İçeriğe geç
Kale Hukuk KALE HUKUK

Sahte Müfettiş: Resmi Belgede Sahtecilik

İdari Yaptırım HukukuCeza Hukuku 2 dk okuma

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli 2016/136 Esas, 2016/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık gerekçesiz olarak hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde sanığın üst aramasından kendisini SGK müfettişi olarak tanıtacak müfettiş kartı ve iş yeri durum tespit tutanağı koçanının çıkması suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu anlaşılmıştır.

Sanık savunmasında iş müfettiş kartının sahte olduğunu ancak kimseyi mağdur etmediğini beyan etmiştir.

Kriminal rapor ile, suça konu belgelerin tamamen sahte olarak düzenlendikleri ve aldatma niteliği bulunduğu tespiti yapılmıştır.

Mahkemece sanık hakkında atılı suçun sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sahtecilik suçlarında belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığını değerlendirme görevinin hakime ait olduğu, Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, dosyada aslı bulunan suça konu belgeler üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; düzenlemedeki şekil şartlarına uygun olduğu, sahteliğin ilk bakışta anlaşılamadığı ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir.

5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli 2016/136 Esas, 2016/244 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,1

Kaynaklar

  1. Yargıtay 11. CD 2021/39349 E., 2024/2228 K. ↩
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza doğrudan uygulanamaz ve avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İdari Yaptırım Hukuku

Bu konudaki diğer yazılar

İşçinin Konuşmaları Gizlice Kaydetmesi

Kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması suçu (TCK m. 133) ve işten çıkış görüşmesini kaydeden işçinin durumuna ilişkin karar.

İş HukukuCeza Hukuku5 dk okuma

Genel Müdürün İş Kazası Sorumluluğu

Üretim yöneticisi, vardiya amiri ve operatörle birlikte genel müdürün iş kazasından sorumluluğunun değerlendirildiği karar.

İş Güvenliği HukukuCeza Hukuku1 dk okuma

İş Kazalarında Kamu Görevlilerinin Sorumluluğu

Yetersiz denetim nedeniyle görevi kötüye kullanma, belediye başkanı, Bakanlık yetkilileri ve zabıtanın ruhsatsız işyerindeki kazadan sorumluluğu.

İş Güvenliği HukukuCeza Hukuku10 dk okuma
WhatsApp