Kamu Görevlilerinin Yeterli Denetim Yapmaması Görevi Kötüye Kullanma Suçu Oluşturur#
Tüm bu tespitlere göre dosya kapsamı incelendiğinde;
Olaya konu iskansız binaya mevzuata aykırı olarak elektrik ve su aboneliği tanzim ederek bu hizmetlerin verilmesini sağlayan BEDAŞ ve İSKİ'nin söz konusu abonelik işlemlerinin yapımı sırasında görev alan ve bu işlemlerin yapımından sorumlu olan yetkilileri hakkında zamanaşımı süresi içerisinde yasal gereğinin yapılması mahallinde mümkün görülmekle, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
…
5-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a-Sanık ...'ın 27.08.2004 tarihi ile 17.12.2007 tarihleri arasında ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü olarak görev yaptığı, sanık ... 'ün ise 17.12.2007 tarihinden itibaren olay tarihinde ve sonrasında ... Belediyesi İmar İşleri Müdürü olarak görev yaptığı, sanık ... için suç tarihinin görevinin sona erdiği 17.12.2007 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, sanık ... hakkındaki bölümde irdelendiği üzere, bu sanıkların da İmar ve Şehircilik Müdürü olarak görev yaptıkları kendi dönemlerinde, yapıdaki imara aykırılığı denetimler yolu ile tespit etmeyerek mevzuat kapsamında görevlerini gereği gibi yerine getirmedikleri, bu nedenlerle belirtilen tarihlerde ... Belediyesi İmar İşleri Müdürü olarak görevli olan sanıkların eyleminin taksirle öldürme suçu kapsamında değil, 5237 sayılı TCK'nın 257/2. maddesinde düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilerek bu suçun unsurlarının oluştuğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması;
b-Sanık ...'in 21.04.2004 tarihinden itibaren olay tarihinde halen görevde olan ... Belediyesi Ruhsat İşleri Müdürü olarak, sanık ...'ın ise 19.06.2000 tarihinden itibaren olay tarihinde halen görevde olan ... Belediyesi Zabıta Müdürü olarak görev yaptığı, 3572 sayılı İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatları Kanunu ile buna dair yönetmelikler ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu hükümleri incelendiğinde, birinci sınıf gayrisıhhi müesseselerin ruhsatlandırma işlemlerinin Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütültüğü, ancak ölen ...'ın, faaliyet konusunu ikinci sınıf gayrisıhhi müessese kapsamında olan ''plastik imalatı'' olarak beyan etmesine rağmen kaçak yollardan ve ruhsatsız olarak iş yerinde parlayıcı ve patlayıcı piroteknik madde imalatı yaptığı,
Patlamanın meydana geldiği aynı binada kot yıkama atölyesi olarak faaliyet gösteren Irmak Tekstil isimli iş yeri tarafından üretimden kaynaklanan endüstriyel nitelikli atık suların arıtılmadan direkt olarak alıcı ortama verildiğinin tespiti üzerine İSKİ tarafından ilk olarak 2004 yılında durumun ... Belediyesi'ni bildirilmesi akabinde Belediye'nin zabıta memurları tarafından mahallinde yapılan denetimler sırasında iş yerinde mühürlemeler yapıldığı, akabinde İSKİ'nin çeşitli dönemlerde aynı iş yeri ile ilgili benzer ihbarlarda bulunması üzerine Belediye'nin zabıta memurlarının birçok kez aynı iş yerinde yaptıkları denetimlerde iş yeri sahibinin mühür fek-i yaptığı tespit edilerek iş yerinin her seferinde yeniden mühürlendiği, Belediye zabıtaları tarafından her seferinde İSKİ'den gelen ihbar üzerine yeniden olay yerine gidilerek tutanaklar tanzim edildiği, bu işlemlerin 2007 yılına kadar sürdüğü ve en son kontrolün 12.09.2007 tarihinde yapıldığı, yine aynı iş hanında bulunan birçok firmanın ruhsatlarının bulunup bulunmadığının tespiti ve ruhsat işlemlerinin tamamlanması aşamalarında aynı iş hanına birçok kez giden, belediyenin kolluk görevlileri olarak görev yapan belediye zabıta memurlarının olaya konu ölen ...'a ait iş yerinde kaçak yollardan patlayıcı madde üretildiğini tespit edemedikleri, dosya kapsamından olaya konu iş yerinde olay öncesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü ile Zabıta Müdürlüğü tarafından gerekli denetimlerin yapıldığına dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, özellikle ölen ...'ın iş yerinde çalışan katılan sanık ... ile tanık ...'nın beyanları ve aynı iş hanında farklı iş yerlerinde çalışan mağdur ve tanıkların beyanları incelendiğinde, hiçbir güvenlik önlemi alınmadan ve tüm mevzuat hükümleri hiçe sayılarak binanın çatı katında ve çatı katının altındaki üçüncü katın ölene ait bölümünde patlayıcı madde imalatının yapıldığı, Belediye zabıta ekiplerinin iş yerine birçok kez geldikleri, her seferinde öleni ruhsat alınması konusunda uyardıkları, ölen tarafından bu iş yerinde patlayıcı madde imalatı yapıldığının iş hanında çalışan diğer kişiler tarafından da bilindiği, maytap üretiminde kullanılan kimyasalların farklı şekilde koku yaydığı, beyanlar ile de sabit olduğu üzere iş yerinde bulunan çuvallarca kimyasal maddenin kimseye görünmeden binanın en üst katına taşınmasının da mümkün olamayacağı, böyle bir durumda ölenin büyük bir gizlilikle imalat yaptığından söz edilemeyeceği gibi, ölenin ruhsatsız bir şekilde tehlikeli patlayıcı madde imal ettiğinin ... Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü ile Zabıta Müdürlüğü tarafından yerinde ve etkin bir denetim yapılması halinde kolaylıkla tespit edilebileceği, teknik bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere Mevzuat açısından ölen ...'ın 25.01.2008 tarihinde plastik atölyesi işleteceğini beyan ederek ruhsat başvurusunda bulunması akabinde iş yerine 30.01.2008 tarihinde giden memurların, iş yeri için ruhsat başvurusunda bulunulduğunu tespit etmekten başka bir şey yapmadıkları, oysa ki iş yerine giden zabıta memurlarının iş yerindeki kaçak patlayıcı madde üretimini fark etmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ... Belediyesi Ruhsat Müdürlüğü ile Zabıta Müdürlüğü tarafından patlamanın meydana geldiği iş yerinin dört yıl boyunca iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyette bulunduğu tespit edilemediği gibi, iş yeri açma ve çalışma ruhsatına sahip olmadığı tespit edildikten sonra ise yaklaşık beş ay iş yerini kapatmak için hareketsiz kalınarak herhangi bir girişimde bulunulmadığı, bu iş yerine yönelik işlemlere başlandığı aşamada ise ruhsatsız patlayıcı madde üretilen bu iş yerini Mevzuat'ın emrettiği şekilde kapatmak yerine, sahibine ruhsat başvurusunda bulunması için süre verilerek faaliyetine devam etmesine izin verildiği, ancak Mevzuat kapsamında iş yerinin izinsiz faaliyet gösterdiğinin tespit edilmesi halinde Belediye'nin gerekli izin alınıncaya kadar bu iş yerini faaliyetten derhal men etmesi zorunlu olup, iş yerinin ruhsat alınıncaya kadar faaliyetine geçici olarak devam etmesine izin veren herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, ayrıca 09.08.2007 tarihli yoklama fişinin Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından 13.08.2007 tarihinde Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'ne gönderilmesi akabinde, bu iş yeri ile ilgili Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü tarafından yaklaşık 5 ay boyunca işlem yapılmama gerekçesinin de anlaşılamadığı;
Tüm bu belirlemeler karşısında olaya konu iş yerinde patlayıcı madde imal edildiğini bildiklerine dair açık bir tespit bulunmayan olay tarihinde Ruhsat ve Denetim Müdürü olan sanık ... ile Zabıta Müdürü olan sanık ...'ın, iş yerini yeterince denetlemeyerek, yapılan işin niteliğini ve çevre için oluşturduğu tehlikeyi zamanında ortaya çıkarıp önlemeyerek, gerekli ruhsat belgesinin almasını sağlamayarak görevlerinin gereklerine aykırı hareket edip kişilerin mağduriyetlerine sebebiyet verdikleri, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 257/1. maddesindeki görevi kötüye kullanma suçunun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması;1
Belediye Başkanı Denetim Yapmamaktan Sorumlu Olmaz#
2-Taksirle öldürme suçundan sanık ...'ın beraatine, taksirle öldürme ve görevi ihmal suçlarından sanık ...'ın beraatine ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık ...'ın 1999 yılından olay tarihine kadar, olayın meydana geldiği ... İlçesi'nin Belediye Başkanı olarak görev yaptığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere ... Belediye Başkanı olarak görev yaptığı sırada, patlamanın meydana geldiği iş yeri ile birlikte sorumluluk alanındaki tüm iş yerlerinin denetim ve ruhsatlandırma faaliyetleri için belediye başkanlığı organizasyonu içinde ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun kendisine verdiği yetkiler çerçevesinde Ruhsat ve Denetim Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde çalışan amir ve memurları görevlendirdiğinden, iş yerini bizzat denetlemesi kendisinden beklenemeyeceğinden ve dolayısıyla denetim ve gözetim ihmali söz konusu olamayacağından sanık ...'ın üzerine atılı taksirle öldürme suçu açısından kusurunun bulunmadığı anlaşılmış;2
Çalışma Bakanlığı Yetkililerinin Sorumluluğu#
Yine 2000 yılı ile 2008 yılları arasında Çalışma Bakanlığı ... Çalışma ve Sosyal Güvenlik İl Müdürü olarak görev yapan sanık ...'ın kusur durumuna gelindiğinde; Çalışma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın müzekkere cevapları ile olay sonrası yapılan teftişler sonucu düzenlenen raporlar incelendiğinde; her ne kadar ÖLEN ... tarafından çalışma konusu ''oyuncak imalatı'' olarak bildirilmesi sebebiyle bu meslek kodunda iş yerinin tescili yapılmış ise de, iş yerinde gerçekte maytap ve fişek imalatı yapıldığı için iş yeri sahibinin Çalışma Bakanlığı'ndan kurma izni ve işletme belgesi alma mecburiyetinin bulunmasına rağmen bu belgeler alınmaksızın iş yerinin açıldığı, mevzuatta Çalışma Bakanlığı Bölge Müdürlükleri tarafından tescili yapılan iş yerlerinin tamamının teftiş edilmesine yönelik herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi iş sağlığı ve güvenliği denetimleri bakımından da Çalışma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda görevli müfettişler tarafından teftişlerin yapıldığı, ölen iş yeri sahibi gerçek faaliyet konusunu gizlediği, ayrıca iş yeri bildirgesinden de iş yerinin öncelikle denetime alınmasını gerektirir tehlikede bulunduğunun anlaşılamadığı, kaldı ki Çalışma Bakanlığı Bölge Müdürlükleri'nin iş yeri denetimi gibi yasal bir görevlerinin de bulunmadığı, sosyal güvenlik hukuku açısından değerlendirildiğinde ise, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere işyerinde çalışan işçilerin güvencesiz çalıştırıldıklarını bizzat beyan etmelerine rağmen, bu durumu ilgili kuruma bildirmedikleri anlaşılmakla, tüm bu tespitler doğrultusunda, olay tarihi ve öncesinde Çalışma Bakanlığı ... Bölge Müdürü olarak görev yapan sanık ...'ın mevzuat kapsamında denetim faaliyetinde gerekli özeni göstermediğinden bahsedilemeyeceğinden, üzerine atılı suçlar bakımından kusurunun bulunmadığı ve sanığa atılı suçların unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek tebliğnamedeki bu sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğini ilişkin bozma öneren görüşlere, yine beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ise de, dosyada bu sanık adına düzenlenmiş herhangi bir vekaletname bulunmadığından, tebliğnamedeki buna ilişkin bozma öneren görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda, taksirle öldürme suçu açısından sanık ... ile sanık ...'ın taksirlerinin bulunmadığı ve atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, ayrıca sanık ... hakkında görevi ihmal suçu açısından, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA;3
Zabıtanın Ruhsatsız İşyerinde Yaşanan Kazadan Sorumluluğu#
Sanıklardan ...'ın olay tarihinde Zeytinburnu Belediyesinde zabıta müdürü, sanık ... ve ...'ın ise Zeytinburnu Belediyesinde zabıta memuru olarak görev yaptıkları, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5316 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ile 26490 sayılı Belediye Zabıta Yönetmeliği kapsamında sanıkların, iş yerinin açma ruhsatı alıp almadığını kontrol etmek, yetkili mercilerce verilen iş yeri kapatma cezasını uygulamak ve gereken işlemleri yapma görevlerinin bulunduğu, olay kapsamında sanıkların suça konu iş yerinin ruhsatsız olduğunu tespit etmeme şeklindeki eylemleri ile meydana gelen ölüm ve yaralanma neticesi arasında illiyet bağı kurulamayacağı ve bu bakımdan taksirle öldürme suçu bakımından sanıklara kusur yüklenemeyeceği, ancak eylemlerinin görevi ihmal suçu kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılmakla bu kapsamda yapılan incelemede ise, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik kapsamında "Ruhsatın Düzenlenmesi" başlıklı 12. maddesine göre "...Sıhhi işyeri açmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, işyerlerini bu Yönetmeliğe uygun olarak tanzim ettikten sonra Örnek 1'de yer alan başvuru ve beyan formuyla yetkili idareye müracaat eder. Başvurunun Yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olduğunun tespiti halinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenerek ilgiliye aynı gün içinde verilir." şeklinde, aynı Yönetmeliğin "İşyeri açma ve çalışma ruhsatının kesinleşmesi" başlıklı 13. maddesine göre "İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerleri, yetkili idareler tarafından ruhsatın verildiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde kontrol edilir. İşyerinin bu süre içinde kontrol edilmemesi halinde ruhsat kesinleşir. Kontrol görevini yerine getirmeyen yetkili idare görevlileri hakkında kanuni işlem yapılır. İşyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yapılacak denetimlerde mevzuata uygun olmayan unsurların ve noksanlıkların tespiti halinde, işyerine bu noksanlık ve hatalarını gidermesi için bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verilir. Verilen süre içinde tespit edilen noksanlık ve aykırılıklar giderilmediği takdirde, ruhsat iptal edilerek işyeri kapatılır. Ayrıca ilgililerin yalan, yanlış ve yanıltıcı beyanı varsa haklarında kanuni işlem yapılır." şeklinde düzenlendiği, patlamanın gerçekleştiği iş yerinin yetkilileri tarafından herhangi bir ruhsat başvurusunun yapılmamış olduğu, bu bakımdan zabıta görevlileri tarafından iş yeri denetiminin ancak şikayet üzerine yahut kontroller sırasında tespit edilmesi halinde mümkün olduğu, dosyaya sunulan evraklar kapsamında 2014 yılı içerisinde zabıta ekipleri tarafından toplam 13.065 adet iş yeri denetimi yapıldığının, bunların 4670 adetinin ruhsat evrakı gereği denetlendiğinin, 2618 adet iş yerinin Sağlık İşleri Müdürlüğü ekipleri ile müşterek olarak denetlendiğinin, 3413 adet iş yerinin ruhsatsız faaliyetten mühürlendiğinin, 737 adet iş yerinin mührünü bozarak çalıştığı tespit edildiğinden savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunun, 395 adet iş yerinin ruhsatının alınması sebebiyle mühür açmasının yapılarak faaliyetine izin verildiğinin, 743 adet iş yerinin ise ruhsatının olduğu tespitinin yapıldığının görüldüğü, patlamanın meydana geldiği iş yerinin patlamadan kısa bir süre önce faaliyete başladığı ve haklarında yapılmış bir şikayetin de bulunmaması sebebiyle, denetim alanının genişliği göz önüne alındığında kısa bir süre içerisinde ruhsatsız faaliyet gösterdiğinin tespitinin mümkün olmadığı, bu sebeple görevi ihmal suçunun unsuları itibariyle meydana gelmediği anlaşılmakla;4
Kaynaklar