkette çalışmaya başladığının kabulüyle hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, aynı suçtan yargılanarak haklarında beraat kararı verilen sanıklar ... ve ...'ın savunmalarında katılan firmadan bir kısım bilgileri flash belleğe aldıklarını, ... isimli şirket yetkilileri ile görüştüklerini ancak herhangi bir bilgi vermediklerini ifade ettikleri, tanık olarak beyanına başvurulan ve bir dönem katılan şirketin vekilliğini yapan ...'in de ifadesinde şirkette ticari sır niteliğindeki belge ya da dökümanların korunması için bir tedbir olmadığını ve bu bilgilerin tüm bilgisayarlarda kayıtlı olduğunu, bilgisayarların kullanımının da çalıştıkları bölüme göre herkese açık olduğunu belirttiği, bu itibarla maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın sıfat ve görevi gereği katılan şirkette ticari sır kapsamındaki ne tür bilgilere sahip olduğu, ... isimli şirkette çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise hangi tarihlerde çalıştığının tespit edilmesi, anılan şirket yetkililerinin tanık sıfatıyla özellikle temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in ifadeleri doğrultusunda beyanlarına başvurulması, keza mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda katılan şirkete ait hangi nitelikteki bilgilerin ticari sır kapsamında değerlendirildiğinin somut verilerle gösterilmediği ve hangi bilgilerin paylaşıldığı hususunda da bir açıklık bulunmadığı nazara alınarak, konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden bu konularda tekrar rapor alınması ve 5237 sayılı TCK'nın 239. maddesinde düzenlenen ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması suçunun oluşabilmesi için “yetkisiz kişilere verme” ya da “ifşa etme” şeklindeki seçimlik hareketlerden birinin gerçekleştirilmesi gerektiği de gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,10

İşyerinin Sgk Borcunun Olup Olmadığının Sorgulanması

a) SGK Ankara İl Müdürlüğünde görevli sanıkların, katılanın yetkilisi olduğu firmanın ticari sırları arasında yer alan SGK prim borcu bulunup bulunmadığına dair hususun firma bilgisi dışında haksız yere sorgulamasını yaparak rakip firma olan ...'a ait firma vekiline iletmek suretiyle ticari sırrın ifşa edilmesi suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında mahkemece mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından; sanıkların kurum şifrelerini iş yoğunluğundan dolayı kurumdaki diğer çalışanların da bildikleri, söz konusu belgelerin kurumdaki dosyalarda bulunduğu, kurum amirlerinin bu dosyaları incelemek için istediklerinde odacıların götürüp getirdikleri” şeklindeki savunmaları, rakip firma ortağı olan S.S.'nin da soruşturma aşamasında itiraz ederken herkese açık bilgi ve belgeleri kullandıklarını belirtmesi karşısında, sanıkların görev yaptıkları kurumda firmalara ait SGK borç dökümlerinin çıkarılması ile ilgili usulün ne şekilde işlediği, olaya konu belgelerin kurumda bulunan dosyalarda muhafaza edilip edilmediği, bu dosyaları kimlerin inceleme yetkisi bulunduğu, katılana ait firma bilgilerinin kaç kez sorgulandığı hususlarının ilgili kurumdan sorulmasından sonra rakip firmaya verildiği iddia edilen belgelerin ticari sır mahiyetinde olup olmadığının belirlenebilmesi bakımından ticaret ve ihale hukuku konularında uzmanlardan oluşacak bir bilirkişi kurulundan rapor alındıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,11

Ticari Sır Tanımı, Şirketin Dijital Verilerin Başkasına Aktarma

Suç tarihinde, katılan şirket bünyesinde mühendis olarak çalışmakta olan sanığın, şirketin ana bilgisayara güvenlik sistemini devre dışı bırakıp uzaktan girerek kendi bilgisayarına veri transferi yaptığı ve 2490 adet dosyayı şifreleyerek ZIP formatında harici belleğe kopyalayıp yeni işe başladığı firmanın ana bilgisayarına aktardığı iddia edilen olayda sanık ve müdafiin, kopyalandığı iddia edilen verilerin ticari sır veya müşteri sırrı niteliğinde olmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmedikleri, katılan tarafın ise söz konusu bilgilerin ticari sır niteliğinde olduğunu beyan ettikleri, dosya arasında mevcut kayıtların teknik bilgi ve tecrübeyi gerektiren konulara ilişkin olduğu nazara alınarak; kopyalanan kayıtlarda yer alan bilgilerin ticari sır veya müşteri sırrı niteliğinde olup olmadığı hususlarında konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,12

Şirketin Acente Bilgilerini Ve Görev Yetki Çerçevesini Başkasına Aktarma

Bir sigorta şirketinin bölge destek biriminde çalışan sanığın, daha önce aynı firmada çalışan bilahare rakip olan ...'a şirkete ait acentaların adres, telefon ve bunların görev ve yetki çerçevesini belirten belgeleri göndererek 5684 sayılı Yasaya muhalefet ettiğinden bahisle mahkumiyet hükmü verilmiş ise de; Anayasanın 141/3, CMK'nın 34/1 ve 230/1. maddeleri gereğince hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, CMK'nın 230. maddesine göre de gerekçede delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi gibi hususların bulunması gerektiği gözetilmeden, gerekçe bölümünde cezalandırma maddesinin 5684 sayılı Yasanın 35/9-10. olduğu belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında aynı Kanunun maddesi gösterilmeden, 9-10. fıkraların yazılması suretiyle hangi madde ve fıkra uyarınca temel cezanın belirlendiği konusunda gerekçesiz bir şekilde hüküm kurularak tereddüte neden olunması, sanığın eyleminin 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 35/10. maddesi kapsamında kaldığının değerlendirilmesi halinde ise aynı Yasanın 36. maddesi uyarınca, kovuşturma yapılabilmesinin Hazine Müsteşarlığının Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlı olduğu kuralına riayet edilmemesi, kovuşturma sırasında ise sanığın iddiaya konu bilgilerin kolaylıkla temin edilebilecek bilgiler olup ticari sır kapsamında kalmadığını beyan etmesi, aşamalarda ...'ın dinlenmediğinin anlaşılması karşısında, adı geçen kişinin tanık olarak dinlenmesi, gönderilen bilgi ve belgelerin ticari sır niteliğinde olup olmadığı konusunda emekli hukukçu ve sigortacılardan oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınması suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle ve gerekçeden yoksun şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,13

Bankacılık Kanunundaki Suçlarla ve Bankacılık Sırrının Açıklanması Suçunun birleşmesi

5237 sayılı Kanunda "ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması" suçunu düzenleyen 239. madde hükmü genel norm niteliğinde iken 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 73/3, 159. maddelerinde düzenlenmiş olan "sıfat ve görevleri dolayısıyla öğrenilen bankalara veya müşterilerine ait sırların açıklanması" suçu özel norm niteliği taşıdığından, özel normun önceliği ilkesi gereğince 5237 sayılı TCK'nun 239/1. maddesi değil Bankacılık Kanununun 73/3. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 159. maddesi uygulanmalıdır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılan bankada ticari portföy yönetmeni olarak görevli olan sanığın, görevi dolayısıyla öğrendiği 1.196 banka müşterisine ait müşteri sırrı niteliğindeki mevduat bakiyesi, vade tarihi ve faiz oranı bilgileri içeren listeyi suç tarihinde başka bir bankada görev yapan eşine elektronik posta yoluyla göndererek açıkladığı, bu suretle 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 73/3. maddesi delaletiyle 159. maddesinde yazılı suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle mahkumiyeti yerine yazılı biçimde beraatine karar verilmesi,14

Ticari Sır Araştırması Pazarlama Biriminin Başka Şirkete Fiyatları Göndermesi

Suç tarihlerinde, katılan K. Şeker San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde pazarlama şefi olarak çalışmakta olan sanığın, görevi gereği vakıf olduğu bilgileri rakip firma görevlisine elektronik posta ile göndermek suretiyle ticari sır niteliğindeki bilgileri açıklama suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında; sanık ve müdafiin, gönderilen bilgilerin piyasaya bildirilmesiyle ilgili amirlerin talimatlarının olduğunu, telefon ile arayan kişilere dahi bu bilgilerin verildiğini, ticari sır niteliğinde olmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmedikleri, katılan tarafın ise söz konusu bilgilerin ticari sır niteliğinde olduğunu beyan ettikleri, dosya arasında mevcut elektronik posta içeriklerinin teknik bilgi ve tecrübeyi gerektiren konulara ilişkin olduğu nazara alınarak; ilgili şirketten sanığın suç tarihindeki görevinin ne olduğu, gönderilen bilgilerin piyasaya bildirilmesi hususunda amirlerin talimatının bulunup bulunmadığı hususlarının sorulması, elektronik posta içeriklerinde yer alan bilgilerin ticari sır niteliğinde olup olmadığı hususlarında ticaret hukuku alanında uzman bilirkişiden rapor alınması sonrasında, hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işleyen sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini,15

Başka Şirkete Kimyasal Veya Gıda Formüllerinin Verilmesi Ticari Sır

Sanığın, katılanın ortağı ve genel müdürü olduğu ... Gıda Tarım Hayvancılık Ticaret Ltd. Şti.'de gıda mühendisi olarak çalışırken ... Gıda Ltd. Şti.'ye ortak olduğu ve bu sebeple iş sözleşmesinin feshedildiği, ancak daha sonra şirkette yapılan kontrollerde ortağı olduğu şirket ve diğer firmalara .. Gıda Tarım Hayvancılık Ticaret Ltd. Şti. tarafından üretilen acı sos ve üretilmesi planlanan balzemik sirke formülasyonları ve maliyet tablolarını e-mail yoluyla gönderdiği, bu şekilde görevi gereği vakıf olduğu ticari sırrı ifşa ederek atılı suçu işlemiş olduğu iddiası ile açılan kamu davasında Mahkemece sanığın beraatine karar verilmiş ise de; sanığın “atılı suçlamayı kabul etmediği, e-mailinden yazı ve formülasyonları kesinlikle yollamadığı, suç tarihi itibariyle şifre bilgilerinin kendisinden alındığı, bu nedenle e-mail yollamasının mümkün olmadığı, Tarım Bakanlığına aynı formülasyonlar verilerek yapılmış yüzlerce başvuru bulunduğu, bu formülasyonların firmalar adına tescilli ve patentli olmadığı, sırf kendisine yasal haklarını ödememek için atılmış bir iftira olduğu” şeklindeki savunması nazara alınarak ilgili firmadan sanığın hangi tarihler arasında görev yaptığı, görev ve yetkisinin ne olduğu, sanığın şirket adına kullandığı e-maile ait isim ve şifre bilgilerinin sorulmasından sonra, dosyanın bilişim konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek kullanılan e-mailden gönderilen bilgilerin ve gönderilme tarihlerinin ve sanığın görev yaptığı dönemde gönderilip gönderilmediğinin, başkalarının buradan gönderme ihtimali olup olmadığının tespit edilmesi, gerektiğinde gönderilen firmalarda çalışan şahıslar da dinlenilip, iddiaya konu bilgilerin sanık tarafından gönderildiğinin saptanması halinde sanığın savunmaları üzerinde de durulup gönderilen bilgilerin ticari sır mahiyetinde olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği nazara alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,16

İhaleye Giriş Fiyatlarının Başka Firmaya Verilmesi

Sanığın görev yaptığı E.. G.. Anonim Şirketinde görevi kapsamında yapılan ihalelerde teklif edilen fiyat bilgilerini diğer firma sahipleriyle paylaştığı iddia edilen olayda: ilgili firmadan sanığın hangi tarihler arasında görev yaptığının görev ve yetkisinin ne olduğunun, bu kapsamda firma tarafından yapılacak alımlarda teklifleri öğrenme ve inceleme yetkisinin bulunup bulunmadığının, anılan firmanın h.. a.. A.Ş. Olup olmadığı, h.. a.. A.Ş. ise tarihinin sorulmasından; ayrıca firma sahibi tanıklara ve katılan şirket yetkililerine sanığın hangi alımlara ait bilgileri paylaştığı açıklattırıldıktan sonra bu alımlara ilişkin evrakların katılan şirketten temin edilerek iddia edildiği gibi tanıklara ait şirketin fiyat teklifleri ile diğer firmaların fiyat teklifleri arasında önemli sayılabilecek fiyat farkları olup olmadığı ve iddia konusu olay ile ilgili sanığın şikayetçi olduğu anlaşılan Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/10061 soruşturma nolu dosyasının onaylı bir örneğinin getirtilip incelendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma sonucunda yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,17

Kaynaklar

  1. 2. Ceza Dairesi 2020/15996 E. , 2021/17955 K. ↩
  2. 12. Ceza Dairesi 2021/3712 E., 2022/1358 K. ↩
  3. 5. Ceza Dairesi 2019/8592 E., 2022/2789 K. ↩
  4. 5. Ceza Dairesi 2018/12733 E., 2022/10786 K. ↩
  5. 5. Ceza Dairesi 2018/12733 E., 2022/10786 K. ↩
  6. 5. Ceza Dairesi 2018/3664 E., 2021/3170 K. ↩
  7. 5. Ceza Dairesi 2017/2680 E., 2021/1182 K. ↩
  8. 5. Ceza Dairesi 2016/5353 E., 2020/12865 K. ↩
  9. 5. Ceza Dairesi 2016/2201 E., 2020/12135 K. ↩
  10. 5. Ceza Dairesi 2016/1992 E., 2019/3829 K. ↩
  11. 5. Ceza Dairesi 2015/12952 E., 2018/4041 K. ↩
  12. 5. Ceza Dairesi 2014/7809 E., 2017/118 K. ↩
  13. 5. Ceza Dairesi 2014/4474 E., 2016/9299 K. ↩
  14. 5. Ceza Dairesi 2013/14327 E., 2015/16810 K. ↩
  15. 5. Ceza Dairesi 2013/11125 E., 2015/14700 K. ↩
  16. 5. Ceza Dairesi 2013/8138 E., 2015/11777 K. ↩
  17. 5. Ceza Dairesi 2013/4869 E., 2014/10008 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Ceza Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İşçinin Konuşmaları Gizlice Kaydetmesi

Kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması suçu (TCK m. 133) ve işten çıkış görüşmesini kaydeden işçinin durumuna ilişkin karar.

İş HukukuCeza Hukuku5 dk okuma

Genel Müdürün İş Kazası Sorumluluğu

Üretim yöneticisi, vardiya amiri ve operatörle birlikte genel müdürün iş kazasından sorumluluğunun değerlendirildiği karar.

İş Güvenliği HukukuCeza Hukuku1 dk okuma

İş Kazalarında Kamu Görevlilerinin Sorumluluğu

Yetersiz denetim nedeniyle görevi kötüye kullanma, belediye başkanı, Bakanlık yetkilileri ve zabıtanın ruhsatsız işyerindeki kazadan sorumluluğu.

İş Güvenliği HukukuCeza Hukuku10 dk okuma
WhatsApp