Dosya kapsamına göre, şüpheli ...'in, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2019/44604 soruşturma numaralı dosyanın suça sürüklenen çocukları ... ..., ... ..., ... ve... ... tarafından hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçu sonucunda ele geçirilen toplam ağırlığı yaklaşık 420 gram olan altını bozdurmak için suça sürüklenen çocuklardan kabul ettiği, bu hususta tutanağın tutulduğu, şüphelinin altını toplamda 75.000,00 TL civarı paraya bozdurduğu, böylelikle şüpheli ... tarafından suç eşyasının bilerek satın alınması veya kabul edilmesi suçunun işlendiği iddia edilen somut olayda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, şüphelinin alınan ifadesinde ilgili tarihte iş yerindeki kameranın çalışmadığını, söz konusu malların hırsızlık konusu olduğunu bilmediğini beyan ettiği, ayrıca suça sürüklenen çocukların da kuyumcunun suça konu altının hırsızlık konusu olduğunu bilmediğini iddia ettiği olayda şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair bilerek satın aldığına dair herhangi bir delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; somut olayda, suça sürüklenen çocuklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesinin 2019/353 esas sayılı dosyasında derdest bulunan kamu davasında, soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuk ... ...'nin 03/05/2019 tarihinde alınan ifadesinde, suça sürüklenen çocuk...'nin kendisine elinde bir miktar altın bulunduğunu, bunları satmak istediğini söylediğini ve kendisinden yardım istediğini, 419 gram altını alarak kuyumcu bir tanıdığının bulunduğunu belirterek şüphelinin dükkanına götürdüğünü, altınları şüpheli ...'a verdiğini, ...'ın o gün 4.000,00 Türk lirası, daha sonradan da 71.000,00 Türk lirasını kendisine verdiğini, ...'ın altınların akıbetini sormadığını, karşılığında kendisine fatura vermediğini, kendisinin yaşını sormadığını, altını doğrudan kabul ettiğini söylemesi, ayrıca suça sürüklenen çocuklar... ve ...'nin çalıştığı iş yerinin sahibi ... vekilinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz dilekçesinde suça konu yaklaşık 420 gram saf altının 22/04/2019 tarihindeki değerinin (yaklaşık 100.800,00 Türk lirası) altında bir miktar olduğunu belirttiği dikkate alındığında, kuyumcu şüpheli ...'in bedelinin altında suç eşyası olduğunu bilmeksizin 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuklardan saf altın satın almasının hayatın olağan akışına uymadığı, suça sürüklenen çocuk ...'in de ifadesinde şüphelinin altınların akıbetini sormadığını belirtmesi gözetildiğinde, şüphelinin eylemine ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği ve bu nedenle şüpheli hakkında kamu davası açılması gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden,1
Mallar Gider İçin Kullanılmışsa Kasıt Olmadığından Suç oluşmaz#
Sanık ve katılanın farklı konutta birlikte yaşayan kardeş oldukları ve Nisan 2016 tarihine kadar ortak olarak hayvancılık yaptıkları, ortaklıkları bittikten sonra hayvanları paylaştıkları ancak hayvanların aynı ahırda kalmaya devam ettiği, olay günü sanığın kendine ait 3 büyükbaş hayvanla birlikte katılana ait 3 büyükbaşı da ahırdan alıp kestirip parasını mal edindiği iddia olunan olayda; sanığın ve yeminli dinlenen tanıkların aşamalarda değişmeyen beyanlarından katılanla sanığın ortaklığı bittikten sonra hayvanların bakımının sanık tarafından yapıldığı, hayvanların masraflarının sanık tarafından görüldüğü ve bu masrafların ödemesi için hayvanların satıldığını beyan etmeleri, bu hususta sanığın dosyaya bakım ve yem faturalarını ibraz etmesi birlikte değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçu işleme yönünde kastı olduğuna dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,2
İşten Ayrılırken Tevdi edilen malları iade etmemek#
Sanıkların katılanlara ait iş yerinde çalıştıkları dönemde kendilerine iş için kullanmaları amacı ile verilen cep telefonlarını işten ayrıldıktan sonra iade etmeyerek mal edinerek hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddia olunan olayda; sanıkların katılanlardan alacaklı olduklarını, bu alacağa mahsuben telefonların kendilerine verildiğini beyan etmesine karşın sanıkların katılanlara ait iş yerinde ne zaman işten ayrıldıklarının, alacaklı olup olmadıklarının, aralarında açılmış bir hukuk davası bulunup bulunmadığının araştırılmaması karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanıkların bu iş yerinden ne zaman ayrıldıklarının tespiti ile bu dönemde katılanlara ait şirketin çalışan kayıtları, personel maaş bordroları, SGK evrakları, defter ve ilgili tüm belgeler tespit edilip alanında uzman bilirkişilerce inceleme yapılarak sanıkların o dönem katılana ait şirketten alacaklarının olup olmadığının varsa miktarının tespit edilmesi, tarafların aralarında hukuk davası olup olmadığının araştırılmasından sonra sanıkların kastlarının ve hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hükümleri kurulması,3
Kaynaklar