Yıllık İzin

Aynı işyerinde birden fazla çalışmalarda yıllık izin

Taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık konusu, davacının yıllık izin ücreti alacağı bulunup bulunmadığıdır.4857 sayılı İş Kanunu’nun 54. maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda, işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Bununla birlikte, işçiye önceki feshe bağlı olarak kullanmadığı izin ücretleri tam olarak ödenmişse, bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün değildir. Önceki çalışma döneminde izin kullandırılmak veya fesihte karşılığı ödenmek suretiyle tasfiye edilmeyen çalışma süreleri, aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerindeki çalışmalara eklenir. İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması halinde, önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz. Yine, önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenmelidir.Mahkemece kıdem tazminatı ödenmek sureti ile tasfiye edilen hizmet sürelerinin, yıllık izin süresinin hesabında dikkate alınmaması gerektiği, davacının son çalıştığı dönem 26.04.2012-29.09.2013(521gün 1yıl 5ay 6gün) olduğundan 14 gün yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu, 01.07.2013 (6gün),29.01.2013(3gün),09.07.2012 (6gün),06.09.2013 (1gün) Toplam 16 gün yıllık izinlerini kullanıldığının işverence yıllık izin formlarıyla ispat edildiğinden yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak yukarı bentte açıklandığı üzere ibranamelerde kıdem ve ihbar tazminatı dışındaki yıllık izin ücreti de dahil diğer tüm alacaklar yönünden miktar belirtilmemiş olduğundan yıllık izin hesabı yönünden tasfiye kabul edilmeyerek davacının her üç dönem çalışması birleştirilerek davacının tüm toplam hizmet süresince hak kazandığı yıllık izin süresi belirlenerek sonuca gidilmelidir. Hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir.[1]


[1] (Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2017/30434 E., 2020/8780 K.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir